"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Benim dilim yoruldu

Kızımın bitirmesi gereken bir kitap var.

Ayıptır söylemesi, kitabı ben seçtim ve kızımı da okumaya zorladım.

 

Hatta şu anda size eğer okuyup bitirmezse ne yapacağımı, yani neyle tehdit ettiğimi itiraf etmeye dilim varmıyor. Utanıyorum yaptığımdan; ama yaptım işte. Anneler de arada bir yapmayın denilen şeyleri yapmak zorunda kalırlar ve inanın işe de yaradığı olur ki benim örneğimde neredeyse oldu oluyor, kitap ha bitti ha bitecek J.

 

<ı style="mso-bidi-font-style: normal">(Uzmanların dediklerini yapamadığım ve içgüdülerime yenildiğim için biliyorum ki bu yaptığım kötü sayılmaz, sayılmayacak, sayılmasın ne olur! Niyetim iyi, tesellim budur...)

 

Kitap benim için çok önemli bir kitap.

 

Kendi çocukluğumun ilk okuduğum kitaplarından biri... Jose Mauro de Vasconcelos’ un Şeker Portakalı...

 

Kitabı kızıma almak için günlerce deli gibi aradım. Hiçbir yerde yeni baskısı yok, kalmamış ve basılmıyor. Kitapçılarda satılmıyor, internette ikinci el bulunca sevinçten havalara zıpladım.

 

Zaten ikinci el kitabı hep daha çok severim. Okunmuş yaşanmış, anısı olmuş bir kitap. Kızım da şaşırdı içinde başka bir küçük çocuğa ait el yazısı görünce... Hayaller kurduk o çocuğun kim olduğuna, neler yaptığına dair bir süre.

 

Neyse.

 

Kitap geldi ve zar zor okunmaya başlandı.

 

Önce mırın kırın etme sonra kitabın içine düşme hali derken sonunda “Anne ben bu gece sabaha kadar uyumak istemiyorum; çünkü kitap okumak istiyorum...” şeklinde kızımı deli gibi sardı Şeker Portakalı.

 

“Tamam.” dedim bende.

 

Sabaha kadar kitap okumak isteyen çocuğuna “Hayır evladım saat 8’ de yataktasın.” diyen biri çıkar mı bu devirde?

 

Çıkmaz ve çıkmasın zaten bence de.

 

İkinci neyse...

 

Bizimki bir heyecan okudukça okudu kitabı. Ama uyuya kaldı.

 

Sabah kalkınca yeniden okumaya başlamış. Derken bana işe bir telefon ve konuşmamız aynen şöyle...

 

- Annecim benim dilim yoruldu!

 

- Dilin mi yoruldu?

 

- Evet annecim.Kitap okumaya biraz ara verebilir miyim, dilim ağrıdı da?

 

????

 

Durdum ve kahkahayı bastım!

 

Bayıldım kızımın bu ifadesine. Bayılıyorum çocuk aklıyla anlatılan her duygu ve düşünceye.

 

Kitabı okurken gözü değil de, dili yorulmuş kızımın.

 

Ne kadar hoşuma gitti anlatamam size.

 

A aaaa....

 

E anlattım bile J.

 

Yonca

“narenciye”

X