Berlin’den ilham aldım

Elif ERGU-CUMARTESİ SOHBETLERİ
10.11.2017 - 21:59 | Son Güncelleme:

Yenilenecek Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) mimarı Murat Tabanlıoğlu, “AKM benim için bir vefa projesi. Babamdan geldiği için farklı bir duygu ve sorumluluk. Yapılması kadar iyi işletilmesi de önemli. Dört dörtlük bir opera ve bale salonu yapıyoruz. Berlin’den ilham aldım. Berlin’de operanın yanına dev ekran kurulmuş. Dileyen herkes temsilleri Taksim Meydanı’ndan da izleyecek” diye konuştu.

Berlin’den ilham aldımİSTANBUL Taksim Meydanı’nda yer alan Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) yenilenmesi için düğmeye basıldı. Neredeyse 10 yıldır çürümeye terkedilen AKM’nin yeni projesi binanın mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu’na verildi. Mimar Murat Tabanlıoğlu’ya yeni projesini konuştuk.

Babadan oğula geçti proje. Bunu eleştirenler de var, uygun bulanlar da. Siz ne diyorsunuz?

Mesleki hayatımda ve özel hayatımda farklı bir değeri var. Babamdan geldiği için farklı bir duygu ama bunun çok daha büyük bir sorumluluğu var. Yapılması kadar iyi işletilmesi de önemli. Güvenliği, tekniği de çok önemli. Tabanlıoğlu Mimarlık için bu iş bir vefa projesi. Bu da bana büyük sorumluluk yüklüyor. Bina kimliğine uygun bir şekilde yenilenecek.

Sembol bina olabilecek mi?

Bunu benim söylemem zor. Bunu tarih söyleyecek. Ben özellikle meslektaşlar, iş ve sanat çevresinden, farklı kesimlerden çok olumlu tebrikler aldım. 

 Yeni AKM sizce hangi özelliğiyle ön plana çıkabilecek?

Eskiden 1300 kişilikti opera, şimdi 2500’e yakın olacak. Operalar at nalı formunda planlanır genellikle, bu akustik için de, sahnenin her açıdan görülebilmesi için de şarttır. Yangın öncesinde localar vardı. Ancak yangın sonrası localar yapılmadı ve salonun akustiği aynı kalmadı. Oslo Opera yarışmasında da at nalı formunun en doğru form olduğunu tartışmıştık. Biz bunları unsurları analiz ettik, birleştirdik. Dikkatli bir değerlendirme neticesinde kendimde üçüncü kez yeni bir salonu yapma cesareti buldum. Bir mühendislik ordusuyla çalışıyoruz. Statikten akustiğine 30 farklı grup.… Oslo, Kopenhag ve Hamburg’ta yeni opera salonları açıldı. Biz oralardaki tecrübelerden de yararlanıp, yabancı danışmanlarla da çalışıp, performans kapasitesi açısından da dört dörtlük bir opera binası yapacağız.

Bu projeyle opera sevgisi aşılamayı mı amaçladınız?

Geçen ekimde Berlin’de  Staatsoper Unter den Linden’de, açılış konserine gittim, Zubin Mehta tarafından yönetilen Wiener Filarmoni çalıyordu. Mehta, ellerini kaldırıp salonu da alkışlattı. Doğal akustiği için çok emek verilmiş bir salon orası da. Bu benim de hayalim. Dünyanın önde gelen opera sanatçıları için özel bir salon olsun isterim.

Yeni AKM projesi Taksim Meydanı’na ne katacak?

Taksim Meydanı’na baktığımda, etrafındaki binaların bir çoğu özgün ya da iyi durumda değil. Tüm çevresiyle birlikte değişik bir cephe hayal ettim. Gündüz bakıldığında tülün farkedilmediği cephenin arkasında opera salonunun çepheri olan form, kırmızı küre görülecek. Akşam temsil başladığında ise ön cephe ekrana dönüşebilecek. Bu da Berlin’de aklıma geldi. Otelim de tam orada meydandaydı, yan tarafa dev bir ekran kurulmuştu, temsil başladığında o ekrandan da veriliyordu. Almanlar oraya “Operanın halkla buluşması” diye yazmıştı. Bu hayali İstanbul’a taşıdım.

EN HASSAS KONU İSMİYDİ

AKM yaşayan bir yer olacak, diyorsunuz. Hemen eleştiriler geldi, ‘AKM AVM mi oluyor?’ diye...

AKM temsil olmayınca yaşamayan bir binaydı. Bir kez Bienal mekanı oldu, ancak o dönemde içine girildi. AKM akustiği çok güzel olan bir opera ve bale binası olacak. İki kapısı olacak. Büyük salonun yanı sıra küçük salon ve sanat galerileri de olacak. Kültür merkezine has bir mağazası da olacak.

En hasas noktalar neydi siz bu projeyi hazırlarken?

İsmi... Aynı kalıyor. Ayrıca ön cephe. Saydam cephesinden binanın içi görünecek. Yandaki otopark ve deponun olduğu arazide ikincil salonlar yapıyoruz. Londra Kraliyet Akademisi’ne gidin, ana salonun yanında küçük salonlar var. Orası gençlerin, çocukların da operaya gitmesi için yapılmış, daha hesaplı biletlerle opera, operetler izlenmesinin sağlandığı bir mekan. Biz de aynı şeyi düşündük.    Gençlerin de çocukların da operayı sevmesi, katılması ancak böyle mekanlarla olabilir.

Berlin’den ilham aldımBerlin Staatsoper Unter den Linden

1999 YILINDA HAZIR OLDUĞUMU DÜŞÜNDÜM

Siz bugüne kadar AKM için farklı projeler hazırladınız. AKM’yi yeniden yapma fikri sizde zaman doğdu?

1994 yılında babam vefat etti, babam için daha sonra 1999 yılında AKM’de anma töreni yaptık. O gün belki de benim ilk AKM’yi sahiplenmemdir. O törende amaç o binanın durumunu tekrar tartışmaya açmaktı. Metin Sözen, Suha Özkan, Burhan Karaçam, Kültür Bakanı İstemihan Talay konuşmacı idi. Ben o gün renove edilmesi için hazırım demiştim. 1960’larda yapılan tüm binaların buna ihtiyacı var. İngiltere’de Londra’da nehir kıyısındaki, Royal Festivall Hall da bu gerekçelerle yenilendi, ayrıca kentsel olarak da etkinliği arttı.

AKM şehrin hafıza mekanlarından. Tarihi değeri var mı yok mu çok tartışıldı. Sizce var mı?

- Bence tarihtir. O binanın bizde yarattığı etkiye bakmak lazım. Hafızalarımızdaki yerine. Benim neslim için şahsi tarihin bir parçası. O yüzden sembolik yanı da önemli AKM’nin. Ya çoğumuz içine girdik ya da önünde buluştuk. Bu kentsel değer, ortak hafıza yanı tarihi eser yapıyor AKM’yi.

CUMHURBAŞKANIMIZLA MALZEMELERİ İNCELEDİK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kaç kere görüştünüz bu proje için?

- Cumhurbaşkanımız iki ay kadar önce dinledi. Öncelikle dünyada geçmişte ve bugün yapılanları anlattım. Milano, Napoli klasik operaların tarihçesinden bahsettim, Oslo, Kopenhag gibi yeni operaları anlattım. Opera için olmazsa olmaz unsurlar olan salonu, fuayeleri, cephesi meydanla kurulan ilişkiyi anlattım. Salonda etkileyici bir unsur olarak yer alacak avizenin büyüklüğüne kadar her şeyi anlattım. Bir kere dinledi Sayın Cumhurbaşkanı, sonra ikinci toplantıda malzemeleri birlikte inceledik.  

Etiketler: gazetehaberleri


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı