"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bienalden ilk izlenimler

SALI sabahı 13. İstanbul Bienali’nin ilk gezisini yaptım. Programımda iki mekân vardı.

Biri Tophane/Salıpazarı’ndaki 3 No.’lu Antrepo diğeri de Karaköy’deki Galata Özel Rum İlköğretim Okulu idi.
Bienal kataloğunun başındaki, Yolları Açmak yazısı, çalışmaların genel havasını, seçimin amacını, kavramlar arasındaki ilişkileri açıklaması bakımından önemli:
“13. İstanbul Bienali kamusal alanın toplumsal mücadeleler, sanat ve siyaset açısından gücüne odaklanıyor. Kendisi de doğrudan bir kamusal alan yaratmayı, dolayısıyla da herkese ulaşabilmeyi amaçlayan bienal, bu yıl ilk kez tüm ziyaretçiler tarafından ücretsiz gezilebilecek, İki yıla yakın süren hazırlık sürecinde demokrasi, ifade özgürlüğü, kamusal ve müşterek alan tanımları, kentsel dönüşüm, sanat ve siyaset arasındaki ilişki üzerine düşünen bienal, şimdi ise verimli bir tartışma ortamı yaratmanın hayalini kuruyor. (...) Ne sanat ne de sanatsal etkinlikler, üretildikleri yer ve bağlamın toplumsal, ekonomik ve kültürel dinamiklerinden ayrı düşünülemez; Türkiye bu yaz tarihinde bir dönüm noktası oluşturan gelişmelere tanık oldu; bu da serginin dönüştürücü müzakere ve düşünce alanlarını mümkün kılacak yeni bir dil ve yeni bir dünya tahayyülüyle örtüştü. 13. İstanbul Bienali neoliberal politikaların ve onlara her daim eşlik eden baskıcı anlayışın ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik alanda özgürlükçü talepleri karşılamadığı bir dünyada, kolektif bir hayal gücüne işaret eden küratörü Fulya Erdemci’nin sanatın simgesel düzlemde yeni ihtimaller önerebileceği inancını taşıyor.”
Küratör Fulya Erdemci, bu yazıdaki anlayışın yansıdığı yapıtları seçmiş.

***

BİENALE cumartesi-pazar günü toplam 10.000’i aşan ziyaretçi gelmiş. Hiç kuşkusuz girişin ücretsiz olmasının bunda rolü vardır. Oldukça hacimli ve içerik anlamında tatmin edici derecede kapsamlı katalog bile sadece 5 lira.
Bu yıl bienalde yer alan Türk sanatçıları geçen yıllara oranla fazla.
Gerek okulda gerek antrepoda ziyaretçilerin çoğunun genç kuşaktan olması, tema’nın tuttuğunun göstergesi.
Cemal Süreya’nın dizesini ödünç alarak, bienalin duruşunu şöyle özetleyebilirim: Siyaset sanata dahil.
Yaşadığımız kentin yerleşim sorunlarından, özgürlüğün algılanmasına kadar birçok düşünceyi bienaldeki yapıtlar size tartışma olanağı tanıyor. Bienal, köşesine çekilmiş, fildişi kulesinde üreten bir anlayışın temsilcisi değil.
Bir anımsatmada bulunalım, bienalin sözü şuydu:
“Anne ben barbar mıyım?”
Lâle Müldür’ün şiir kitabının adı.
Lâle Müldür’ün adına, şiirlerine bienalde yer alan başka eserlerde de rastladım.
Geziye Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’ndan başladım.
İnci Eviner’in buradaki çalışması Ortak Eylem Aygıtı: Bir Etüt başlığını taşıyor. Bu, katılımcılar ve sanatçıların rollerinin sürekli değiştiği, kolektif bir çalışma. Farklı disiplinlerden öğrenciler, hem kendi deneyimlerini yaratıyorlar hem de bir etkileşimi yaşıyorlar.
Otuza yakın öğrenci 15.00-19.00 arasında çalışıyorlar. Ziyaretçiler tüm bunlara canlı tanık olabiliyorlar. İzleyiciyi birçok açıdan sorgulamaya itecek oldukça ufuk açıcı bir proje olduğunu belirtmeliyim.

***

BİENAL gezilerim sürecek.

X