Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

BEŞTEPE ÇADIR TİYATROSU

Son bir aydır olanı biteni izlemekle yetindim. Hoş bu sürenin 6 günü Londra’da 8 günü de Burhaniye’de geçti ama yaşananları dikkatle izlemeyi bırakmadım.

Olan biten, tıpkı bir çadır tiyatrosu gibiydi.
Son 15 yıldır sergilenen tiyatronun, son oyunuydu bu...
Milliyet Ankara’da sevgili İhsan Kavak da çok güzel kaleme almış olan biteni.
Yapılan bir kongre ile ardından yapılmayan bir çok şey var.
Usülsüzlüğü bizzat divan başkanı tarafından ilan edilen bu kongrenin, sanıldığı kadar usülsüz olmadığını açıklamış mevcut başkan... Gereğinin yapıldığını iddia ederek.
Ancak göreve geldiğinden bu yana konuşmaktan başka hiç birşey yapmayanların, oturdukları koltuğun hakkını verme zamanının geldiğini hatırlatmakta yarar var.
Bıktık artık bu garip, anlamsız tiyatroyu izlemekten.
Zaman zaman da afişi olmaktan...

SAĞIR SULTANIN BİLDİĞİ VAK’A

Ankaragücü’nün neden küme düştüğü, nasıl düşürüldüğü ve kimler tarafından yazılan senaryolarla bu hale getirildiği artık sağır sultanın bile duyup, bildiği bir vak’a...
Elindeki uzaktan kumanda ile Ankaragücü’nü yönetme sevdasındaki bir eski başkanın gereksiz varlığı da herkesin malumu...
Mahkemeyle elinden kaçıracağını anladığı Ankaragücü’nü “Hiç bir borcunu ödemeyerek” çaresiz ve bitik hale getiren yönetim anlayışını unuttum sanmayın.
Bunların tamamı, bugün yaşananların mimarı, mühendisi, işçisidir.
Kişisel menfaatleri doğrultusunda tüm olan biteni tepkisizce izleyen, varolan tepkisini de yanlış ya da eksik koyan taraftarı da gözardı edemem.
Bugün gelinen noktada, küçük ya da büyük herkesin sorumluluğu var hiç tartışmasız.
Kimi arkasından itti, kimi de çamura batırdı.
Bazıları da kafasını çevirip görmezden geldi.

A.GÜCÜ’NÜN SATILMAYAN NEYİ KALDI

Haftalar önce sorular sormuştum, dönemin Başkan Vekili Mehmet Ural, gazeteye kadar gelip, ‘kendi doğrularını’ anlattı. Aklımın yattığı da oldu, inandırıcı gelmeyen de.
Bu arada başka bir soru geldi aklıma...
Yöneticiliği bırakmasına karşın, Ural halen icraatın tam ortasında. Ne için, kim için ve de ne sıfatla?
Ayrıca bugün gelinen noktada, cevap bekleyen başka sorular da var.
Ankaragücü’nün hesapları açısından mevcut başkanın sözünü ettiği sahte faturaları kim alıp, hesaplara işletmiş. Bunlar için ne yapılmış? Ankaragücü emekçilerine gerçekten “Alacaklarınızın üçte birini verelim, hellaleşelim” diye bir teklif yapıldı mı? Bu helalleşme ibranamesinde “Alacaklarımın tamamını aldım” ibaresiyle, “Alamadıkları üçte ikinin” ne gibi sıkıntılar yaratacağı düşünüldü mü? Aynı ifadenin yer aldığı Hakan Kutlu fesihnamesindeki “artık 500 bin lira” hakkında ne düşünülüyor? Sezon başlamadan futbolculara ödeme yapıldı mı? Kulüp işletme giderleri, doğalgaz, elektrik, su gibi ödemelerde sorun var mı? Yeni icralar geldi mi? Gökhan Emreciksin’in transfer parasının ne olduğu, kime gittiği araştırıldı mı? Umut Bulut için Trabzon’dan alınan paranın nereye gittiği soruşturuldu mu? Aybars Garhan’ın parasının kayıtlarına bakıldı mı? İshak Doğan’ın çeklerine ilişkin bir tespit yapıldı mı?
Ve son olarak, “Ankaragücü’nün satılmayan neyi kaldı?”
Bunların tümüne cevap bekliyorum... Verecek biri varsa tabi...

SONU UÇURUM OLAN YOL

Ve son bir söz de ‘çiçeği burnundan düşmek üzere’ olan Başkan Bent Ahlat’a...
Göreve gelir gelmez, “Transfer yasağını kaldıracağım” gibi büyük bir laf etti.
Doğrusu bu ya, benim de içinde olduğum birçok insan umutlandı.
Bu laf, boyundan büyük müdür yoksa küçük mü, 7 vakte kadar ortaya çıkacak.
Başaramaz yani yasağı kaldıramazsa, herhalde gereğini yapacaktır.
Son bir aylık süre içinde gereksiz ve anlamsız bir çok işle uğraştı.
Tandoğan’daki altyapı emektarlarını kapının önüne koymak, Hakan Kutlu’nun ve Nazmi Erdenerin’in Ankaragüçlülüğünü tartıya çıkarmak gibi...
O’nu bu işlere yönlendirenin kim olduğunu tahmin edebiliyorum.
Başka yönleri, icraatlarını eleştirebilir ama Nazmi Erdenerin’in, Hakan Kutlu’nun Ankaragüçlülüğünü değil sorgulamak, tartışmaya bile açamazsınız.
Yıllarca Beştepe’de gezip Ankaragüçlü olmayı başaramayanların kılavuz kargalığı, insanı geri dönülmez yola götürür sevgili Başkan. Sonu, uçurum olan bir yola...
Nereye düştüğünü bile anlamazsın... Yazık olur...
Ankaragücü’ne olduğu gibi...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI