Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Beyaz çarşaf, siyah bant

<B>YİRMİ</B> kadar cesur kadın. Üzerlerinde <B>beyaz çarşaf.</B> Giysi niyetine. <B>Ağız, göğüs ve cinsel organları üzerinde siyah bant. </B>Protesto amaçlı.

Ve bir slogan:

Beynimle bedenim arasında müstehcenlik sınırı var, birbiriyle görüşemezler.

Bir yanda Meltem Arıkan’ın kitap imza günü, bir yanda protesto. İkisi yanyana. Çünkü, Arıkan’ın kitabı müstehcenlik gerekçesiyle toplatılıyor. Sonra serbest bırakılıyor. Ortaya son zamanların en ilginç eylemlerinden biri çıkıyor, 23 Nisan günü Ankara Atakule’de.

Ancak, eylemin başka bir nedeni daha var.

ALT KOMİSYONDAN GEÇTİ

Halen TBMM Adalet Komisyonu’da Ceza Yasası’nda değişiklik öngören bir tasarı var. Alt komisyonda görüşülüyor. Burada kabul edilen bir madde müstehcenlik ile ilgili. Özetle şöyle:

Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, okuyan, okutan, sergileyen ve dinletenlere bir ile iki yıl,

Bunları basın yayın yoluyla yayınlayanlara bir ile üç yıl,

Müstehcen ürün üretiminde çocukları kullananlara beş ile on yıl,

Şiddet kullanarak doğal olmayan yoldan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses, görüntü içeren ürünleri üreten ve satanlara bir ile dört yıl arası hapis cezası...

İlk bakışta, müstehcenliği önlemek ve çocukları korumak gibi masum bir amaç. Acaba öyle mi?..

TİPİK SANSÜR

Madde her şeyden önce müstehcenlik tanımına yer vermiyor. Müstehcen ne?.. Nedir müstehcenlik?..

Ayrıca, doğal olmayan cinsel davranışlar hangileri?..

Bunların tanımı yok!.. Yani, çok geniş tutulabilir. Tutulduğunda da, bu gibi kitap ve görüntü üretilmesi ve yayınlanması bir yıldan başlıyor, on yıla kadar uzanıyor.

Bunun adına, Batı’da sansür deniyor!.. Bu sınırlamalar açıkça sansür anlamına geliyor!..

İşin ilginç yanı, madde alt komisyondan geçiyor, ilgili basın yayın kuruluşlarından ne bir ses, ne bir nefes, çıt yok!..

Eğer tasarı bu haliyle yasalaşırsa, cinsellikle ilgili kitap yazmak da, bilimsel araştırma yapmak da, benzeri haber ve yorum yazmak da, film ve dizi çekmek de, resim ve heykel yapmak da, yürek istiyor!.. Çünkü, sonunda hapis var.

AB’YE AYKIRI

Ne var ki, tasarının bu hali, AB Uyum Yasalarına aykırı!..

Çünkü, 7. Uyum Paketi’nde, Ceza Yasası’nın bu maddesine bir fıkra ekleniyor. Bilim ve sanat eserleri ile edebi değere sahip olan eserler, bu madde kapsamı dışındadır, deniyor. Ancak, kabul edilen yeni madde, Uyum Paketi’ni unutuyor!..

Tanım yok, kavram geniş tutuluyor. Böylece çok sayıda edebi eserin yasaklanmasına yol açılmış oluyor. Kısaca, sanata sansür geliyor!..

Çocukları öne sürerek, çocukların sırtından sansür!.. Bir yandan AB’ye göz kırpmak, öte yandan topluma dar elbise giydirmeye kalkmak!..

Kendi kişisel sorunlarını bir türlü çözemeyenler, toplumu da kendi dar alanlarına hapsetmeye çabalıyor. Oysa, çözüm her türlü cinsel sorunun açıkça tartışılmasından, öğrenilmesinden, üzerinde düşünülmesinden geçiyor. Yasaklamaktan değil. Ama bunlar, anlamakta hala direniyor.

İşte, bunun için, beyaz çarşaf, siyah bant!..

Yooo, o kadar acele etmeyin, Atakule yönetimi eyleme izin vermiyor!..

Karar, tasarıya denk düşüyor!..

‘Bize destek verin!..’

GEÇEN hafta sonu Kıbrıs...

TÜSİAD’dan bir grup işadamı ile Kıbrıs Rum Kesimi’nden yine bir grup işadamı KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat’ın konuğu. Yemekte ayrıca, İngiliz Yüksek Komserliği temsilcisi de var.

Türk ve Rum işadamları Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra, Kıbrıs’ta ne gibi ortak yatırımlara gidebileceklerini ele alıyor. Talat’ın verdiği olumlu mesajlardan her iki taraf da memnun.

Ancak, ortada aşılması gereken bir sorun var. Referandum!.. Özellikle de, Rum kesimindeki hayır eğilimi. Rum işadamları bundan rahatsız. Onlar da, evet denilmesini istiyor. Kendi hükümetlerine bunu telkin ediyor.

Türk ve Rum işadamları uzun uzun referandum üzerinde görüşüyor. Sonunda Rumlar’dan bir öneri:

‘Bizim tarafa gelin ve evet çıkması için, bize destek verin!..’

İşadamları pratik oluyor. Bugün hayır çıksa bile, yarın evet çıkacak!.. Arada zaman kaybı. Ayrıca, Rum kesiminin uluslararası prestijinde sarsılma. KKTC’nin bir adım öne geçmesi.

KKTC halkı çok daha gerçekçi. Bizde tarihe gömülen ve gömülecek siyasetçilerimizin çok önünde.
X