"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Benim de kolesterolüm yüksek

Kolesterol konusunda da sık yapılan bazı yanlışlar var. Örneğin kolesterolünüzün yükselme düzeyi çok önemli.

Kolesterol seviyesi ne kadar yüksekse risk o kadar artıyor. Ama bu yüksekliğin ne kadar süre ile devam ettiği de bir o kadar önemli. Çok sık yapılan bir başka yanlış da en düşük kolesterol değerinin en iyi durum olduğunun sanılması.

40-50 yıl önce kolesterol yüksekliğinin önemi pek bilinmiyor, bugünkü kadar önem verilmiyordu. Günümüzde, kolesterol yüksekliğinin özellikle kalp damar hastalığı riskini arttırdığını bilmeyen kalmadı. Aslında tehlikenin kolesterolün ne kadar yüksek olduğunda başladığı ve bu maddenin hangi mekanizma ile damar sertliğine yol açtığı hala tam olarak bilinmiyor. Yine de tıbbi araştırmaların neredeyse tamamı kolesterolü yüksek olanların kalp hastalığına yakalanma ihtimallerinin normal kişilerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Kolesterol konusunda da sık yapılan bazı yanlışlar var. Örneğin kolesterolünüzün yükselme düzeyi çok önemli. Kolesterol seviyesi ne kadar yüksekse risk o kadar artıyor. Ama bu yüksekliğin ne kadar süre ile devam ettiği de bir o kadar önemli. Çünkü yüksek kolesterolün etkisi akşamdan sabaha hemen ortaya çıkmayabiliyor. Diğer taraftan damarlarınızın durumu ve genetik riskiniz de ciddi bir önem taşıyor. Eğer yüksek riskli bir aileden geliyorsanız sizin için çok yüksek olmayan kolesterol değerleri bile önem kazanabiliyor.

DİĞER FAKTÖRLER DE ÖNEMLİ

Ayrıca diğer kan yağlarınızın da bilinmesi gerekiyor. Çünkü eğer iyi kolesterolünüz yüksekse hafif veya orta düzeydeki kolesterol yükselmelerinde ilaç kullanılmıyor, o kişiler sadece izleniyor. Örneğin iyi kolesterolü 80’in üzerinde olan bir hanım hastada kötü kolesterolün 160 civarında olması (eğer genetik risk yüksek değilse) hoş görülebiliyor.

Diğer taraftan sağlığınızın ne durumda olduğu da karar vermede etkili. Örneğin şeker hastalığınız, hipertansiyonunuz varsa orta derecede kolesterol yükselmeleri bile- hele bir de iyi kolesterolünüz çok azsa- önem kazanabiliyor. Kısacası kolesterol yüksekliğinin ilaçla tedavi edilip edilmemesine karar vermek ciddi bir tecrübe gerektiriyor.

Çok sık yapılan bir başka yanlış da en düşük kolesterol değerinin en iyi durum olduğunun sanılması. Kolesterol seviyesinin sıfır olması halinde yaşamınızı sürdürmeniz mümkün olmuyor. Hiç kolesterol olmasaydı insan türü yok olurdu ve biz ölürdük! Temel’in fıkrasına benzedi ama (!) eğer kolesterol olmasaydı erkekler testosteron, kadınlar da östrojen hormonlarını üretemez ve bir sonraki kuşak meydana getirilemezdi. Diğer taraftan kolesterolün aşırı düşmesi de bazı sağlık problemlerine yol açabilecek gibi görünüyor.

Ben ne yapıyorum?

Kolesterol düşürücü ilaçları olur olmaz kullanmaya çoğunuz gibi ben de sıcak bakmıyorum. Benim de hafif bir kolesterol sorunum var. Genetik riskim çok düşük görünüyor. Başka bir sağlık sorunum da yok. LDL kolesterolüm genellikle 140 civarında seyrediyor. Ama HDL kolesterolüm 55’in üzerinde olduğu için ilaç kullanmayı düşünmüyorum. Dikkatli bir beslenme planı uygulayarak LDL kolesterolümü azaltmaya ve sürekli egzersiz yaparak HDL kolesterolümü 60’ın üzerine çıkarmaya çalışıyorum. Nasıl mı besleniyorum? Ne hamburger ne de sosis yiyorum! Pizzayı, rizottoyu çok sevmeme rağmen ölçüyü asla kaçırmıyorum. Pizzanın sebzelisi, rizottonun kremasızı ve mantarlısı ile yetiniyorum. Sucuklu yumurtayı iki haftada bir, eğer dayanamazsam en çok haftada bir yiyorum. Tereyağını, margarini çoktan unuttum. Zeytinyağını ve zeytinyağlı sebzeleri tercih ediyorum. Genelde yağ tüketimimi de azaltmaya çalışıyorum. Süt ürünlerini asla tam yağlı olarak yemiyorum. Yoğurdun, peynirin yağsız veya yarım yağlı olanlarını kullanıyorum. Sakatat evimizin kapısından bile giremiyor. Mandıra ürünleri belki yılda bir iki defa pazar sabah kahvaltısında konuğumuz varsa masada yer alabiliyor. Eşim Mihriban Hanım (aynı zamanda sağlık koçumdur) sabah kahvaltılarına stanol eklenmiş bir yoğurt içeceği de ilave etti. Sesimi çıkarmıyor, uslu uslu onu da içiyorum.

HANGİ DEĞERLER GÜVENLİ?

Eldeki verilere göre sağlıkla ilgili birçok konuda olduğu gibi kolesterol konusunda da makul bir noktada durmak gerekiyor. LDL kolesterolünüz 100 civarında (130’u geçmesin), HDL kolesterolünüz 50-60 civarında (40’ın altına düşmesin), toplam kolesterolünüz 180 civarında (200’ün üzerine çıkmasın) ise pek korkunuz olmasın.

Anlatmak istediğim şey şu. Eğer çok yüksek riskli biri değilseniz (kalp krizi geçirmemiş, stend takılmamış, by-pass ameliyatı olmamışsanız, LDL kolesterolünüz çok yüksek, HDL kolesterolünüz çok düşük değilse) kolesterol savaşına doğrudan ilaç kullanarak değil yaşam tarzınızı yeniden şekillendirerek başlayın. Çünkü kolesterole karşı alacağınız önlemlerin çoğu zaten sağlıklı beslenme önlemlerinden farklı bir şey değildir.

Kolesterol yüksekliğinin nedeni ne?

Kolesterol seviyelerinizi yani HDL ve LDL’nizi genetik yapınız, beslenme alışkanlıklarınız, kilonuz ve egzersiz alışkanlığınız belirliyor. Stresin kolesterol yükselmesine zannedildiği kadar ciddi bir etkisi yok. Özellikle kötü kolesterol LDL yüksekliğini belirleyen temel faktörün genetik yapınız olduğu biliniyor. Daha az oranda, fazla miktarda kolesterol zengini yiyecekleri yiyenlerde doymuş yağlar (tereyağı, tam yağlı süt ve süt ürünleri, iç yağı, kuyruk yağı ve doymuş yağlardan zengin bitkisel yağlar özellikle palmiye yağı) LDL kolesterolü artabiliyor. Kaba bir hesapla kandaki toplam kolesterol miktarının %70’i genetik faktörlerin kontrolü altında karaciğerde üretiliyor. Yiyip içeceklerin etkisi %30’u geçmiyor. Sağlıklı bir vücudun günde 1000 mg civarında kolesterole ihtiyacı var. Gıdalarla alınan kolesterolün işte bu nedenle günde 200-300 mg’ı geçmesi arzu edilmiyor.

Doğal kolesterol düşürücülerden faydalanın

İnsanlar yaşamlarını sürdürmek için kolesterol yapmak zorundalar. Bitkiler de öyle. Bir insan hangi nedenle kolesterol üretiyorsa (hormon ve vitamin yapmak vs) bitkiler de aynı nedenle sterol veya stanol adı verilen kolesterole benzer maddeleri üretiyorlar. İnsanların ürettiği kolesterol ile bitkilerin ürettiği sterol ve stanollerin kimyasal yapıları birbirine çok benziyor. Eğer bağırsaklara yeterli miktarda sterol veya stanol ulaştırılabilirse, bağırsaklardan yiyeceklerle alınan veya safrayla bağırsağa dökülen kolesterolün emilimi bir hayli azalıyor. Dolayısıyla kolesterol seviyelerinde damarlara yararlı olabilecek oranlarda bir düşme görülüyor. Bu oranlar ortalama olarak toplam kolesterol için %10, kötü kolesterol LDL için %10-15 civarında bulunuyor. Günde 2 gr civarında bitkisel sterol ya da stanol yemek bu başarıyı yakalamak için yeterli görülüyor. Bu oranları sakın küçümsemeyin. Oran küçük olsa da sağlığınızda büyük farklılıklar yaratıyor. Bunu başarmak için içine bitkisel sterol veya stanol eklenmiş süt ürünlerinden ve diğer besinlerden yararlanabilirsiniz. Meyve, sebze ve tahıllarda bol miktarda sterol ve stanol bulunduğundan bu yiyecekleri daha çok tüketebilirsiniz. Zeytinyağından da aynı amaçla faydalanmanız mümkün. Bazı ülkelerde bitki sterolleri meyve sularına hatta atıştırmalık yiyeceklere bile eklenebiliyor.
X