Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Berlin’de Amerikan ajanları

<b>BERLİN</b>Kuzey Irak’a Türkiye’nin girmesine karşı. Bununla birlikte, Avrupa’da ciddi bir araştırma yaptırıyor.

Amerika her resmi söyleminde, PKK’ya ve teröre karşı olduğunu bildiriyor. PKK hakkında kendisinde onca bilgi olmasına rağmen, bazı Amerikan silahlarının PKK’lılarda çıkmasına kendisi de şaşırmış görünüyor. Barzani’ye toz kondurmuyor. Hepimizdeki izlenim aynı, bu Amerika PKK’yı kolluyor.

Buna rağmen, bu izlenimlerle çelişen ilginç bir bilgiye ulaşıyorum Berlin’de.

Bir süre önce, ABD bazı adamlarını AB ülkelerine gönderiyor. Bu adamlar hem hükümetlerle, hem de o ülkelerde ileri gelen Türklerle görüşüyor. Adamlar, AB ülkelerinde PKK’nın para kaynaklarını araştırıyor.

Hangi amaçla araştırıldığı, nereye ulaşmak istedikleri belli değil. Ama, elde ettikleri sonucu, bu ülkelere bildiriyor.

PKK, AB ülkelerinde uyuşturucu, kadın ticareti ve haraç yoluyla yılda 100 milyon dolar gelir elde ediyor.

Bu Amerikan ajanlarının bulgusu. Gerisi, bundan sonra nasıl gelecek, belli değil.

Bu resmi bilgiden sonra, AB ülkeleri teröre karşı nasıl mücadele ettiklerini bize de gösterecekler. En azından öyle umalım.

AYNI ÇATIDA

Bir yandan terör tehdidi, diğer yandan köktendinci akımlar ve Almanya’da sayıları milyonları aşan Müslümanlar, Alman hükümetini yeni adımlar atmaya zorluyor:

"Almanya’da yaşayan bütün Müslümanları tek bir çatı altında toplamak".

Hayli iddialı bir plan. Çünkü, o Müslümanlar arasında Türk de var, Mısırlı da, Endonezyalı da, Faslı da, Tunuslu da, Sudanlı da. Nasıl olacak da, ulusal kimlik geride kalacak ve ortak dinsel inançtan dolayı, bu insanlar aynı çatı altında bir araya gelecek?

Bu sorulara yenilerini eklemek mümkün. Aynı soruların Almanları da meşgul ettiği bir gerçek. Ama, yine de, "Müslümanlar tek bir çatıda" hedefi için, hükümetin çalışma yürüttüğü sır değil.

O kadar tartışılan yabancı dil zorunluğu ve yabancılara eğitim programı bu hedefe giden yolda, ek unsurlar. Hepsi bir bütün.

Merkel hükümeti çok kapsamlı, yeni bir göçmen politikası izliyor. Biz, tek tek, bizim ayağımıza basılan yerlerde feryat ediyoruz. Sonra o feryat duruyor. Olay, yine Almanların istediği gibi sürüyor.

Bizim Dışişleri bunları hangi ayrıntıda, ne kadar izliyor ve doğru tahlil ediyor, çok emin değilim. Neden değilim? Çünkü, burada yaşayan insanlarımızla konuştuğumda, hepsi şikayetçi.

Türkmeneli TV’de milli maç

TÜRKİYE-Yunanistan maçını izlemek için Berlin’de her şey hazır. ATV Avrupa maçı naklen veriyor.

Maçın başlamasına dakikalar kala, o da ne, ATV Avrupa’dan bir alt yazı, "maçı naklen veremiyoruz". Nedenini öğrenemiyorum. Bir kaç arkadaşımla birlikte, Berlin’de başlıyoruz yer aramaya, maçı veren kafeler tıklım tıklım, nihayet Berlin Türkspor Fankulübünden içeri dalıyoruz.

Kulüpte maçı Kuzey Irak’tan yayın yapan Türkmeneli TV veriyor. Maç sırasında, sık sık altyazı geçiyor, "Irak Iraklılarındır" ya da "Irak bütündür, bölünemez" ve benzer bir slogan daha, "Irak’ın bölünmesine hayır, birleşmesine evet". Bu yazılar hem Türkçe, hem Arapça.

Maçı izlerken Türk işçilerde coşku müthiş. Ancak, dakikalar ilerledikçe, işin rengi değişiyor, hele de, Yunanlılar golü atınca, bizimkiler onları alkışlıyor.

Maçı 1-0 kaybettiğimizde, kimsede üzüntü yok. Tersine öfkeyle, herkesin birbirine aynı cümleyi söylediğini görüyorum:

"Bu Fatih’ten artık kurtuluyoruz galiba".

Maç boyunca işçilerden futbolculara daha az, asıl tepki Fatih Terim’e. Fatih’e karşı, işçilerin öyle böyle değil, çok ciddi antipatisi var. Bazıları bunu alayla, bazıları hınçla dile getiriyor.

X