GeriSeyahat Beyşehir'in nisan renkleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Beyşehir'in nisan renkleri

Beyşehir'in nisan renkleri

Kuraklık ve aşırı sulama nedeniyle Beyheşir Gölü sığlaşmış, içindeki balık sayısı hızla azalmaya başlamıştı.

Esra ERDOĞAN
 
Bu yıl bahar yağmurlarıyla yeniden canlandı. Su seviyesi 1,3 metre yükseldi. Göl kendine geldi; karaya oturan balıkçı kayıkları ve gezinti tekneleri yeniden suya açılmaya başladı. Bu durum hem geçimini gölden sağlayan balıkçıların, teknecilerin hem de doğaseverlerin yüzünü güldürdü. Nisanda yolunuz Konya ya da Isparta’ya düşerse, bölgeye dönen göçmen kuşların, yağmurla yıkanan doğanın coşkusuna tanık olun.

Beyşehir Gölü, Konya ve Isparta il sınırında. Göller yöresinde, Sultan Dağları ile Anamas Dağları arasında uzanan göl Konya’ya 94, Isparta’ya ise 105 kilometre mesafede. Tektonik kökenli, yani yerkabuğunun hareketleriyle meydana gelen çanaklarda su birikmesiyle oluşmuş. Beyşehir Gölü’nde yükseltileri 20-50 metre arasında değişen 33 ada yer alıyor. Bunların başlıcaları Mana Adası, Hacı Akif Adası, İğdeli Ada, Çeçen Adası, Aygır Adası, Kız Kalesi Adası. Mana, gölün en büyük ve üzerinde köy bulunan tek adası; burada cami ve okul da bulunuyor. Göl kıyısındaki tekneler, güneşli bahar günlerinden itibaren göl seyri ve ada turu yapmak isteyenleri gezdiriyor. En az 20 kişilik bir grupla gölde tekne gezintisi yapmak istiyorsanız kişi başı 3 TL ödüyorsunuz.

SAZANI SOMON KADAR LEZİZ

15 Mart-15 Haziran arasında Beyşehir Gölü’nde ağ kullanarak balık avlamak yasak. Fakat olta balıkçılığı yapılabiliyor. Geçmişte gölde aralarında kızılkanat, gövce, siraz, kayabalığının da bulunduğu yaklaşık 11 balık türü yaşıyormuş. Ancak yetkililer bugün bu balıkların tümüne birden rastlanmadığını söylüyor. Son yıllarda en sık bulunan balıklar sazan, levrek, kadife, akbalık ve Çin sazanı. 10 yıldır görülmeyen yaş balığının 2010 baharında tekrar ortaya çıkmasına seviniyor yöre balıkçıları. Gölün en özel balığı kuşkusuz sazan. Tanesi 6-7 kilograma kadar çıkabilen bu balıklar çoğunlukla tavada, fırında pişiriliyor ya da buğulaması yapılıyor. Kilosu 8-9 TL’den satılıyor. Biz bu lezzetli balığı Selva makarna firmasının düzenlediği Konya Gastronomi Turu’nda, Beyşehir Gölü’nün kıyısındaki Göker Restoran’da tatma imkanı bulduk. Ancak Norveç’ten ithal edilen somonla yarışacak düzeyde olan sazan balığı, maalesef gölde eskisine oranla çok daha az bulunuyor.
Beyşehir Gölü’nün çevresindeki 88 bin 750 hektarlık alan, 1993’te milli park ilan edildi. Göl aynı zamanda sit alanı. Önemli bir sulak alan Beyşehir’de birçok kuş türü barınıyor. Konya Selçuk Üniversitesi Kuş Gözlem Topluluğu Akademik Danışmanı Mustafa Arslan’a gölün kuşlarını sorduğumuzda, 130’a yakın tür bulunduğunu söylüyor. En önemlileri sakar meke, bahri, batağan, yeşilbaş ördek, karabaş martı, Van Gölü martısı, gümüş martı, saz delicesi, pelikan, angıt, gri balıkçıl, büyük ve küçük ak balıkçıl, fiyu, elmabaş patka, Macar ördeği, gece balıkçılı, yalı çapkını, kum kuşu, kız kuşu, balaban, küçük batağan, kara leylek, kaşık gaga, çeltikçi, kuğu türleri, sakarca, suna, boz ördek, çamurcun çıkrıkçın, su çulluğu, çamurcun, taşçeviren, büyük karabaş martı ve sumru kuşları...

GÜN BATIMINDA RENK CÜMBÜŞÜ

Beyşehir Gölü’nün doğusundaki kayalık alanlarda küçük akbaba ürüyor. Adalarda ve gölün batı kıyısındaki ardıç ormanlarında da bu ağaçların çoğalmasında kilit rol oynayan ardıç kuşları bolca bulunuyor. Peki baharda hangi kuşlar gözlemlenebilir? Mustafa Arslan şu yanıtı veriyor: Sakar meke, bahri, gece balıkçılı, gri balıkçıl, kara batak, yeşilbaş ördek, angıt, ak balıkçıl, sığır balıkçıl, leylek, kara leylek, sumru, Van Gölü martısı, gümüş martı, karabaş martı, küçük batağan. Ayrıca gölün batı ve kuzey kıyılarındaki düzlüklerde üreyen angıt kuşlarının, halk tarafından saygı gördüğü için avlanmadığını ve sayılarının hızla arttığını öğreniyoruz. Beyşehir Gölü’nü ziyaret ettiğinizde kuşları görebilmek için çok uzaklara gitmenize gerek yok. Beyşehir ilçe merkezinden göl kıyısına indiğiniz andan itibaren kuşların yuvalarını veya yavrularını görebilir, yavrularını sırtlarına alıp taşıdıklarına şahit olabilirsiniz.
Beyşehir Gölü’nü içine alan milli parkın ormanlarını ise ağırlıklı olarak ardıç, karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturuyor. Ağaçlar yer yer göl kenarına kadar uzanıyor, Beyşehir Gölü’nün güzelliğine güzellik katıyor. Milli park alanında, yetkililerin kontrolünde ve göstereceği yerlerde, kısa süreli olmak kaydıyla çadırla ve karavanla kamp da yapılabiliyor.
Beyşehir Gölü’nü görmeye giderseniz gün batımını mutlaka izlemenizi öneririz. Beyşehir ilçesi sakinleri ortaya çıkan renk cümbüşüyle ilgili şöyle diyor: Eğer gün batımını Beyşehir’den izliyorsanız karşıdaki Anamas Ormanları’nda yangın çıktığını, gölün tutuştuğunu sanırsınız.

YARD. DOÇ. DR. EROL KESİCİ (S.D. Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi)
DIŞARIDAN GETİRİLEN LEVREK VE ÇİN SAZANI GÖLE ZARAR VERİYOR

Tarımda salma, diğer adıyla vahşi sulama, su boşa harcanması yoluyla gölü öldürüyor. Oysa yağmurlama sistemi 30 kat tasarruf sağlıyor. Ekolojik açıdan bir harika olan Beyşehir Gölü’nün derinliği 20 yıl önce 20-25 metreydi, 2009’da 6-7 metreye düştü. Kaçak kuyular da gölü besleyen yeraltı sularını tüketiyor. Eskiden gölden tonlarca balık çıkardı. Maalesef artık çok az balık var. Etle beslenen levreğin getirilmesiyle, otla beslenen balık türleri büyük zarar gördü. Göle zarar veren otları temizleyeceği iddiasıyla getirilen Çin sazanı ise otları budayıp, gürleştirdi. Ayrıca gölün su çıkışına yapılan regülatör, su dolaşımını engelliyor. Gölün kendini temizleme sistemini yok ediyor. Altın yumurtlayan tavuğu kesiyoruz. Bu yıl yağmurlar nedeniyle gölün derinliği arttı. Ama gölün geleceğini garantilemek için bir an önce önlem alınmalı.
 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle