"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Beyaz Saray görüşmesinden yansıyan ilk izlenimler

ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında dün Beyaz Saray’da gerçekleşen görüşmenin bitiminden hemen sonraki açıklamalardan yola çıkarak sıcağı sıcağına yapılacak bir değerlendirme, kuşkusuz ayrıntıların eksik olmasının getirdiği riskleri taşıyor. Ancak yine de açıklamaların genel tonuna bakarak şekillenen bazı çizgilerin altını çizebilmek mümkün.

Özellikle Obama’nın açıklamalarına hakim olan sıcak ton, Başkan’ın Türkiye ile ilişkileri olabilecek en yüksek düzeye çıkarma hedefine kendisini şahsen bağlaması kuşkusuz önem taşıyor. Obama’nın nisan ayındaki Türkiye ziyaretiyle ortaya çıkmış olan yakınlaşmanın bu geziyle yeni bir ivme kazandığı söylenebilir. İlişkileri ileri götürebilmek için yeni bir mekanizmanın kurulması kararı, ziyaretin ikili ilişkiler bağlamındaki elle tutulur bir sonucu olarak gözüküyor.

Obama’nın Ankara’nın çevresindeki etkisini artırmakta olduğunuvurgulaması, Türkiye’nin oynamakta olduğu bölgesel rolün Demokrat yönetim tarafından da önemsendiğini, desteklendiğini gösteriyor. Obama’nın sözleri, aynı zamanda ABD’nin uluslararası konularda Türkiye ile yakın bir şekilde çalışma, işbirliği yapma arzusunu taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.

ERMENİSTAN’LA PROTOKOLLER İLERLEMİYOR

Obama, Ermenistan‘la imzalanan protokollerden dolayı Türkiye’nin cesaretini kutladıktan sonra devamının gelmesini, yani protokollerin onaylanması beklentisini iletti.Erdoğan iseTürkiye-Ermenistan ilişkilerinin ilerlemesini, yani protokollerin onay işlemini Karabağ sorununun çözümüne bağladı, “bu normalizasyon açısından çok önemli” dedi. Başbakan, bu sözleriyle açıkça ABD’ye Ermenistan’a Karabağ konusunda baskı yapması beklentisini iletti. Bu haliyle Ermenistan konusunda tarafların bilinen pozisyonlarını tekrarladıkları anlaşılıyor. Burada bütün mesele, ABD’nin ne ölçüde Ermenistan’ın bileğini bükebileceği sorusudur.

ABD AFGANİSTAN’DAISRARCI OLMAYABİLİR

Dünkü buluşmayı önceden kritik bir görüntüye sokan, ABD’nin Türkiye’den Afganistan için açıkça muharip güç talep etmesiydi.Ancak dünkü açıklamalardan yola çıkarak, bu konunun geride kaldığını söyleyebiliriz. Zaten Obama’nın daha sözlerinin girişinde Türkiye’nin Afganistan’daki “olağanüstü katkılarından” söz etmesi, bu konuda ısrarcı olmayacağının işareti olarak alınabilir. Erdoğan’ın Türkiye’nin Afganistan’daki asker sayısını artırmakta olduğunu hatırlatıp, asker, polis eğitimi ve ayrıca altyapı yatırımları alanında daha aktif rol oynayacağını belirtmesi,muharip güce ilişkin Amerikan talebinin başka bir alanda telafi edilmesi çabası olarak görülebilir. Bu noktada, Başbakan’ın, Türkiye’nin bir İslam ülkesi olarak Afganistan’a muharip güç göndermesinin Türkiye’nin bu ülkeye yapabileceği katkıları engelleyebileceği görüşünü aktardığı tahmin edilebilir. Obama’nın bu görüşü makul karşılaması beklenir.

TÜRKİYE İRAN’DAARAYA SIKIŞABİLİR

Obama’nınTürkiye’nin İran’ın nükleer programına ilişkin uluslararası çabalarda önemli bir rol oynayabileceğinden söz etmesi, yeni dönemde Türk diplomasisinin bu alandaki rolünü önemsediğini ortaya koydu.Belli ki Erdoğan, yeni dönemde ABD ile İran arasında köprü rolü oynamak istiyor. Bu açıklamalardan sonra önümüzdeki dönemde Washington, Tahran ve Ankara üçgeni içinde büyük bir hareketliliğinyaşanacağı tahmin edilebilir. Ancak ABD’nin İran’a dönük kaygılarıyla Türkiye’nin İran’a bu konuda Batı’ya kıyasla daha anlayışlı yaklaşan tutumu arasında nasıl bir senkronizasyon sağlanabileceği hususunda dünkü açıklamalarda herhangi bir işaret çıkmamıştır. ABD, diplomatik seçeneğe yönelip konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne götürdüğü takdirde, Türkiye İran ile ABD arasındaciddi bir şekilde sıkışabilir.

BEYAZ SARAY’IN ÖNEMİ

Bunun dışındaki konulara bakıldığında Obama’nın Kürt açılımına destek vermiş olması, ayrıca terör konusunda tartışma bırakmayan açıklıktaki destek ifadeleri de yine Türk tarafının artı hanesine yazılabilir. Beyaz Saray ziyaretleri, her zaman Türk liderler açısından siyasi konumlarını kuvvetlendiren buluşmalar olmuştur. Bu çerçevede, Erdoğan’ınbir kez daha Obama’nın kuvvetli desteğini yanına almış olmanın rüzgarıyla Türkiye’ye döneceği söylenebilir.  

X