Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Benim de saçmalama hakkım var

Seçim sonuçlarıyla ilgili benim de iki çift lafım olacak naçizane.<br><br>Ama neden naçizane olsun?

Çok bilenlerin aslında nasıl da hiçbir şey bilmediklerini gördük 22 Temmuz’da.

Diyeceğim, benim de saçmalayacak olma ihtimalim herkes kadar. Ve de saçmalamak hakkım.

O halde başlayabilirim.

Baykal çekilmemekte çok haklı.

"Çiller ve Yılmaz çekildi de ne oldu? Partileri yok oldu"
demiş.

Yanlış mı?

Bir kere kendisi de çekildi, yerine Altan Öymen genel başkan oldu biliyorsunuz...

E, ne oldu?

CHP en "silik" dönemini yaşadı. Altan Öymen gibi parlak bir isme rağmen.

Şunu bilir şunu söylerim, hezimetten sonra lider değişikliği hiçbir işe yaramıyor. Bir sürü örneğini gördük "sağ"da, "sol"da.

Çünkü aslında parti miadını doldurmuş oluyor.

Şöyle söyleyeyim, "Ecel gelmiş cihane, liderin kifayetsizliği bahane."

Yani CHP Baykal yüzünden oy kaybetmedi bana göre.

Evet sevmeyeni çok ama buna rağmen, oyunu CHP’ye verecek olan verdi. Sırf Baykal’a kızdığı için gidip başka partiye oy atan olduğunu hiç sanmıyorum.

Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz ki, Türkiye "sol"u sevmiyor. Belki Müslüman kimliğinden, bilmiyorum.

"CHP’nin solculuğu mu kaldı?" diyeceksiniz. Bunu siz biliyorsunuz, Anadolu’daki insan bilmiyor. Haberi yok söylemlerden falan. CHP’yi solcu, hatta komünist, hatta dinsiz bellemiş, öyle gidiyor ve öldürseniz oyunu vermiyor.

Önceki yılları bir düşünün isterseniz... Kaç tane "seçim zaferi" var solun? Arada hasbelkader bir "çıkış", sonra ilk seçimde "güm!"

Ezip geçenler hep sağ partiler.

Bu seçim, CHP’nin en şanslı olduğu seçimdi üstelik. Hep beraber gördük neticeyi. İttire kaktıra, bu kadar işte!

İsveç’ten sosyal demokrat lider ithal etsek, olacağı bu kadardır, bundan fazla değil.

Dediğim gibi, Türkiye’nin hamurunda "sağ" var çünkü. 112 milletvekilini öpüp başımıza koyalım.

"Cumhuriyet mitinglerinde bayrak sallayanlara ne oldu?" diyoruz...

Ne olacak, gidip CHP’ye oy verdiler.

Evet, hesap ortada.

Kaç kişi vardı Çağlayan mitinginde?

1 milyon.

Kaç oy çıktı CHP’ye İstanbul’dan?

1.5 milyon.

Demek ki seçmenin sandık başında şaştığını söyleyemeyiz.

Bizi duyan da mitingde 70 milyon vardı, CHP seçimde sıfır oy aldı zannedecek.

Hiçbir iktidardan korkmadım bugüne kadar.

DTP tek başına hükümet kursa kılım kıpırdamaz.

Ya da hangisiyse en marjinal "sağ" parti...

İsterseniz "cahil cesareti" deyin benimkine, isterseniz "aymazlık..."

İşlerin iç yüzünü bilmediğimden de olabilir. Ha, belki de bugüne kadar kimse gelip bizi kesmediği içindir korkusuzluğum.

Gençler bilmez, bu ülke insanının ömrü birilerinin gelip kendilerini keseceğinden korkmakla geçmiştir.

O birileri zamana göre değişir.

Hálá "bekliyoruz" işte.

Fakat ben "umudumu" kestim, dolayısıyla korkmuyorum artık.

AKP seçmeni, ülkenin rotasını değiştirmek üzere, misal Arabistan’dan getirtilmiş "bindirilmiş kıta" değildir.

Onlar dün AP’ye, DYP’ye, ANAP’a oy vermiş insanlardır.

340 milletvekili de öyle.

Bir başka deyişle "sağda birlik" protokolsüz falan kendiliğinden gerçekleşmiştir. Yeni partinin adı AKP’dir.

Bu hükümetin geçmiş hükümetlerden farkı yoktur.

Adam kayırmaları, suiistimalleri, yiyicilikleri, beceriksizlikleri olur en fazla. Ötekiler gibi. Ben de ötekilere kızdığım gibi kızarım bunlara da. Beğenmem, eleştiririm. Ama korkmam.

Bakmayın siz zaman zaman şeriat, başörtüsü esprileri yaptığıma... En sevdiğim lafı tekrar edeyim "Taçlanan baş akıllanır."

Korkusuzluğum biraz da bu lafa olan inancımdandır.

Sahiden de orada, yani iktidar koltuğunda bir şey var. Oturan merkeze çekiliyor. İdeoloji falan kalmıyor. DTP’yi oturtun, ona da aynı şey olmazsa, ben buradayım.

Ha, korkulan olursa...

Ilımlı İslam cumhuriyeti falan...

E, kısmette varsa, ne diyelim artık...

Neticede adamlar devrim yapmadılar, seçimle geldiler.

Tamam, CHP’ye oy verenlerin oyu 2, AKP’ye oy verenlerinki 1 sayılsa iyi olur da... Olmuyor işte demokrasilerde, ne yapacaksınız.

Bükemediğiniz eli öpeceksiniz.

Ya da demokrasiden vazgeçeceksiniz.

Televizyonlarda habire şu soruya cevap aranıyor:

"Neden AKP kazandı?"

Bilmiyorum, CHP kazansaydı bunun da nedenini böyle uzun uzadıya tartışırlar mıydı?

Pek sanmıyorum.

O doğal bir netice olurdu zira!

Oysa şimdi dümyanın en garip hadisesi gerçekleşti ve AKP kazandı, bunu anlamaya çalışıyorlar!

Garip olan, Türkiye’de patlamayı her zaman "sağ" partilerin yapmasının doğal olduğunu hálá anlayamamış olmamızdır.

MIŞ MUŞ

 Hülya Avşar "Türbana özeniyorum" demiş.

Aslında pardösüye de özense iyi olur; "ters ışık" falan var biliyorsunuz...

 Kimden hoşlanacağımıza "beyin kabuğu" karar veriyormuş.

Biz alışkınız, düne kadar ne zaman denize gireceğimize de "karpuz kabuğu" karar veriyordu.

 Antalya sahilleri 51 dereceyi görmüş.

O da bir şey mi, "Antalyalı" yüzde 46.5’i gördü.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI