Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Benim kitaplarım

Emin ÇÖLAŞAN

Binlerce kitabı barındıran bir ev ve gazete odası... Bu konuyu zaman içerisinde çok düşündüm. Bu kitaplar niçin sadece benim elimin altında olsun, niçin sadece ben yararlanayım? Sonuçta kitaplarımın önemli bir bölümünü bağışlamaya, toplumun hizmetine sunmaya karar verdim.

Kültür Bakanlığı kütüphanelerine geçen yıl 500 dolayında kitap armağan ettim. Teşekkür yazısı yazdılar, çerçeveletip kitaplığıma koydum. O yazı artık 500 kitap yerine geçiyor.

Epeyce kitabımı yakında ODTÜ Mezunlar Derneği kitaplığına vereceğim.

***

Kitaplarımın arasında bir de yazarlarından imzalı olanlar var. Bunları yıllarca ayrı bir yerde ve özenle korudum... Ve imzalı kitaplarımı Başkent Üniversitesi Kütüphanesi'ne bağışladım.

Bu güzel üniversite, Rektör Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibinin eseri. Ankara'da yoktan var ettiler. İki bin öğrencisi ve seçkin öğretim kadrosuyla pırıl pırıl bir eğitim yuvası.

Evet, Başkent Üniversitesi'ne tam 1,290 adet imzalı kitabımı bağışladım. Yazarları tarafından bana imzalanıp armağan edilmiş her türden kitaplar. Ülkemizin en ünlü yazarlarından, ismini bilmediğimiz amatör yazarlara kadar geniş bir kesimin eserleri... Hepsi de eserlerine alın teri, göz nuru dökmüş ve lütfedip bana imzalamış.

Başkent Üniversitesi'nde önceki gün sade bir tören yapıldı. Kütüphanede benim adıma bir köşe açmışlar, büyük boy resmimi koymuşlar. Kitaplarım konulara göre ayrılmış, raflara dizilmiş. Törende Haberal konuştu, ben konuştum ve bir teşekkür plaketi aldım.

Şu anda evimde yaklaşık 400 adet daha imzalı kitabım var. Onları da zamanı gelince Başkent Üniversitesi'ne vereceğim.

***

Kitapta imza çok önemlidir. Manevi yönden en değerli anı, en değerli armağandır. Hiç abartmadan söylüyorum, bugün on binlerce evde benim de imzalamış olduğum kendi kitaplarım var.

Benim yazdığım, üzerinde aylarca çalıştığım, alnımın terini, gözümün nurunu, beynimi döktüğüm, inançlarımı ve yüreğimi ortaya koyduğum tam 14 kitap.

***

İlk imzalı kitabıma iki yaşında iken sahip olmuşum.

‘‘Oğlum Emin Çölaşan'a. İkinci yaşında ilk kitabın. Baban Umran Çölaşan. 14 Mart 1944’’.

Rahmetli babamın bana imzalayıp armağan ettiği üç cilt kitabın adı:

‘‘Nutuk. Gazi Mustafa Kemal’’.

Babam her cildini ayrı ayrı imzalamış, iki yaşındaki oğluna hediye etmiş.

Sonraki yıllarda babamın kendi yazdığı ve bana imzaladığı meteoroloji kitapları...

***

Babamdan sonra ilk imzalı kitabımı, ODTÜ öğrencisi olduğum dönemde ekonomi hocam Ergin Günçe armağan etmişti. Gencölmek isimli şiir kitabı.

‘‘Emin Çölaşan'a... Bu kitap hızlı yaşamaya, çabuk ölmeye ve güzel bir cesedi olsun istemeye karşı bir direniştir. Bütün gencölenlere yakılmış bir ağıttır.

Sakın gencölme.

29 Aralık 1964 Ergin Günçe’’.

Bana ‘‘Sakın gencölme’’ diyen hocam Ergin Günçe, maalesef ‘‘gencöldü’’. Onu uzun yıllar önce bir uçak kazasında yitirdik...

Ve yıllar içerisinde, günümüze kadar yazarları tarafından ismime imzalanan 1,700 dolaylarında kitap...

Bir koleksiyon. Başlı başına bir hazine.

***

Kitaplarımı niçin bağışlıyorum, niçin armağan ediyorum? Bir evde duran kitaplar, eğer mutlaka elinizin altında bulunması gerekmiyorsa, daha geniş kesimlerin yararlanmasına açılmalı. Buna inanıyorum.

Türkiye'de kitap okumak istediği halde okuyamayan milyonlarca insan var. Bu yaptığımın yol olmasını, kitap bağışlarının artmasını istiyorum.

Kitaplarınızı bağışlayın. Bu konuda cimri olmayın. Başkaları da o kitaplardan yararlansın. Üniversitelere, okullara, ilçelere, derneklere, halk odalarına ve çeşitli yerlere armağan edin. İnsanlar okusun, öğrensin, aydınlansın.

***

Dedem, annemin babası Refik Şevket İnce, bir kolu sakat kalmış Balkan Harbi gazisi. İlk Meclis'te Saruhan milletvekili ve Atatürk'ün Adalet Bakanı. Aynı dönemde Kastamonu İstiklal Mahkemesi üyesi. İstiklal Harbi süresince asker kaçaklarını, vatan hainlerini, casusları, bozguncuları, isyancıları yargılayan bir hukukçu.

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıyla birlikte vatan için kelle koltukta mücadele vermiş bir yurtsever, sivil kahraman.

Dedem daha sonraki yıllarda da milletvekili olarak görev yaptı. Demokrat Parti döneminde ilk Adnan Menderes hükümetinin Milli Savunma Bakanı ve sonra Devlet Bakanı oldu. 1955 yılında vefat etti.

Dedemin İzmir'deki evinde çok görkemli bir kütüphanesi vardı. Büyük bir salonun dört duvarındaki kitaplıklar, tavana kadar doluydu.

Ölmeden önce vasiyet etmiş. Bence bir hazine değerindeki binlerce kitabını, o yıllarda yeni kurulan Ege Üniversitesi'ne bağışlamış. O kitaplardan bizi yoksun bıraktığı için geçmişte dedeme biraz kızardım!

Şimdi ise ne kadar doğru bir iş yapmış olduğunu anlıyorum.

İsmi orada, üniversite kütüphanesindeki ‘‘Refik Şevket İnce’’ köşesinde de yaşıyor.

***

Evet, kitap bağışlamak gerçekten güzel şey. Herkesi, bunu yapmaya çağırıyorum.

Siz de bağışlayın.

Başkalarına da okuma fırsatı verin.

Kütüphanelerde sizin de adınıza köşeler açılsın, isimleriniz oralarda yaşasın.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI