Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    BİFO’dan ‘Fırtınadan Aydınlığa’ bir kapanış

    SERHAN BALİ serhanbali@andante.com.tr
    11.05.2017 - 15:39 | Son Güncelleme:

    Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası 2016-17 sezonunu, Sascha Goetzel yönetiminde 18 Mayıs’ta vereceği görkemli bir konserle kapatıyor. İlk yarısında Robert Schumann’ın ‘Manfred Uvertürü’yle 4. Senfoni’sinin icra edileceği konserin ikinci yarısında ise Gustav Mahler’in ‘Des Knaben Wunderhorn’ koleksiyonundan seçilmiş şarkıları seslendirecekler. Bir konser sezonunu daha, acaba bundan güzel nasıl kapatabilirdik?

    Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası 2016-17 sezonunu, Sascha Goetzel yönetiminde 18 Mayıs’ta vereceği görkemli bir konserle kapatıyor. Görkemli çünkü solistlerin kalibresi bakımından yıllar geçse de akıllardan çıkmayacak bir konser olacağına nerdeyse kesin gözüyle bakabiliriz ‘Fırtınadan Aydınlığa’ adı verilen bu sezon kapanışının. Soprano Dorothea Röschmann ve tenor Ian Bostridge gibi günümüzün iki şahane sesi, Bohemya kökenli Avusturyalı besteci Gustav Mahler’in (1860-1911), konserin ikinci yarısında icra edilecek ‘Des Knaben Wunderhorn’ koleksiyonundan seçilmiş şarkıları seslendirecekler. 

    Konserin aynı ağırlıktaki ilk yarısını ise Robert Schumann’ın (1810-1856) ‘Manfred Uvertürü’yle 4. Senfoni’si oluşturuyor. Konsere bu adın, Schumann’dan seçilen eserlerin dramatik yoğunluk skalasının gözetilerek konulduğunu düşünüyorum. Zira besteci, girişte seslendirilecek ‘Manfred’ adlı 15 dakikalık uzunca uvertürünü bestelediği 1848 yılında sinirsel çöküntü nöbetleri yaşamaya çoktan başlamıştı. Lord Byron’un aynı adlı meşhur şiiri üzerine yazdığı sahne müziğinin bu uvertürü en sık seslendirilen Schumann eserlerinin başında gelir.

    İlginç bir besteleniş öyküsüne sahip olan ‘4’üncü Senfoni’nin ilk bölümü de gergin ve huzursuz yapısıyla konserin ‘karanlık’ başlayan atmosferine katkıda bulunacak. Öykü ilginç zira 1841’de vücuda gelen ‘4’üncü Senfoni’ aslında bestecinin dört senfonisinin ikincisidir ama bu ilk versiyon değil, 1851’de yaptığı değişiklikleri içeren versiyonu çalınır günümüzde ve bu yüzden eser ‘4’üncü Senfoni’ ismini almıştır. Schumann uzun süren sancılı bir bekleyişin sonunda 1840’lı yılların başında Clara’sıyla evlenebilmiş ama mutlu satırlar yazacak yerde bu senfonisinin ilk bölümünü de depresif tınılara bulamış. Yine de dört bölümlü eserini gitgide aydınlatıp coşkulu bir dördüncü bölümle sona erdirmiş.
    Dehasını daha çok solo piyano, şarkı ve senfoni türlerinde sergilemiş Schumann’ın dört senfonisi, orkestrasyonlarının yoğun (tumturaklı da diyebiliriz buna) örgülü olmasından dolayı tarih boyu sıkça eleştirilmiş. Haklılık payı vardır mutlaka ama yine de bu dört senfoninin birbirinden enfes ezgilerle bezendiği gerçeği ortadan kalkmıyor.
    Schumann’ın yüzünü Lord Byron’a dönmesi gibi, Gustav Mahler de ‘Des Knaben Wunderhorn’ yani ‘Çocuğun Sihirli Av Borusu’ adlı şarkılarını yazarken gözünü Alman halk edebiyatına çevirmiş. Mahler’in yıllarını verdiği, adeta kendisini adadığı bir metin koleksiyonudur bu; öyle ki, bu halk şiirlerinden üç senfonisinde cömertçe yararlandığı gibi BİFO konserinde dinleyeceğimiz olağanüstü güzellikte ve her biri farklı ruh hallerine sahip şarkılar bestelemiştir.
    1887-1901 arasında yazdığı bu şarkılar bugün piyano veya orkestra eşlikli yorumlanır, ama şu da bir gerçek ki, bunların asıl lezzetine Mahleryen tınıların cömertçe sergilendiği orkestra eşlikli versiyonlarında varılır. Genellikle bariton ve soprano/mezzo sesler arasında paylaştırılan bu şarkılardan bir kısmını BİFO konserinde tenor Ian Bostridge yorumlayacak. Sahnelerin en rafine şancılarından ikisini aynı sahnede Mahler’in güzelim şarkılarında dinlemek... Bir konser sezonunu daha, acaba bundan güzel nasıl kapatabilirdik?

    ‘Fırtınadan Aydınlığa’ 18 Mayıs Perşembe saat 20.00’de İstanbul Lütfi Kırdar ICEC’te.

    Etiketler: kitap sanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı