Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Beşiktaş'ın kısa-orta vadeli hedefleri

Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, sportif açıdan kısa ve uzun vadeli planlar yaptıklarını belirterek, “Kısa vadede Türkiye Kupası'nı kazanmak ve Avrupa kupalarına katılmayı hedeflerken, uzun vadede Beşiktaş'ın geleceğini sağlayacak genç oyunculardan kurulu takımı yaratmak istiyoruz” dedi.

İSTANBUL (A.A)
SON GÜNCELLEME

NTV'nin bir programına katılan Demirören, yönetim olarak yola çıkarken birinci misyon olarak, Beşiktaş'ın geleceğini garanti etmeyi planladıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Sonrasında ise futbol dahil her branşta şampiyonluk kovalamak veya şampiyon olmaktır. Bunun için de yönetime geldiğimizden beri futbol takımına, dünyanın sayılı teknik direktörlerini ve futbolcularını kazandırdık, kazandırmaya da devam edeceğiz. Tabii ki Beşiktaş, Samsunspor maçında başlayan bir krizin devamını yaşıyor. Beşiktaş camiası her zaman şampiyonluk istemez. Sahada savaşan, Beşiktaş ruhunu yaşayan gençlerden kurulu takım görmek ister. Biz bu felsefe ile geldik. Kötü ve karamsar düşünceyi kapatmak için belli transferler yaptık. Ancak tutmadı, yine de bunları Beşiktaş'ı düşünerek yaptık. En sonunda teknik direktör Tigana ile konuştuk, kısa ve uzun vadeli planlar yaptık.”
Hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Demirören, “Brezilya Ümit Milli Takımı'nda forma giyen bir oyuncuyla anlaştık. Kulübünden evraklarını bekliyoruz” dedi.

Trabzonspor'dan kiralanan Çek oyuncu Tomas Jun ile ilgili eleştirileri de yanıtlayan Demirören, şöyle konuştu:
“Jun 22 yaşında, ülkesinde gol kralı olmuş bir oyuncu. Milli bir oyuncu. Trabzonspor'da tutmamış olabilir. Ama bu demek değil ki Beşiktaş'ta başarısız olacak. Burası Beşiktaş. Gençlere döndüğümüz muhakkak. Bu gençlerin içinde tutmayacak oyuncular da olacak. Ben Jun'un Beşiktaş'ta başarılı olacağını düşünüyorum. Jun'u sezon sonuna kadar kiraladık. Bizler memnun olursak kendisini alacak şekilde opsiyonlu anlaşma gerçekleştirdik.”

Demirören, Ailton'un Hamburg'a kiralanmasına da değinerek, ”Ailton geldiğinde yılın transferi olarak gösterildi. Gelmiş geçmiş en iyi forvet olarak gösterildi. Ama tutmadı. Bütün kamuoyu gönderilmesi gerektiği yönünde fikir beyan etti. Kendisini gönderirken zarar etmedik. Sezon sonuna kadar 450 bin avroya kiraladık. Ayrıca belli alacaklarından vazgeçirdik. Gelecek sezon için de 1 milyon 750 bin avroya kendisini verdik. Bu konuda Beşiktaş'ın cebinden harcadığı hiçbir değer yoktur” diye konuştu.

“TAKIM KURMAK SABIR İŞİ”

Takım kurmanın uzun vadeli ve sabır gerektiren bir iş olduğunu, başarının sabır ve sevgiyle olacağını vurgulayan Demirören, “Biz yeni bir takım kurarken zaman aldı. Rıza Çalımbay ile de maalesef anlaşamadık. Üzülmeyi bilmeyen, sevinmeyi de bilmez. Rıza Çalımbay da Beşiktaş'a bir şeyler katmaya çalıştı. Ancak yollarımızı ayırmamız gerekti” dedi.

Takımdaki oyuncuların transferleri konusundaki soruyu yanıtlayan Yıldırım Demirören, şöyle konuştu:
“Yabancı oyunculardan Kleberson hariç Cordoba ve Ahmed Hassan'ın sözleşmeleri sezon sonunda bitiyor. Teknik direktör Tigana kendilerinden memnunsa oturup konuşacağız. Şartlarda anlaşmamız durumunda takımda kalırlar. Ama birileri gelir, başkaları gider. Tümer gibi 8-9 oyuncunun mukavelesi bitiyor. Tümer de bunlardan biri. Sezon sonunda kendisiyle konuşuruz. Askerlik sorunu varsa ve gitmek isterse ona göre bakarız.” Beşiktaş'ta futbolcuları tedirgin edecek bir şeyin olmadığını kaydeden Demirören, “Beşiktaş'taki birlik beraberlikle, ruh ve etik değerleriyle futbolcuların aldığı özgüven, başka kulüplerde var mı?” dedi.

“TİGANA İLE PLANLARIMIZI YAPIYORUZ”

Başkan Demirören, teknik direktör Tigana ile uzun ve kısa vadeli planlar yaptıklarını ifade ederken, Fransız teknik adamın takımda kalıp kalmayacağı yönündeki soruyu şöyle yanıtladı:

“Kişilerin mutluluğunu bana sormak yanlış. Gördüğüm kadarıyla teknik ekip mutlu. Teknik direktörümüzle uzun vadeli planlarımızı yapıyoruz. Ancak basında Tigana ile anlaşamadığımız yönünde haberler çıkıyor. Bu olmayan bir konuşma. Tigana ile mayıs ayına kadar opsiyonlu 1.5 yıllık anlaşmamız var. Mayıs ayında oturup kendisiyle konuşacağız. Hedefleri neler, ne yapmak istiyorlar oturup konuşacağız. Tabii ki çok büyük Avrupa kulüplerinden de teklif alabilir. Opsiyonlu sözleşmesi mayıs ayında biten biriyle nisan ayında konuşmak kadar yanlış bir şey yok. Öyle bir derdimiz de yok.”

Eski teknik direktörleri Lucescu ile ilgili çıkan haberler konusunda da açıklamalarda bulunan Demirören, “Lucescu ile ilişkim var. Kendisi Beşiktaş'a bir şeyler katmaya çalışan ve takımı şampiyon yapan birisiydi. Ama kendisiyle dostluk haricinde bir görüşmemiz olmadı” dedi.

Okan Koç'un Galatasaray'a gitmesi konusunda ise Demirören, “Okan Koç konusunda Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın beni aradı ve bu konuda ricada bulundu. Zaten kadro dışı kalmış bir oyuncu ile ilgili yapacak bir şey yok. Tomas ve Iliç konusunda ise bir girişimimiz olmadı. Canaydın aradığında ilgilenmediğimizi söyledim” diye konuştu.

BORÇLAR KONUSU

Demirören, kulübün borçları konusunda da kendisinin 11 trilyon TL alacağı olduğunu, ancak bu konuyu konuşmak istemediğini söyledi. Borçlanmadan büyümenin olmayacağını söyleyen Demirören, şöyle devam etti:

“Her kulübün borcu vardır. Ama benim bildiğim Türkiye'de her borcunun karşılığı olan tek kulüp Beşiktaş'tır. Gelirleriyle giderlerini karşılayan tek kulüptür. Beşiktaş'ın önü açıktır. Beşiktaş'ı kötü göstererek prim yapmak adet oldu. Bu beni üzüyor. Her Beşiktaşlı kulübün ortağıdır. Hiçbir ortak kulübünü kötülemez. Türkiye'de ilk 500 şirket arasında yer alan bir kulübüz. Süpermarket yönetmiyoruz, kulüp yönetiyoruz. Eski kulüpçülük anlayışı çok farklı yerde kaldı. Rakamlar çok büyüdü. Tabii ki Beşiktaş'ın bir borcu var. Ancak gelir-gider dengesinde en mühim durum pazarlamadır. Bu da başarıya endeksli. Ancak herkes durması gerektiği yeri bilmeli.”

FULYA PROJESİ

Demirören, kulübün 40 milyon dolar borcunun olduğunu, ancak Fulya Projesi ile bunu kapatacaklarını ifade etti. Projenin, Beşiktaş'ın istikbali olan ve garanti gelir getirecek tek yatırım olduğunu savunan Demirören, şunları söyledi:
“Bizim kulübü borçsuz bırakma hedefimiz Fulya Projesi'ne bağlıdır. Sportif başarısızlıkta gelir düşer. Ancak Fulya Projesi ile başarı olsun-olmasın 12 milyon dolar yıllık gelir garanti olacak. Benim bildiğim bu 30-50 yıldır hayata geçirilmek istenen bir projedir. Proje içinde market olarak bir firmayla anlaştık. Senelik 3.5 milyon dolar olmak üzere 20 yıllık anlaşma yaptık. Bu şekilde 75 milyon dolar geliri garanti altına aldık. Bu anlaşmayı yaptıktan sonra yabancı bankalara gittik ve bize bu gelirin 40 milyon dolarını nakite çevirebileceklerini söylediler. Bu parayla Beşiktaş'ın bütün borçlarını kapatmış oluyoruz. 75 milyon dolarlık bir geliri kırdık ve 30 milyon dolar zarar ettik diye eleştiri olabilir. Ancak Beşiktaş, her yıl 4 milyon dolar borç faizi ödüyor. Bunu unutuyorlar.”

Yaptıkları anlaşma sonrasında 20 yıl boyunca yıllık 8.5 milyon doları yine garanti altında tuttuklarını ifade eden Demirören, ”Beşiktaş faize ödeyeceği parayla her yıl yeni bir takım kurabilir. Bu nedenle Beşiktaşlılığını her platformda ortaya koymuş Beşiktaş Belediyesi Başkanı İsmail Ünal'ın bugün-yarın bu projeye onay vereceğini düşünüyorum. Beşiktaş başkanı öyle basın yoluyla çağrılıp gidecek bir makam değil. Kendisine bu konseptte projeyi anlattığımızda buna inanacak ve projeyi onaylayacak” diye konuştu.

Projeden gelecek gelirin sadece yüzde 25'ini kırdırdıklarını vurgulayan Demirören, “Bu da 20 yıllık bölümü kapsıyor. Beşiktaş niye borçlu yaşasın ki? Zaten senede 4 milyon dolar faiz ödüyor. Bu şekilde Beşiktaş bundan kurtuluyor. 4 milyon dolarla Avrupa'dan kaliteli futbolcularla anlaşabiliriz” dedi.

FEDERASYON SEÇİMLERİ

Yıldırım Demirören, Futbol Federasyonu başkanlık seçimleri konusunda ise şunları söyledi:

“Bu seçimde Beşiktaş delegeleri olarak Haluk Ulusoy'u destekleme kararı aldık. Adaylar arasında federasyonu daha iyi götüreceğine inanıyorduk. Kendisi ayrıca eşimin kuzeni. Tabii ki onu desteklemek en doğal hakkım. Hasan Doğan ve Ayhan Bermek'in her zaman futbolun içinde yer almasını isterim. Bermek'i seçimlerden bir hafta önce aradım. Ancak kendisi bana dönmedi. Seçimden önce Ankara'da bunu kendisine söylediğimde defalarca benden özür diledi. Bermek ve Doğan, Ulusoy'u en zor anında bile desteklemeli. Ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim konusunda ne beni aradı, ne de başkasını aradığına inanmıyorum.”

Divan Kurulu'nca iki sezon önce kaçan şampiyonluğun nedenlerinin araştırılması için komisyon kurulması konusunda da Demirören, ”Komisyon sadece kaçan şampiyonluk ile ilgili değil, başka takımları tutan delegelerin araştırılması ve kulübü yönetecek kişilere etkide bulunacak bu delegelerin liderlerini de araştırıyor. Bunu ben önerdim, Divan Kurulu da kurdu. Ancak komisyonu ben kurmadım. Ben de komisyona konuştum. Bugün de Sinan Engin konuştu. Komisyonun listesinde Haluk Ulusoy da varsa kendisinin gelip bildiği her şeyi anlatacağına inanıyorum. Komisyonu ben kurmadığım için eski başkan Serdar Bilgili'nin 'Bu bir hukuk skandalıdır' sözü yanlış” diye konuştu.
Demirören, geçen aylarda yaptığı “47 saniyelik” toplantıya da değinerek, “Ben basının beklediğini yapmadım. Orada Beşiktaş camiasına mesaj verdim ve camia da bu mesajı çok güzel aldı” dedi. Yıldırım Demirören, istifası konusunda ise “Geçmiş dönemde yaptığım konuşmada istifa kelimesini kullanmadım. Sadece 'İstifa etmeyi düşünüyorum' demiştim. Bunu Yönetim Kurulu'nda arkadaşlarla konuşacağımı aktarmıştım. Beşiktaş'taki sorunları çözmeden bırakmak bana yakışmaz. Yönetimde bir sorun yok” dedi.


Bunları da Beğenebilirsiniz