Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Berlin notları...

Berlin havaalanındaki taksiciden, barmenine, bakkalından çakalına herkes Türk’tü.

Evet, Berlin’de çok Türk olduğunu biliyordum da, bu kadar çoğaldığımızı bilmiyordum. Taksici sayımızın 500 bine ulaştığını söyledi. 

Almanya bira cenneti ve üstelik çok da ucuz, meyve suyuyla aynı fiyat neredeyse. Bira manyağı İngilizlerin sırf hafta sonunda ucuza bira içmek için Berlin’e geldiklerini de taksici söyledi. Bir diğer geliş sebepleri de seks turizmiymiş. Türk girişimci ruhu bu sektörde de kendini göstermiş. Şimşek Kardeşler, Berlin’in en büyük genelevi Artemis’i işletiyormuş. 

Berlin’e gidip döner yemeden olmaz... Buradaki dönerler Türkiye’den çok daha leziz. Bir de içini yağmur ormanına çeviriyorlar, envai çeşit yeşillik dolduruyorlar. Sosları da çok ilginç. Çili sosu biliyordum da naneli, sarımsaklı sos döktüklerini ilk defa gördüm. Türkiye’de her yerden dönerci fışkırıyor ama buradaki yaratıcı ruh yok diyorum.

KENAN VE NİL NEDEN BERLİN’E GİDEMEDİ

Dönerden çok keskin bir ‘U’ dönüşü olacak ama Berlin müzeleriyle de güzel. Museumsinsel (Müze Adası) diye bir yer var, sarı basın kartı sağ olsun çoğuna göz attım. Maalesef gezmekle bitmiyor. Bizim müzeler buradakilerin yanında gecekondu kalır. Sadece bir örnek vereyim: Ipod vari küçük aletler veriyorlar, gördüğünüz tarihi eserin numarasını giriyorsunuz o başlıyor size kulaklıktan detaylı bilgi vermeye. 

Gelelim Berlin’e asıl geliş sebebime. MTV Avrupa Müzik Ödülleri’ni (EMA) takip ediyorum. Siz bu satırları okuduğunuzda (dün gece) ödüller dağıtılmış olacak. Türkiye’yi temsil eden Manga’nın menajeri Hadi Elazzi’ye “Geçen sene Emre Aydın, bu sene de Manga EMA’ya katıldı. Hep senin sanatçılar geliyor, EMA’da ağabeylerin mi var” dedim. O da, “Rock’çılar, popçulara benzemiyor, oylamalarda hayranı oldukları sanatçıyı sonuna kadar destekliyorlar. Yeni gençliğin internetle de araları iyi, çok iyi organize oluyorlar. Kenan Doğulu ve Nil Karaibrahimgil çok iyi sanatçılar ama galiba hayranlarıyla koordinasyonları bizimki kadar sağlam değil” yanıtını verdi. Bir de “Emre Aydın kazanınca Türkler milliyetçi, bütün oylar ona gitti diyorlar” dedim. O da “Evet, doğru ama Sertab Erener de Eurovison’u gurbetçilerin SMS’leriyle kazandı. Yarışmanın formatı bu” dedi.

SHAKIRA AKREDİTASYON SIRASINA GİRDİ

Hadi, Manga grubundan Ferman Akgül ve Cem Bahtiyar’la otelde kahvaltı yaparken ilginç bir diyalog geçti, bu dedikoduyu es geçmek olmaz. Hadi, “Gördünüz mü, adamlar Jay-Z’ye sabahın 9’da soundcheck yaptırdılar, bir de bana kızıyorsunuz” diye çıkıştı. Ferman da ekledi: “Vallahi haklısın! Türkiye’de kimseye o saate soundcheck yaptıramazsın. Adamlar da ego olayı sıfır. Shakira bile törene akreditasyon olmak için sıraya girmişti.” Siz şöyle bir sahne düşünebiliyor musunuz? Tarkan, Kral TV ödülleri öncesinde akreditasyon sırasına giriyor. Evet, söz konusu töreni dünya markası MTV düzenliyor ama sıraya giren de Shakira! 

Manga kazanır mı bilmiyorum ama burada çok güzel bir ortama dahil oldukları kesin. Shakira, Jay-Z gibi starlarla aynı havayı soluyorlar, yabancı basından iki televizyon kanalına ve üç gazeteye röportaj verecekler. 

Berlin’den şimdilik bu kadar... U2’nun tarihi Brandenburg Kapısı’nda vereceği konser ve EMA’dan izlenimler yarın, yine burada...

Ah o elin yerinde ben olsaydım

Erkeklerin çoğu buna benzer hareketler yapıyor. Ama Hugh Jackman yapınca milyonlara mal oluyor.

İşte ünlü olmamanın avantajı!

Şimdi evrenin en seksi erkeği, yeni çekilen bu fotoğrafı için arkadaşlarına hepsinden önemlisi aynı karede bulunduğu kızı ve eşine ne diyecek?

Tabii ki, “İnsanlık hali” diyecek.

Bizde bu hareketin cezası ise Pascal Nouma örneğinde olduğu gibi sürgün edilmek. Peki, ABD’de? Vallahi internetteki okuyucu yorumları evlere şenlik. “Ah o elin yerinde ben olsaydım”, “Ne yapsa yakışıyor bu adama” yazan da var, “Evet, tahmin ettiğim gibi bayağı büyük, yerinde duramıyor” kehanetinde bulunan da...  Neredeyse Hugh’un heykelini dikecekler.

Jennifer Lopez’in kaseti

Latin yıldız Jennifer Lopez’in ilk eşi (bir yıl evli kalmışlardı) Ojani Noa izletti! İzleme kısmı şaka da böyle bir kayıdın olduğu gerçek.

Noa, eski eşini, birlikte çektikleri özel görüntüleri yayınlamakla tehdit ediyormuş.

Görüntülerin süresi tam 11 saat. Bu devasa Lopez belgeselinde Latin yıldızın, çıplak görüntülerinin yanı sıra, annesiyle yaptığı kavgalar, iç çamaşırı giymeden motosiklet sürmesi de varmış.

Perez Hilton okuyucularına “Dürüst olun bu kayıtları görmek istemez misiniz?” diye sormuş.

İnsan doğasını sorguya çeken güzel bir soru değil mi, özellikle hep belgesel izlediğini söyleyen, magazin programlarının ucunu bile es geçen sevgili okurlar...

X