ANKARA HABERLERİ

Benzerliğimiz çok

Dila DİNÇ
31.08.2009 - 00:00Son Güncelleme :

Bosna-Hersek Büyükelçiliği Müsteşarı Sabit Subasic, Ramazan’da oluşan atmosferin hep ilgisini çektiğine değinerek, iki halkın Ramazan alışkanlıkları arasındaki benzerliği dikkat çekti. Subasic, Türkiye’de kendisini evinde gibi hissettiğini söyledi.

Dila DİNÇ

BOSNA-HERSEK Büyükelçiliği Müsteşarı Sabit Subasic, Ramazanda oluşan atmosferin hep ilgisini çektiğini belirtti. İki halkın Ramazan adetlerinin benzerliği nedeniyle kendini evinde gibi hissettiğinin altını çizen Müsteşar Subasic, Ramazan’ın kendisi için neleri ifade ettiğini Ankara Hürriyet’e şöyle anlattı:

“Ramazan’da geleneksel olarak, ailem ve ben oruç tutarız. Ben, oruç tutacak kadar büyüdüğüm günden itibaren her yıl Razaman ayında oruç tuttum. Ramazan’ın yarattığı kendine has atmosfer hep ilgimi çekerdi, küçücük bir çocukken bile! Ramazan bizim için aile bireylerinin bir araya geldiği, beraber vakit geçirdiği bir zaman olarak algılanır. Benim ailem ne yazık ki burada değil, bazı nedenlerden dolayı Saray Bosna’da kalmaları gerekti.

Huzur getiriyor

Burada yalnızım ama Türkiye’de olmanın da benim için anlamı çok farklı. Ben Türkiye’ye ye geleli beş ay kadar oluyor. Dolayısıyla, daha önceden Türkiye’ye ziyaretlerde bulunmuş olmama rağmen, bu Türkiye’de geçirdiğim ilk Ramazan. Dolayısıyla, dostane bir açıklama olarak görürseniz Türkiye’deki Ramazanlar hakkında, Ramazan’ın da yeni başlamış olması nedeniyle çok deneyimim yok. Ramazan ayının yaşandığı tüm ülkeler de bazı kültürel farklılıklar olacağı aşikar ama genel anlamda geleneğin temeli benzediği için her yerde temel olarak huzuru getirdiğini söyleyebiliriz. Özellikle, belki de ben, kendimi doğup büyüdüğüm şehre duygusal olarak bağlı hissettiğim için, Saray Bosna’da geçen Ramazanlar dünya üzerindeki en güzel Ramazanlar olduğunu düşünüyorum. Bu görüşüm çok öznel tabii ki.

Ramazan’da Saray Bosna

Ramazan’ın iyi bir atmosfer yaratma özelliği olduğuna inanıyorum. İnsanlar huzurlu ve barışçıl olup, birbirlerine gülümsemeye başlarlar. İnsanlar arasında büyülü bir hava yarattığını ve insanları iyilik açısından çok daha iyi bir noktaya taşıdığını gözlemliyorum. Mesela, Saray Bosna’da iftar sonrasında sokaklar şık giyimli insanlarla dolup taşıyor. İnsanlar birbirleriyle sohbet edip, farklı farklı kafeleri geziyorlar. Bunların yanı sıra Ramazan Ayı süresince, bir çok kültürel etkinlik yapılıyor. Müzisyenler için özellikle çok büyük imkanlar sağlanıyor bu etkinlikler için. Bizde özellikle Ramazan’a özgü hazırlanan yemekler çok sevilir. Ramazan’a özel yemeklerimiz, geleneksel bağlantıların neticesinde Türkiye ile benzerlik göstermekte. Mesela, Ramazan’a özgü ‘Topa’ dediğimiz bir çorbamız var, yada somun ekmeği dediğimiz çok yumuşak pideye benzer bir ekmeğimiz var ve bizler bu yiyecekler olmadan iftar sofrasını düşünemiyoruz. Öyle ki, iftardan önce Somun ekmeği satan yerlerin önünde uzun kuyruklar oluyor. İnsanlar bazen saatlerce sadece bir tane Somun ekmeği alabilmek için bekleyebiliyor. Bize göre Somunsuz iftar, kötü bir iftardır. Türkiye’de Somun ekmeği var ancak, Saray Bosna’dakinden epeyce farklı. Ramazan Bayramı ise ülkemizde olağanüstü bir etkinliğe dönüşüyor. İnsanlar son derece şık giyiniyor, erkekler genelde takım giyiyor. Hatta mümkünse herkes yeni giysiler giymeye özen gösteriyor.”

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Benzerliğimiz çok haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.



ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ

14 Aralık 2017, Perşembe
  • İmsak
    06:08
  • Guneş
    07:55
  • Öğle
    12:54
  • İkindi
    15:18
  • Akşam
    17:32
  • Yatsı
    19:07
Sayfa Başı