Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Beyaz Rus Apo

Hadi ULUENGİN

Uzaktan akrabamız olan Kerimanım Teyze hanedandandı ve ebeveynimin düğününün de yapıldığı Süleymaniye'deki konakta Madam Janet ‘famdöşambr’, onun kocası Gregori Baba vekilharç olarak çalışırdı. Bu ikincisi ‘Beyaz Rus’tu.

Afgan tazılara bonbon verdiğimiz heyecanlı ziyaretlerde, beni çok seven Gregori Baba artık haremlik damları bile akan köhne mekanın bir o kadar köhne sofasında, bana garip aksanıyla Bolşeviklere karşı Denikin ordusunda nasıl savaştığını ve ‘Kızılların’ önünden hangi şartlarda kaçtığını anlatırdı.

Dolayısıyla, daha çocukluğumdan itibaren ‘Beyaz Rus’ deyiminin ‘Kızıl Rus’ tabirinin zıddı olduğunun farkındaydım. Bu sonunculara diş biliyordum.

Zaten, Annemin şapka yaptırtmak için gittiği Hacıdakis Pasajı girişinde de başka bir ‘Beyaz Rus’ oturur ve göğsündeki sayısız madalyayı teşhir ederdi.

O da Gregori Baba gibi sevecendi ve önünden geçtiğimizde ‘bonjur’ derdi.

Sonra, her ikisine de abayı yakmış olduğum yaşıtım kuzinlerimin biri bale, biri piyano dersi alırdı ki bunların hocaları yine ‘Beyaz Rus’tular.

Özetle, henüz Fikret Adil'in ‘Asmalımescit 74’ünü ve Agayev'in ‘Kokainli Roman’ını okumamış olsam dahi sıradan bir İstanbullu olarak, Lenin darbesi ertesinde şehrimize yerleşen mültecilere ‘Beyaz Rus’ denildiğini biliyordum.

* * *

BEYAZ Rus tanımının başka anlam da taşıdığını ise neden sonra öğrendim.

Bugün Belarusya denilen ve Polonya, Litvanya, Ukrayna, Rusya arasında kalan alanın aslında Slav kabilelerin ilk yerleşim bölgelerinden olduğunu ve yöre ahalisine ‘Beyaz Rus’ adının verildiğini ancak Gregori Baba'ya ihanet ederek ‘Kızıllar’la gerdeğe girdiğim ahmak dönemde kavramaya başladım.

Aynı ‘Kızıllar’la ben fena halde bozuştuktan çok sonra ‘Kötülükler İmparatorluğu’ çöküp söz konusu ülke Moskova'dan bağımsızlığını ilan ettiğinde ise Beyaz Rusya'yla biraz daha ilgilendim.

Minsk başkentli yeni devletin su katılmamış bir komünist ‘aparatçik’ olan Aleksandr Luçenko diktatörlüğü altında sefalete sürüklendiğini ve iktidarda kalmak için bin bir halt çeviren bu ‘eski tüfek kızıl’ın çareyi tekrar Rusya' ya kapılanmakta arayarak geçende hileli bir referandum düzenlediğini izledim.

‘Beyaz Rus’un ve ‘Beyaz Rusya’nın öteki anlamına bu süreçte vakıf oldum.

* * *

SÜLEYMANİYE'deki vekilharç Gregori Baba ve Minsk'deki diktatör Aleksandr Luçenko şuraya gelmek istiyorum ki, dünkü ‘La Repubblica’ gazetesi Apo'nun Roma 'dan Beyaz Rusya'ya postalandığını manşet haber olarak duyuruyordu.

Her ne kadar ihtiyatlı davranmak gerekiyorsa da, bana kalırsa rakiplerini ‘atlatan’ İtalyan ceridenin enformasyonunda ciddi bir doğruluk payı var.

Çünkü, Kürt liderin uçağı ilkin Moskova rotasını tuttursa bile Öcalan'ı kapı dışarı etmiş bir Rusya'nın onu tekrar ağırlaması uzak bir ihtimal olarak şekilleniyor. Primakov böyle zigzaglar yapacak bir lider kimliği çizmiyor.

Buna karşılık, yukarıda belirttiğim gibi Belarusya despotu Luçenko'nun bir dizi kirli işe bulaştığının herkes tarafından bilinmesi ve Roma'nın Apo'yu def eylemek için, beş kuruşa muhtaç aynı ülkeye kesenin ağzını açması olasılığının yüksek olması ‘La Repubblica’nın haberini güçlendirecek faktörlerü oluşturuyor.

Eski Sovyet Avrupa'sının en netameli başkenti Minsk en ön plana çıkıyor.

Dolayısıyla, Süleymaniye'deki konağın nur yüzlü vekilharcı Gregori Baba' dan sonra eğer ‘Beyaz Ruslar’ tekrar gündemimize oturacaksa, bu, muhtemelen zarzor Beyaz Rusya'ya postalanan Apo'dan ötürü gerçekleşeceğe benziyor.

Yarın olayın Türkiye açısından diğer boyutlarını irdeleyeceğim.

BAŞSAĞLIĞI: Cumhuriyet gazetesi dış haberler müdürü ve iyilik ve bilgi timsali büyük insan Ergun Balcı'nın vefatından dolayı merhumun yakınlarına, gazete çalışanlarına ve can dostu Şevki Adalı'ya derin taziyetlerimi iletirim.



X