Dünya Haberleri

    Beni onlar kurtardı

    ZEYNEL LÜLE - LİBYA
    25.02.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Libya’da gözaltına alınan Hürriyet Muhabiri Zeynel Lüle, 9 saat süren sorgulamayı anlattı. Libyalıların Türkiye ve Türkleri çok sevdiğini söyleyen Lüle, “Başbakan Erdoğan’ın ‘One Minute’ çıkışı, Libya’daki sorgulanmam sırasında işe yaradı.

    DÖNEN TÜRKLERİN ÖBJEKTİFLERİNE YAĞMA VE DÖNÜŞ ANLARI BÖYLE YANSIDI / Foto Galeri

    FERİBOTLARLA TÜRKİYE'YE DÖNDÜLER / WEB TV

    BİNGAZİ'DE MAHŞER GECESİ / FOTO GALERİ 

    İŞTE LİBYA'DAKİ DEHŞET ANLARI / WEB TV

    Sorgu sırasında bir rütbeli de, Kanal D kameramanına ‘Ben Murat Alemdar’ım, yanımdaki de Memati’ demiş. Meğer Kurtlar Vadisi’nin Polat Alemdar’ı, Libya’da Murat Alemdar diye tanınıyormuş” dedi. İşte Libya’daki sorgunun detayları...

    TAM bir haftadan beri kaos içindeki Libya’da bir Türk’ün kurşunlanarak öldürüldüğü haberini alır almaz tek düşüncemiz, o bölgeye gidip bilgi almak ve 27 yaşındaki Yunus Emre Çelik’in öldürüldüğü yeri fotoğraflamak oldu. Önceki gün Libya’ya ulaşan Kanal D muhabiri Cem Tekel ve kameraman İsmail Umut Arabacı’yla birlikte olay yerine gittik. ‘Salı Pazarı’ olarak tercüme edilen ‘Suk al-talat’ semtine ulaştığımızda, Türk şirketi Anayurt inşaatının gerçekleştirdiği binaları gördük. Yunus Emre’nin hayatını kaybettiği kule vinçler de oradaydı. Etrafında birkaç tur attıktan sonra sakin bir yerde durduk ve araçtan inerek ben 2 kare fotoğraf çektim, Kanal D’deki arkadaşlar da bir dakika bile sürmeyen çekimlerini gerçekleştirdiler. Daha birkaç saniye olmuştu ki, yanımızda 5-6 araç birden bitiverdi. /images/100/0x0/55ea2191f018fbb8f86d22f4

    Soyguncu gibiler

    Araçlardan inen sivil kıyafetli ve daha çok ‘soyguncu’ olduklarını düşünebileceğim insanlar bağırmaya başladılar. Araçlardan birinden orta yaşlı ve asker kıyafetli biri indi ve bizim elimizden kameralarımızı alıp kendi araçlarına binmemizi emretti. Bizim aracımızı da onlar kullanarak, bulunduğumuz yere 500 metre mesafedeki yeşil demir kapılı bir binaya götürdü. Tek tek sorguya aldılar. Bir müddet bekledikten sonra, ‘Albay’ olduğunu tahmin ettiğim bir Libyalının odasına götürdüler.

    Ülkemizi yıktırmayız

    Manzara şuydu: Yağmurlu ve buz gibi bir havada, üstünde eşofmanı, ayağı çıplak, terlikli bir şahıs. Deri ve tahta mobilyalı bir masaya oturmuş, sigara üstüne sigara içiyordu. Bu manzarayla onun asker olduğunu düşünmeniz imkansızdı. Önce pasaportlarımızı aldı ve bize birer kahve sipariş etti. Şansımız, yanımızda Libya’da uzun yıllar yaşamış olan Türk işadamının olmasıydı. Hiç değilse meramımızı anlatabiliyor ve onun tercümanlığıyla sorulan sorulara cevap verebiliyorduk. Önce Libya’yı çok sevdiğini, yabancıların bu ülkeyi yıkmasına izin vermeyeceklerini, Muammer Kaddafi’nin dünyanın en büyük /images/100/0x0/55ea2191f018fbb8f86d22f6lideri olduğunu söyledi.

    Türkleri seviyorlar

    Ardından Türklere ve Türkiye’ye olan sevgisini dile getirdi. Başbakan Erdoğan’ın ‘One Minute’ çıkışının, Libya’daki sorgulanmam sırasında işe yaradığını rahatlıkla söyleyebilirim. Seyretme imkanını bulamadığım ancak hep duyduğum Kurtlar Vadisi dizisi daha çok işe yaradı çünkü bizi sorgulayan kişi kendisinin ‘Murat Alemdar’ (Polat Alemdar’ın Libya’daki adı) olduğunu söylüyor ve yanındakini de işaret ederek ‘Bu da Memati’ diyordu.

    Polat’ın resmini alsaymışım

    Kameraman arkadaşımız İsmail, bir ara iri yarı birinin eşliğinde tuvalete götürüldü. Oraya gelen bir başka ‘eşofmanlı’ yani rütbeli olduğu anlaşılan bir şahıs kendisine, ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ diye sormuş. O da “Hayır”
    cevabını verince, “Ben Murat Alemdar’ım” demiş. Sonra yanındaki şahsı da gösterip, “Bu da
    Memati” diye devam etmiş. İnanılması zordu. Kendisini bir Türk dizisinin kahramanları olarak gören ve onlar gibi hareket etmeye çalışanlar tarafından sorgulanıyorduk. Ben Libya Büyükelçiliği’ne ulaşmak istediğimi, Büyükelçi’nin bizleri tanıdığını, hatta Başbakan Erdoğan’ın da beni ismen ve şahsen tanıdığını, bu sorgulamanın 2 ülke arasında kriz yaratabileceğini dile getirdim. Ama pek bir şey değişmedi. Belki de Libya’ya gelirken cebime Polat Alemdar ve Memati’nin resimlerini koysaydım sorgu daha kısa sürerdi.

    Pasaport merkezinde 9 saatlik ESARET

    HÜRRİYET Muhabiri Zeynel Lüle’nin Trablus’taki çilesi dün de sürdü. Pasaportunu almak için aynı merkeze giden arkadaşımız dün de 5 saat bekletilerek ikinci şoku yaşadı. 5 saatlik beklemeden sonra da pasaport merkezinde gözleri bağlı 4 saat bekletildi.

    Gözlerini bağladılar

    Türkiye’den gönderilen Türk Hava Kuvvetleri’ne ait 4 adet C-130 tipi ‘Herkül’ uçağından biriyle Türkiye’ye dönmek üzere havaalanına giderken gazeteyi arayan Zeynel Lüle, şunları söyledi: “5 saat pasaportu vermediler. Daha sonra bir yere götürüp 4 saat gözlerim bağlı beklettiler. Libya Büyükelçimiz kurtardı. Türkiye’ye uçak yoktu. Bu nedenle yarın (bugün) dönmeyi planlamıştım. Ancak Büyükelçilik görevlileri askeri uçakların alanda olduğunu ve onlarla gidebileceğimi bildirdi. Şu an havaalanı yolundayım.”

    CEHENNEMDEN KAÇIŞIN GÖRÜNTÜLERİ / FOTO GALERİ

    ORHANGAZİ-1 MARMARİS'TE / FOTO GALERİ

    OSMAN GAZİ-1 FERİBOTU DA GELDİ / FOTO GALERİ

    LİBYA'DAN YURDA DÖNÜŞ SÜRÜYOR / WEB TV

    LİBYA'DAKİ DEHŞET ANLARI TÜRKLERİN KAMERASINDA / WEB TV 

      

            

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı