Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Benim bir duyumum var

YOLSUZLUK söylentilerinden rahatsız olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen pazar günü topladığı AKP il başkanlarını şöyle uyardı:<br><br>"Bazı teşkilatlardan burnumuza pis kokular geliyor. Bu işlere bulaşanları ayıklayın. Böyle bir duyum alan bilgisiyle, belgesiyle bana ulaştırsın."

Hassasiyeti bununla sınırlı kalmayan Erdoğan, devam etti:

"Yönetime girip ihale isteyenlerin partimizde işi olamaz. Gitsinler müteahhitliklerini başka yerde yapsınlar. Bu kişilere zerre kadar tolerans yok."

Ben de bu söylemden güç alarak bir duyumumu aktarmak istiyorum.

BÜROKRASİYLE İÇ İÇELİK

Gerçekte duyumumun yanında elimde bir de belgem var.

Belgedeki olay, güneydeki sınır illerimizden birinde geçiyor.

İlin bir milletvekili, partiye yakın diye Y.A.'nın ildeki bir ilçenin devlet hastanesi müdürlüğüne atanmasına referans veriyor.

Y.A., bir süre sonra aynı referansla il merkezinde doğumevi müdürü oluyor.

Neden bilinmez; atamadan sonra Y.A., büyük harflerle yazılmış, "... doğumevi onarım işleri" başlıklı bilgisayar çıktısıyla vekilin yanına geliyor.

Yazıda alt başlıklar da, "çatının yaptırılması", "jeneratörün yenilenmesi", "kireç giderici ve hidrofor sisteminin yenilenmesi", "ikinci ve zemin katın ve hastane girişinin tüm kapı, pencere, duvar ve tavanlarının yenilenmesi", "mutfak havalandırma sisteminin tamiratı" diye sıralanmış.

Alt başlıkların karşısında ise elle yazılmış isimler var.

(Sadece baş harflerini yazıyorum) Birinci madde karşısında M.B., ikincide "40-50 milyar", üçüncüde A. ve M., dördüncüde de M.İ. adları görünüyor.

Bendeki bilgiye göre bu kişilerden M.B., milletvekilinin ikinci derece akrabası ve AKP il disiplin kurulu üyesi, kardeşi ise ilçe yönetim kurulu üyesi; A. ve M.'den 'M.' AKP il genel meclisi üyesi, 'A.' da kardeşi; M.İ. ise AKP il yönetim kurulu yedek üyesi.

Bir süre sonra bu ihaleler gerçekleşiyor; ancak ihalelerin maddelerin karşısında adları yazılı AKP'lilere değil başkalarına verildiği ortaya çıkıyor.

İHALE OLMADI TAYİN ÇIKTI

Bunun üzerine Y.A.'yı çağıran milletvekili, hesap soruyor.

Milletvekili, Y.A.'nın başka hesap içinde olduğunu düşünüyor.

Tesadüf bu ki bir süre sonra Y.A., aynı ilin küçük bir ilçesindeki devlet hastanesine vekil müdür olarak atanıyor.

Y.A. da soluğu biri muhalefetten, biri AKP'den iki vekilin yanında alıyor.

"Falanca milletvekili, benden ihale listesi istedi; kimlerin alacağını da el yazısıyla karşılarına yazdı" deyip elindeki belgeyi de teslim ediyor.

Öbür milletvekiline de, "Ben şu isimlere gittim" haberini gönderiyor. Yine ilginçtir ki bu aşamadan sonra Y.A.'nın vekáleti asalete çevriliyor.

Bu arada diğer milletvekilleri hem durumu araştırıyor, hem de iddiaya konu edilen arkadaşlarıyla görüşüyor ve belge konusunda ikna oluyorlar.

Milletvekili bu işten çıkar elde etmediğini, parti teşkilatına yardımcı olmak istediğini belirtip, "Zaten gerçekleşen bir ihale de yok" diyor.

İhale gerçekleşmemiş tamam; ama ortada AKP milletvekilleri ile teşkilatının bürokrasiyle nasıl iç içe geçtiğini gösteren bir tablo var.

Başbakan bu konuya küçük bir ilgi gösterirse eminim, bu örnekten dahi çok olumlu sonuçlar çıkarılabilir.
X