Beynimin düğmelerini kapatamıyorum

Güncelleme Tarihi:

Beynimin düğmelerini kapatamıyorum
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 24, 2009 01:00

Ülkemizde de vizyonda olan son ayların en çok konuşulan filmi "Soysuzlar Çetesi"nin yönetmeni Quentin Tarantino, filmin Londra galasında Ayşegül Ekinci'ye konuştu.

Haberin Devamı

Senaryo üzerinde 10 yıldır çalıştığını söyleyen Tarantino, "Ben, beni heyecanlandıran ne varsa yapıyorum. Bazen neden-sonuç ilişkisi aramıyorum. Film yapan kişi film için yaşar ve ölür. Ben de sinemanın öğrencisiyim. Hep heyecanlıyım" diyor.

Quentin Tarantino imzalı, dev kadrolu “Inglourious Basterds” (Soysuzlar Çetesi), dünya sinemasında son ayların en çok konuşulan filmi. 2’nci Dünya Savaşı sırasında geçen film, Nazilerin peşine düşen Yahudi-Alman asıllı askerlerin hikâyesini anlatıyor. Tarihi gerçeklere kafa tutan Tarantino ve oyuncuları, filmin Londra galasında Ayşegül Ekinci’nin sorularını yanıtladı.

Quentin Tarantino’nun tam 10 yıldır yazdığı senaryo, keskin zekalı yönetmen bir 10 yıl daha harcamadan bitti. Brad Pitt, Diane Kruger, Christoph Waltz ve Mike Myers’in de aralarında bulunduğu dev kadro, Tarantino’nun ‘çetesi’ oldu. “Soysuzlar Çetesi”, daha dünya sinemalarında vizyona girmeden basının gündemine oturdu. Tarantino, her zamanki çıkışlarını bu filmde de sürdürdü. Kâh film afişlerinde yer aldı, kâh Cannes Film Festivali’nde verdiği demeçlerle tüm yönetmen ve oyunculardan rol çaldı. Ve bu sinemanın dahi adamı, her hareketiyle filminden söz ettirmesini bildi...
Cannes Film Festivali’nde ‘çok uzun’ olduğu gerekçesiyle eleştirilen filmin Londra galası geçtiğimiz gün yapıldı. Mütevazı kişiliğiyle tanınan Tarantino, hayranlarına tek tek imza dağıtmaya başlayınca, ünlü yönetmenle röportaj yapmak isteyen dünya basını isyan etti. Ancak o, gazetecilerin de gönlünü almasını bildi. İşte, bu sıra dışı yönetmenle yaptığımız röportaj...
? Öncelikle tebrik ederim. Müthiş bir film olmuş. 2 saat 28 dakika nasıl geçti anlamadım. Sizin için de 10 yıl öyle olsa gerek...
Quentin Tarantino: 10 yıl önce ilk fikir aklıma geldiğinde çok heyecanlandım. Yazdıkça yazdım. Tam 10 yıldır elimde bu senaryo. Artık yakın arkadaşlarım benimle dalga geçiyordu. Aslında ben aynı isimli eski bir filmden etkilendim. Bu adı taşıyan bir film yapmak istedim. Senaryo boyunca yanımda hep “Pulp Fiction” vardı. Ama ben “Basterds 1”, “Basterds 2” gibi bir şey yapmak istemedim.  “Pulp Fiction”dan uzun bir film yapmak da istemedim. Ancak yazmaya başlayınca beynimin düğmelerini kapatamıyorum.
? Sizi kendi yazdığınız hikâyeler heyecanlandırıyor sanırım...
- Çok doğru gözlemlemişsin. Ben, beni heyecanlandıran ne varsa yapıyorum. Evimdeki kütüphaneye bir giriyorum, çıkmak kolay olmuyor. ‘Filmografi’ benim hayatım. Film yapan kişi film için yaşar ve ölür. Ben de sinemanın öğrencisiyim. Hep heyecanlıyım. Bazen eski filmleri üst üste defalarca seyrediyorum. Beni filmlerin ruhları ilgilendiriyor.
? “Soysuzlar Çetesi” çok konuşulacak gibi. Konuyu özellikle mi seçtiniz? Yani, film kendi reklamını yapsın diye?
- Eve kapanıp, 1940’larda yapılan filmleri seyrederdim. Amerikan propaganda filmleri değil, o dönemde yapılan gerçek filmleri.
2’nci Dünya Savaşı sırasında yapılan film-
lerin çoğunda, yönetmenlerin kendi tecrübeleri var. Bu yönetmenlerin çoğu şimdi Hollywood’da yaşıyor. Nazilerden dolayı başka yerde film yapamıyorlardı. Ben 1998’de bu hikâyeyi yazmaya başladım. Daha üçüncü bölümde çok iyi bir film olacağını biliyordum. Benim karakterlerim o dönem yaşasaydı, tarihi değiştirirdi.
? Filminiz, çok farklı eleştiriler aldı. Size sorsam bana filminizi nasıl yorumlarsınız?
- Keşke senin gibi akıllı gazetecilerle röportaj yapsam hep! Bence, filmin açılış bölümü muhteşemdi. Bu ilk bölüm kısa bir film gibiydi zaten. Her şeyi özümsüyorsunuz. Hatta bu ilk bölümü sessiz çekmeyi çok isterdim. Filmin uzun bulunmasına ise bir şey diyemem. Eleştirmenlerin işi bu, bir şekilde bana ve işime çatmak zorundalar. Şunu da belirteyim, yönetmen olmasaydım, sinema eleştirmeni olmak isterdim. Çoğu eleştirmenden çok daha insaflı ve iyi olurdum.
? Filmlerinizde, sinemada alışılagelen erotizm yerini şiddetin estetiğine bırakıyor. Hiç romantik komedi yapmak istediniz mi?
- Romantik komedi de seviyorum. Ama bu tip filmlere tek başınıza gidemezsiniz. Yanınızda flört ettiğiniz biri olmalı yoksa çok garip olmaz mı? Ama benim filmlerime tek başına gidebilirsiniz, düşünürsünüz.
? “Soysuzlar Çetesi” için, master yapıtınız olduğu söyleniyor. Katılıyor musunuz?
- Bu, tavuğun kendi çorbasını övmesi gibi olur. Seyirci filmi izlesin ve kendi kararını kendi versin.

DIANA KRUGER

Haberin Devamı

Nazi filminde rol almam için teklif yağıyor

Haberin Devamı

“Soysuzlar Çetesi”nde gizli ajan Bridget Von Hammersmark’ı canlandıran Alman oyuncu Diana Kruger, film için şunları söyledi:
“İlk defa böyle bir yönetmenle çalıştım. Quentin, kadınların filme aktif olarak katılmasını istiyor. Kadınlar onun filmlerinde süs bebeği gibi durmuyor. Erkekle savaşan, mücadele eden katılımcı karakterler çıkarıyor. Onunla çalışmak çok ilginçti.
Alman asıllı olduğum için neredeyse her hafta bir Nazi filminde oynamam için en azından bir teklif gelir. Şimdiye kadar hiçbir senaryo ilgimi çekmedi. Ama Quentin’den teklif gelince inanamadım. Karakter çok hoşuma gitti.
Quentin beni evine çağırdı. Orada bütün karakterleri kendisi oynadı. Yazdığı her karakteri adeta yaşıyordu. İnanılmaz bir yönetmen! Rolünüzü iyi oynayınca, sizi kanatlandırır, şahlandırır.”

CHRISTOPH WALTZ

Hayatımın rolünü oynadım

Haberin Devamı

Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu seçilen Christoph Waltz, filmde canlandırdığı SS memuru Hans Landa için “Hayatımın rolü” diyor. Rolü gibi sakin ve kendinden emin görünen Avusturyalı oyuncu, düzgün diksiyonuyla Tarantino’nun dikkatini çekmiş. İşte, Waltz’ın sorularıma verdiği cevaplar:

? Filmde inanılmaz bir karakter çizdiniz. Tamam, karakter hatları çok iyi oturtulmuş ama siz de bir anda ‘Hans Landa’ oldunuz...
Christoph Waltz: Hayatım boyunca beklediğim rolü 5-6 ay gibi bir sürede tattım. Sindirdim, hazmettim. Bunun heyecanı ve şaşkınlığı içindeyim. Her saniyesini değerlendiriyorum.
? Duyduğum doğruysa Tarantino bu rol için Leonardo DiCaprio’ya teklif götürmüş...
- Evet, biliyorum ama sonuçta ben oynadım. Bu durumdan ancak gurur duyarım. Tarantino inanılmaz bir yönetmen, bana böylesine önemli bir rol için imkan tanıdı. O her şeyi mükemmel yapıyor. Ve en önemlisi her şeyi sizi rahatsız etmeden kontrol ediyor. Size kalan tek şey, Quentin’e güvenmek oluyor.
? Tarantino gerçekten herkesin merakla, hayranlıkla izlediği bir yönetmen. Peki sette nasıl biri?
- İnanılmaz saygılı ve nazik biridir. Özellikle çalıştığı aktör ve aktrislere çok özenlidir. Bunun karşılığında, çalıştığı kişiler de ona aynı saygıyı gösterir. Quentin’le çalışırken her şey adeta su gibi akıyor.
? Film sizce tarihin bir sayfası mı yoksa buradan yola çıkılarak açılan bambaşka bir boyut mu?
- Adolf Hitler, Martin Borman, Joseph Goebbels, Heinrich Himmler... Quentin Tarantino 10 yıldır, 2’nci Dünya Savaşı’nda Naziler’in işgal ettiği Fransa’da, bu ‘büyük dörtlü’yü yok etmek üzere çalışıyor. Tarihi gerçeklere meydan okuyan şaşırtıcı bir film yaptı. İçinde tarih var ama aslında bambaşka işlenmemiş konular da var. Yorumu izleyici yapsın.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!