‘Bereket’li döner

Hazırlayan: Sadi Özdemir
05.08.2014 - 01:05 | Son Güncelleme:

Günde 30 ton ‘et tavuk’ döner üretİyor, 150 mİlyon lİra cİroya koşuyor.

1988’de Beyoğlu Yeşilçam Sokak’taki 25 metrekarede dönerciliğe adım atan Hayrettin Taşkıran’ın ‘Bereket Döner’i 70 restoranlık bir zincire dönüştü. Firma, günde 30 tonluk üretim yapan ‘döner fabrikası’ ile de dönercilere, catering firmalarına ve perakendeye döner tedarik ediyor.

DÜNYANIN en yaygın ‘fast food’ restoran zinciri olarak ünlenen ‘Türk Döneri’ nin üretim standartı da her geçen gün yükseliyor. Hadımköy’de, 6 bin metrekare kapalı alana sahip döner fabrikasında günde 15 ton et 15 ton da tavuk döneri üretip kendi restoranlarına, diğer dönercilere ve pişmiş olarak perakendeye gönderen Bereket Döner ihracata da başladı. Kuveyt ve Ürdün’e bayilik veren Bereket Döner Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Taşkıran, 1.350 kişilik istihdama sahip firmanın bu yıl 150 milyon lira ciro yapacağını belirtiyor. Niksar’da da süt, yoğurt ve peynir için tesis de kuran Taşkıran şöyle anlatıyor öyküsünü:
“Artvin Şavşat’tan Tokat Niksar’a göç etmiş Gürcü kökenli bir aileyiz. Toprağımız olmadığı için ‘ortakçılık’ yaparak geçiniyorduk. 1984’te fasülye ekmiştik, bize düşen payı satamadık. Babamdan müsaade isteyip yalnız başıma gurbete İstanbul’a geldim. Önce bir benzin istasyonunda pompacı olarak çalıştım. Sonra, yıkama yağlamacıda. Ardından bir markete girdim. Esnaflığı öğrendim. Sonra Laleli’de döner restoranı vardı onun yanına geçtim ve bir süre sonra restoranda müdür oldum. 1988’de de Beyoğlu Yeşilçam Sokak’ta 25 metrekarelik bir dükkanda ‘Bereket’ adıyla ilk dönercimi açtım.

KİRACININ KİRACISI

Beyoğlu’ndaki dükkanı sahibinden değil, kiracısından kiraladım! Döner satışımız günde 30 kiloya kadar çıktı. Dükkanın mal sahibi yurt dışında yaşıyormuş. Geldi ve mekanı bana kiralayan kadını mahkemeye verdi. Kadın Rum asıllı vatandaşlarımızdandı. O zaman esnaflık vardı. Esnaflardan bir komisyon kurduk ve Rum kadın ile helalleşmem için komisyon bir para takdir etti. Ben daha da fazlasını vererek helalleştim. Hukuken hakkı olmasa da bunu böyle yaptık ve onun da duasını almış olduk.

1 TONLUK DÖNER!

Sadri Alışık Sokak’ta bir tane daha açtık. İstiklal’de Fitaş’ın yanına çıktım. 1992’de 1 ton döner taktım. Gazetelere haber oldu. O dükkanı 375 bin dolara almıştım. 6 ay sonra biri geldi 550 bin dolar verdi, devrettim. İkitelli’de döner imalatı kurdum. Dönercilere döner satmaya başladım. 2007’de de Hadımköy’deki bu yerimize taşındık. Şu anda üretimimizin yüzde 25’i kendi restoranlarımızda tüketiliyor.

Et için serbest bölge istiyoruz

BEREKET Döner Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Taşkıran, ‘döner ihracatı’nın önündeki en büyük engelin ‘serbest bölge yasağı’ olduğunu söylüyor ve “Şu anda et, serbest bölgede yasak. Bu kalksa, 2 milyar dolarlık döner ihracatı yapacak konuma geliriz. Orta Doğu’ya Almanya’daki üreticiler ihracat yapıyor. Türkiye’den talep çok yüksek. Biz neden yapmayalım” diyor.

Anadolu danası için ‘Helal’ organizasyonu

BEREKET Döner Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü M. Nezif Emek, 2013 ciromuz 100 milyon TL’ydi. Bu yıl ise 150 milyon TL olacak. Niksar’da da 1000 metrekare kapalı alana sahip süt ürünleri fabrikası kurduk. ‘Helal’ misyonumuz çok önemlidir. 2 yaşında, az kilolu danalar (erkek) seçilir. Müşahitlerimiz görürler kesime bizzat nezaret ederler” dedi.

Etin değerli kısmı lüks restoranlara

GENEL Müdür M. Nezif Emek, bir dananın yüzde 17’sinin kemik, yüzde 8’inin ise çok değerli et olduğunu belirterek şu bilgileri aktarıyor: “Aylık 1200-1500 arası dana kesiyoruz. Bu nedenle iyi bir ‘değerli et’ üreticisiyiz. Bonfle, kontrfile, antrikot gibi bölümleri İstanbul’daki lüks steakhouse’lara veriyoruz. Anadolu dışında dana ırkı kesmiyoruz. Hatta Trakya tarafından da kesmiyoruz.”

Sultanahmet’in ‘çakma’ savaşı

3. Kuşak Sultanahmet Köftecisi Mehmet S. Tezçakın, isim ve marka kullanım hakkının Tezçakın ailesine ait olduğunu belirterek, bunun dışında “Sultanahmet Köftecisi” adını kullananların tüketiciyi aldattıklarını ileri sürdü. Tezçakın, markalarını taklit eden onlarca işletme hakkında hukuki süreci başlattıklarını belirterek, “Davalardan, sonuçlananların tamamında lehimize karar verildi. Onbinlerce lira da tazminat ödemeye mahkum oldular. Sultanahmet köftecisinin taklitlerinin oluşturduğu pazarın 100 milyon lira dolayında olduğunu belirledik. Dedemin fotoğrafını kullanmalarını artık doğal görüyorum da benim fotoğrafımı bile dükkânına asan taklitçiler var’’ dedi.


Turizm yatırımı için 10 şehir

TÜRKİYE Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, “Kastamonu, Van, Kars, Trabzon, Mersin, Kütahya, Afyon, Hatay, Adana, Erzincan gibi illerimizin turizm geleceği çok parlak. Yatırımcılar, bu şehirlerdeki turizm yatırımı fırsatını kaçırmasın” dedi. Ulusoy ve beraberindeki heyet Kastamonu’yi ziyaret etti. Kastamonu’daki 1268 konağa, yerli ve yabancı yatırımcıları beklediklerini ifade eden Kastamonu Valisi Şehmus Günaydın da, bu konakları yatırımcılara tahsis etmek için her türlü kolaylığın sağlanacağını açıkladı. Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ise şu ana kadar 20’ye yakın kültür ve turizm projesi yapıldığını ve yapılmaya devam edeceğini belirtti.


Sakarya’da hazır giyim atağı

TEMMUZ ayında Sakarya’nın hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 494 artarak 1.4 milyon dolara ulaştı. TİM verilerine göre, Türkiye’nin en çok ihracat yapan 8’inci kenti Sakarya’da geçen ay 258 milyon 246 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı