Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Benimle delirir misin!

‘Tanrı delirtmesin’ demeyeceğim. O noktaya getirdi insanlar ve hayat bizi. Kimi saçma sapan davranışlarla gösteriyor kendini. Kimi de bilinçaltına bastırıyor deliliğini.

Hayat desen… O zaten zıvanadan çıkarmış çoğu kişiyi. Ekonomik sıkıntılar, bitmeyen dertler, günlük yaşama yetişme telaşı, yapılması – yetiştirilmesi gereken işler… Her şey üst üste gelmişken delirme de, gel çık işin içinden.

Başka neler delirtme noktasına getiriyor insanı?

Hani suyun, kızıp, 100 dereceye ulaşıp da kaynadığı nokta gibi…

Kazandığımız paranın aynı gün sıfırlanması. Bir de üstüne bulup buluşturup gerekli ödemeleri yapmak için verilen mücadele.

Çıldırtan trafik.

24 saatin yetmemesi. Mümkünse zamana ek saatler eklense.

Saygı ve hoşgörü yerine bastığı yere saygısızlık bitenler.

Bir olayı anlamak yerine anlayışsızlıkla üste çıkmaya çalışanlar.

Net bir olayı, karşınızdakine tane tane anlatmaya çalışıp çabalarken karşınızdakinin sizi tam tersinden anlaması.

Bazı saçmalıkların üst üste gelmesi…

Gel de delirme!

Yetiştirmem gereken işlerle boğuşurken ard arda gelen telefon ve mail trafiği…

İşleri yetiştirmek için koşturmaca…

Yapılacak ödemeler…

Üstüne trafik…

İlgilenilmesi gereken bir ev…

Bunların üstüne karşımdaki insan, yaptığım net açıklamaları rağmen ısrarla anlamamak için direnirken…

Delirme noktasına gelmişken yani.

Ya sabır, ya sabır derken…

Telefonum çalıyor.

Açıyorum.

Necmi (Yapıcı) telefonun diğer ucunda.

‘Melike, benimle delirir misin?’ diyor.

‘Hıh, tam zamanında’ diyorum içimden gülümseyerek.

Hem ‘Mehtap da var’ diyorum.

Gülüyoruz.

‘Aynen’ diyor.

Mehtap dediğim, oyuncu Mehtap Bayri.

‘Tamam geliyorum, delirmeye’ diyorum.

Ve gidiyorum.

Günümüzde yaşanan kadın – erkek ilişkilerini; tanışmalardan, ilişkiye başlandıktan sonra karşılıklı beklentilerin nasıl da değiştiğinden, teknolojinin ilişkileri, insanları ve hayatı başkalaştırarak değiştirdiğinden, başlarken uçuşan ilişkilerin bir süre sonra nerelere estiğini ince göndermelerle bizi bize anlatan bir oyun izliyorum.

‘Benimle Delirir misin’ oyununu.

Necmi, zaten alem adam.

Muzip, fırlama…

İzleyenleri avucuna almayı iyi biliyor.

Mehtap’la da sahnede iyi bir ikili olmuşlar.

İlişkilerdeki yaşananları, kahkahalarla nakışladıkları ince göndermelerle…

Hepimizin ilişkilerinde yaşadıklarını izlerken, oyuncuların yerinde hepimiz varız aslında.

Kendimizi izliyoruz bir bakıma.

Aynı şeyleri biz de yapıyoruz ve yaşıyoruz çünkü.

İzlerken kahkahalarla gülüyoruz.

Gülerken de düşünüyoruz.

Mine Artu’nun yazıp, Necmi Yapıcı ve Mehtap Bayri’nın rol aldığı ‘Benimle Delirir misin’ oyunuyla, iki saatlik bir nefes alma molası dönüşümde, gülmenin, kahkahanın, ilişkilerdeki yaşanan tatlı şeylerin – tuzu biberi olan tartışmaların bile aslında hayatımıza kattığı hoşlukları düşünmeden edemiyorum.

Çünkü hayat zaten yeterince zor. Hiç olmazsa ilişkilerdeki ve hayattaki bazı şeylerin farkına varabilsek…

Ve tadını çıkarabilsek o anların.

Ama nerdeeee…

Bana iyi geliyor bu delirme.

Dedim ya, bazen zorlayan bazen yokuşa süren hayatı; adımlarken yanımızda bize el vererek, gerek kahkahalarla gerek hüzünlerle beraber yürüdüğümüz insanlar, yaşamı zorlaştırmak yerine keşke şunu dese:

Hayattaki her şeye rağmen ‘Benimle Delirir misin’
              
BENİMLE DELİRİR MİSİNN

28 Ocak 2012 - 20:30 - Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

18 Şubat Cumartesi – 20:30 - Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

19 Şubat Pazar - Rize

20 Şubat Pazartesi - Trabzon

21 Şubat Salı - Ordu

28 Şubat Salı - Kayseri

29 Şubat Çarşamba - Ankara

'BENİMLE DELİRİR MİSİN' OYUNUNDAN FOTOĞRAFLAR

X