« Hürriyet.com.tr

Bereketli topraklarda hasat şenliği

Hasat Şenliği’ne katılmak için ilk kez ziyaret ettiğim, “bereketli topraklar” anlamına gelen Daday’da yeşile, oksijene, lezzete doydum. “Daday neresi” demeyin. Sıradışı bir yolculuk istiyorsanız ilk gidilecek yerler listenize hemen ekleyin. Hele de şehir kalabalığından sıkıldıysanız. Huzur bulacaksınız.

Sezgi Olgaç
X

Henüz gün doğmamışken alarmın sesiyle uyanıyorum ama zaten pek de uyuyamamışım. İlk kez yolum Kastamonu’nun merkezine 34 kilometre uzaklıktaki şirin ilçesi Daday’a düştü. Üstelik de bolluk ve bereketin zirve yaptığı hasat mevsiminde. Heyecanlıyım.

BEREKETE TANIKLIK


Daday’da hasat zamanına tanık olmak apayrı bir mutluluk. Olgunlaşmış meyveleri, sebzeleri toplamanın, turşular kurmanın, pekmezler kaynatıp tarhanalar kurutmanın tam vakti.

Doğanın cömertçe sunduğu lezzetlere vefa gösterme ve kışın tatmak üzere hazır etme sırası bizde. Ziyaret ettiğimiz Daday Yerel Pazarı’nda kirenlerin kırmızısından, sarmısakların dolgun dişlerinden, yeni toplanmış ayçiçeklerinin çekirdeklerinden gözlerimizi alamıyoruz.

Bereketli topraklarda hasat şenliği

Otelden biraz uzaklaştığımızda kendimizi yeşilliklerin, meyve ağaçlarının arasında buluyoruz. Etrafımızı çepeçevre saran ağaçlar, dallarını süsleyen meyveleriyle bizi ağırlamaya hazır gibi. Dalından koparıp tek tek tadına baktığımız meyvelerin alıç, ahlat gibi isimleri olduğunu öğreniyoruz. İnsanın doğup büyüdüğü ülkede hâlâ yeni bir şeyler öğrenebilmesi ferahlatıcı bir duygu. Bu duygunun verdiği tazelik hissiyle ahlatlarımızı yiyerek çevreyi keşfe devam ediyoruz.

ZENGİN KÜLTÜR VE TARİH

Derken önce at yarışlarını izlemenin, ardından başak ve samanın birbirinden ayrılışına tanık olmanın sırası geliyor. Önümüzden dörtnala koşarak geçen atların hem dizginlenemez tutkusuna hem de güzelliklerine hayran oluyoruz. Daha sonra döven döndürerek başak ve samanın birbirinden özenle ayrıldığına tanık oluyoruz.

Bereketli topraklarda hasat şenliği

Ne bekleyeceğimi tam olarak bilmeden gittiğim Kastamonu’da, hasat mevsiminin ürünlerini topladığım kadar güzel anlar ve anılar da biriktirdim. İçinden geçtiğimiz yemyeşil yollar, yeni tanıştığım meyveler, önce tedirginlik sonra büyük bir sevgiyle yaklaştığım atlar, daha önce haberdar olmadığım zengin bir kültür ve tarih... Kastamonu ve Daday’a olan ziyaretinizde Türkiye’nin gizli kalmış köşelerinden birini herkesten önce tanıdığınızı hissedeceksiniz.

BUNLARI YAPMADAN KASTAMONU'DAN DÖNMEYİN
Bereketli topraklarda hasat şenliği

? Kahvaltıda portakal suyu içmeyi unutun, kana kana kiren (kızılcık) suyu için.
? Daha önce ata binmediyseniz ilk deneyiminizi burada yaşamaktan çekinmeyin.
? Kastamonu’nun çarşısını ziyaret edin, ara sokaklarda kaybolmayı unutmayın. Orijinal dokusu çok iyi korunmuş bir şehirle karşılaşırken doya doya pastırmalarından tadabileceğiniz esnafını ve çekme helva dükkanlarını kaçırmadığınıza da sevineceksiniz.
? Tek bir çivi çakılmadan inşa edilmiş, kendine has ahşap mimarisi ve 700 yıllık tarihiyle Mahmutbey Camii’ni ziyaret etmeyi unutmayın.
? Kastamonu’nun merkezindeki Vedat Tek Kültür Merkezi’ne uğrayıp Türkiye’nin tek Şapka Müzesi’ni ziyaret edin. Şapkalardan bazıları çok tanıdık gelebilir.
? Kastamonu Saat Kulesi’ne çıkın ve tarih yüklü çanının zarif sesine kulak verin.
? İri dişleriyle hem görünüşüne hem lezzetine dolgun Taşköprü sarmısağından tatmayı ve hatta bir miktar yanınıza almayı ihmal etmeyin.


NEREDE KALINIR

Bereketli topraklarda hasat şenliği

Hasat Şenliği boyunca konakladığım İksir Resort Town’u burada tek geçerim. Burası gerçekten de kendi içinde büyülü küçük bir kasaba gibi.

Yeni inşa edilmiş bir binanın otel odalarında değil, 1926 tarihli zarif bir konağın ahşap dokulu odalarında misafir ediliyoruz. Ayrıca kışın kar yağdığında burada nasıl harika bir manzara olacağını hayal etmeden duramıyorum. İksir Hanım, bu hayalimi kendi gözleriyle görmüş biri olarak onaylıyor ve kışın Daday’ı mutlaka bir kez daha ziyaret etmemiz gerektiğini söylüyor.

NE YENİR

Kastamonu’da aslında ne bulunsa o yenir. İstanbul’daki pazarından da bileceğiniz üzere hemen herşey doğal ve olması gerektiği gibi kendi lezzetinde. Bütün bunlar bir yana ben illa da kahvaltı derim. Peynirler, pekmezler, reçeller... Hepsi kaldığım yerin kendi imalatıydı. Reçel dediysek öyle sıradan şeyler de değil. Mürver çiçeği reçelini unutamayacağım diyeyim, siz anlayın çeşitliliği. Ayrıca, Daday tereyağı, kül çöreği, kiren (kızılcık) marmelatı, kiren suyu gibi yöreye özel lezzetler var. Tatmadan dönmeyin.

Kaynak: Sezgi Olgaç

GezginGezgin
Afrika’nın renkli labirenti: Marakeş
GezginGezgin
Düşler adası: Cunda
YazYaz
Batı Karadeniz'in incisi, Türkiye'nin turizm cenneti oluyor!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en tehlikeli havaalanları
GezginGezgin
Amerikan okul otobüsünü tekerlekli hostel yaptılar, dünyayı geziyorlar!
YazYaz
Mavi cennet Kaş’a yolculuk