Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Beyaz bağış...

Oktay EKŞİ

Sinirlerin çok gergin ve havanın çok bulutlu olmasına bakmayın. Biz öyle umuyor ve bekliyoruz ki, sağduyu kısa zamanda egemen olur. Çünkü Türk ulusunun geçmişi ve sağduyusu, çocuksu kavgalara kendini kaptırmayacak kadar sağlamdır.

O nedenle biz, Başbakan'ın çıkışları, ona yönelik tepkiler konusuna -hiç değilse bugün- girmeye niyetli değiliz.

Bizi amaç ilgilendiriyor. O da irtica ile nasıl mücadele edileceğidir. Ötekileri ayrıntı sayıyoruz.

Hükümet ‘‘İrticaya karşı savaş benim işim’’ dediğine göre, o ne yapmalı sorusuna yanıt arayalım:

İlk ihtiyaç, kamu sektörünü gerici unsurlardan arındırmaktır. Bu, idari tasarruflarla büyük çapta gerçekleştirilebilir. Kalanı da o insanları mağdur etmeyen yasal düzenlemelerle yapılabilir ve mutlaka yapılmalıdır.

Kaç defa yazdık: Tarikat yurtları derhal kamulaştırılıp Milli Eğitim'e aktarılmalıdır. Çünkü bu yurtlarda kalan ve sayısı 200 bini bulan çocukları bir dakika gecikmeden gericilerin pençesinden kurtarmak şarttır. Bunun için 8 yıllık eğitim nedeniyle birikmiş fonlardan yararlanılabilir.

İmam hatip liselerinin hem müfredatları hem de öğretim kadroları, laik cumhuriyetin ihtiyaçlarına göre gözden geçirilmelidir. Sonra da bu okulların sayısı, Türkiye'nin iyi yetişmiş din adamı ihtiyacına göre azaltılmalıdır.

Bu okullardaki kız öğrencilerin Kuran okuma dışında başörtüsü takmalarına izin verilmemelidir. Takana disiplin cezası uygulanmalıdır.

Din amaçlı vakıfların ve derneklerin sıkı bir denetim altına alınması ilk ve acil ihtiyaçtır. Bunların amaçları dışında faaliyet göstermeleri halinde sorumlular ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Ama daha önce değinildiğini sanmadığımız bir nokta var:

İrtica asıl denetimsiz bağışlarla besleniyor. Onun için bağış ve yardım toplama yasası hızla değiştirilmelidir.

İzinsiz bağış ve yardım toplama çok ağır yaptırıma bağlanmalıdır.

İzin alınarak yapılan kampanya da, mutlak resmi makbuzlarla yürütülmeli, kampanyanın önceden açıklanan bir süresi olmalı, bunun sonunda toplanan paranın listesi ve miktarı gazete ilanı yoluyla açıklanmalıdır.

Bununla da kalmayıp bir yandan yardımın yahut bağışın nerelere nasıl harcandığına ilişkin liste -önceden adı açıklanmış- bir gazeteyle ilan edildiği gibi, bunun tüm belgeleri veya listesi, güvenilir bir resmi merciye teslim edilmelidir. Edilmelidir ki, kimin nereye ne para verdiği ve o paranın nereye gittiği herkes tarafından denetlenebilsin.

Türkiye'yi kurtarmak için, nasıl kara parayı beyaz paraya çevirmek (yani vergisi ödenmiş meşru kazanç haline getirmek) zorundaysak, kara bağışı da beyaz bağış haline çevirmeye mecburuz.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI