Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

’Beyefendi’li Köşk yaşamı

CUMHURBAŞKANI seçilmesinin ardından Çankaya’da yeni bir devir başlatma iddiasındaki Abdullah Gül, işe "Köşk’ü halka açma" projesiyle başladı.

Geride Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi yakın dönemin iki ismi varken, bu konuda çok iddialı olmamak belki daha doğruydu.

Her iki isim döneminde de Cumhurbaşkanlığı muhabirliği yaptım.

Demirel döneminde pek çok gün göreve Köşk’te başladım, orada bitirdim.

Çünkü Demirel, bal sevenler derneği yönetimini de uçköy ihtiyar heyetini de; işadamlarını da, overlokçuları da hiç es geçmeden Köşk’te ağırlardı.

Biz gazeteciler için Köşk’ün bilinmedik odası da yoktu.

BAŞBAKANLIK ÖRNEĞİ

Bu nedenle Gül’ün seçilmesinin ardından Köşk, önce gazetecilere açıldığında, arkadaşlarımızın o odaları ilk kez görüyor izlenimi bırakması, çok yabancısı gibi koltuklara oturup poz vermeleri doğrusu şaşırtıcı geldi bana.

Kabul, Sezer dönemi farklıydı; ama Köşk geçmişte da halka kapalı değildi.

Ayrıca şunu anımsatmadan da duramayacağım.

AKP iktidarında ilk iş ve yeni dönemin simgesi olarak, "halka kapalı" diye Başbakanlık önündeki bariyerler kaldırılmıştı.

Hadi, Başbakanlığın önüne bir de şimdi bakın.

Uzun yıllar başbakanlık muhabirliği yaptım; başbakanlık da bakanlık binaları da neredeyse yol geçen hanları gibiydi.

Şimdi de zaman zaman buralara gidiyorum; ama boş koridorları adımlıyorum.

Demek istediğim; bu tür makamlar, özel yerler ve özel koşulları var.

İddialı adımlar atılır, ama sonra gerçeklerin farklı olduğu görülür.

DIŞİŞLERİ KONUTU ÖRNEK

Kurallar, gelenekler, şartlar cumhurbaşkanlarını da kuşatır.

Basit bir şey; ama Gül seçildikten sonra araştırılmış:

"Cumhurbaşkanlarına Köşk’te nasıl hitap ediliyor?"

Sadece Özal ve Demirel’den kaynaklandığını sanıyordum; ama Köşk’te hep, "Beyefendi" dendiğinde sadece Cumhurbaşkanı anlaşılırmış.

Gül için de aynı hitapta karar kılınmış.

"Beyefendi", Köşk’e genel olarak 9.30 veya 10.00 gibi geliyor.

Kendisini karşılayan Genel Sekreter Mustafa İsen’in, yarım saat önce bir araya geldiği iki yardımcısı, Başyaver, Özel Kalem Müdürü, Basın Müşaviri ve Dış Politika Başdanışmanı ile yaptıkları günlük değerlendirmeyi aktarması ile mesaiye başlıyor.

Her çarşamba ise kurmaylar, "Geçen ve gelen hafta" için toplanıyor.

Bu, sabah toplantıları dışında kurmaylarının Gül ile teması olmadığı anlamına gelmiyor; iki tarafın talebine göre gün içi her an görüşme olası.

Restorasyon çalışmaları nedeniyle Gül çiftinin Köşk’te konaklaması zaman alacak, bu nedenle Hayrünnisa Hanım gerekmedikçe Köşk’e uğramıyor.

Restorasyon çalışmaları konusunda da, "Benim Dışişleri Konutu’nda kurduğum bir düzen var, bunu dikkate alırsanız sevinirim" demekle yetindi.

Restorasyon için, Ankara Anıtlar Kurulu ile üniversite hocaları görev yapıyor; ancak Köşk birimlerinin de bazı talepleri söz konusu.

Örneğin, Başyaverlik ile Baştabiplik asansörlerin sedye alacak şekilde yeniden düzenlenmesini, bilgi işlem birimi internet altyapısı istiyor.

Bütün bu çalışmalar bitince Gül Ailesi tam olarak Köşk’e yerleşecek.

Ama dün aileye mutlu bir gün yaşatan kızları Kübra olmadan.
X