Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Beyazlara bürünmüş aşüfte İstanbul

<B>BİLİYORUM,</B> <B>İstanbul'</B>da <B>kar</B> zorluk demek. Biz büyük kentlerimizi bir türlü <B>kriz yönetimine</B> hazırlayamayız. Acil durumlarda hep çuvallarız.

Ben beni bildiğimden beri bu böyledir.

Size bu satırları; zorlu bir cuma gününden sonra, bir cumartesi sabahı evde sıcak çayınızı yudumlarken, suratınızdaki gergin ifadeyi bir nebze olsun yumuşatmak için yazıyorum.

* * *

İstanbul
her koşulda güzeldir. Nasıl becerir, bilmem ama, en zor durumlarda dahi o çekici kalmayı becerir. İtersiniz, kakarsınız; o yine yılmaz, sizi baştan çıkarmayı başarır.

İstanbul 10 milyon áşığı olan bir aşüftedir. Bugüne kadar, kendisini görüp de, onun baştan çıkarmadığı, kanına girmediği bir Allah'ın kulu yaratılmamıştır.

* * *

İstanbul bugün beyazlara bürünmüş bir aşüftedir.

Ona her renk yakışır; bilhassa mavi ve yeşile bayılır.

Ama illa ki beyaz.

Haspaya beyaz çok ama çok yakışır.

* * *

İstanbul
hem karşı koyamayacağınız bir aşüftedir, hem de her daim vakur.

Aşüftenin beyazlara bürünmüş gururudur beni baştan çıkaran.

* * *

İstanbul
herkesi ama herkesi baştan çıkarır, zira o sadece her daim güzel ve gururlu bir aşüfte değil, aynı zamanda her daim vericidir.

* * *

Herkes onun büyüsü karşısında kendinden geçtiği için, onun hep kendisinden aldığını zanneder. Herkes ondan şikáyet eder, ama gönlü ondan ayrılmaya razı olan kimse yoktur.

İlginçtir; İstanbul alır gibi yapar ama herkese karınca kararınca bir şeyler katar.

* * *

Hemen herkes ilk aşkını bu şehirde yaşamıştır.

Ben 16 yaşında, karlar arasında sevgilimle Maçka Parkı'nda yaptığım gezintiyi hálá unutamam.

Sanmam ki, dünyanın en güzel, en cilveli kadını bana aynı hazzı bir daha tattırabilsin.

Buzlara bürünmüş bir çam ağacının ardına aklımız sıra saklanarak, beyaz şal örtüsü Boğaz'dan Marmara'ya uzanan şehr-i aşüftenin kucağında, dudaklarımız birbirine kilitlenirken; vallahi mavi gökyüzünün ters dönüp altımda kaymaya başladığını zannetmiştim.

O keyfi, o zevki bir daha hiç ama hiç yakalayamayacağımı o zaman bilmiyordum ki.

Aşüfte İstanbul, bana hep aynı hazzı yaşayacakmışım gibi bir duygu vermişti.

* * *

Mesleğimi
de bana bu şehir verdi.

Eşimi de!

* * *

İstanbul
nice padişahlar gördü. Kurtuluş Savaşı'na yön verdi. Cumhuriyete tanıklık etti. Tek partili, çok partili yaşadı. İthal ikamesini çok sevdi. Gümrük duvarlarını hálá özler.

İstanbul, darbeleri konuk etti. Hepsini yüzüne alkışladı. Arkasından sövdü.

Her ‘‘proje’’ İstanbul'un üzerinden geçtiği için İstanbul bir amip gibi hep bölünerek büyüdü.

İstanbul, gördüklerinin ve yaşadıklarının hiçbirisine benzemedi.

Hepsini kendine benzetti!
X