"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Beni duygulandıran benzetme

Geçen pazar akşamı Tuncer Kurtiz, televizyonda bir programa konuk oldu.

Programda Türkmenler’e ait olduğu söylenen Sarıkız efsanesini anlattı ve beni çok duygulandıran bir benzetme yaparak, halkın dert ve sorunlarını çözen efsanedeki bu Sarıkız’ı tanıtırken “Hürriyet gazetesindeki Güzin Abla gibi biriydi o” dedi...  Böyle bir benzetme yaptığı için Tuncer Kurtiz’e gönülden teşekkür etmek isterdim. Bu vesileyle size, ilk kez duyduğum bu çok ilginç Sarıkız efsanesi hakkında internetten edindiğim bilgileri aktarıyorum...

Sarıkız efsanesi

Edremit Körfezi’nde yer alan geniş bir yerleşim biriminde yaşadığına inanılan, hakkında birtakım ritüellerin yaşatıldığı Sarıkız efsanesinin toplum üzerindeki sosyal ve kültürel etkileri oldukça ilginçtir.

Sarıkız efsanesi kültürün çeşitli yönlerini, insan psikolojisinin değişik unsurlarını yansıtması sebebiyle folklorumuzda önemli bir yer oluşturmaktadır.

ÇOCUKLARI OLMAYAN KADINLARIN UMUDU

Edremit Körfezi’nde Öveşli köyündeki çamlığın içinde de Sarıkız türbesi bulunmaktadır. Çocuk yaşta ölen Sarıkız’ın defnedildiği yer çocuğu olmayan kadınların çare aradığı umut kaynağı olmuştur.

Balıkesir’de de şehir içinde bir Sarıkız yatırı vardır. Sarılık hastalığına iyi geldiğine inanılır.

İzmir’e doğru Kırkağaç’ta hamisinin Sarıkız olduğuna inanılan Sarıkız koruluğu, Marmaris’in Sarı Ana diye de anılan Sarı Ermiş’i, Ankara’nın Çubuk ilçesinin Sarıkız köyü, Alaşehir’de Sarıkız diye anılan maden suyu ve Anadolu’nun sınırlarının ötesinde Selanik’te Türklerle meskûn Sarıkız mahallesi ve bu mahallenin ortasındaki Sarıkız türbesi, Anadolu’nun dört bir yanına yayılmış Sarıkızın tesir ve tezahürleridir.

Makedonya’nın Kocacık köyünde de bir Sarıkız efsanesi mevcuttur. “Kocacık Kalesi, Türklerin eline geçmeden önce Arnavut Georgi Kastriyola’nın elinde bulunuyormuş. Kale, Türkler tarafından kuşatıldığında “Sarıkızlar” adlı iki Türk kızı, karanlık bir gecede binlerce mumu keçilerin boynuzları üzerinde yakarak, kaleye doğru yürümüşler. Baskına uğradığını zanneden Georgi Kastriyola ve ordusu  kaçmışlar.

Cenupta Türkmen oymaklarında Zamantı (Küçük Seylan) çayının sahibinin sarı saçlı ve gök gözlü bir kız olduğunu söylerler. Yöre halkı tarafından bu Sarıkız’ın senede bir gün baharda görüldüğüne ve saçının bir telini ele geçiren kişiye kurşun geçmeyeceğine inanılır.

SARIKIZ’IN SIRRI AÇIĞA ÇIKAR

En önemli efsane ise Kazdağı’nın zirvesi Karataş’a yakın bir mevkide 765 metre yükseklikte Sarıkız tepesinde medfûn olan Sarıkız’dır. Akçay’ın Güre köyünde rivayete göre Sarıkız babası ile Edremit’in Güre köyüne yerleşir. Daha sonra Kavurmacılar köyüne yerleşen baba kız, kışları Kavurmacılar’da yazları da Kaz dağında geçirirler. Hacca gitmeye niyetlenen Sarıkız’ın babası kızını Güre köyünde bir imam ailesine emanet eder. Sarıkız babasının Hac’da olduğu zaman zarfında, köyün delikanlıları tarafından gelen evlenme tekliflerini reddeder.

Delikanlılar Sarıkız’a  iftira atarlar. Hacdan dönen baba kızıyla ilgili iftiralara üzülür ve kızını öldürmeye karar verir.
Baba ile Sarıkız şimdiki Sarıkız tepesine çıkarlar. Namaz kılmak için abdest almak isteyen baba, kızından su ister. Sarıkız’ın getirdiği suyun tuzlu olduğunu anlayınca suyu nereden getirdiğini sorar. Sarıkız da denizden cevabını verir. Kolunu uzatıp taa Edremit Körfezi’nden babasına su getiren Sarıkız’ın sırrı açığa çıkar.

Babası kızının olağanüstü durumunu fark eder etmez kız kaybolur. Sarıkız’ın mezarı kaybolduğu yerde taşlarla çevrilidir.

KIRKLARA KARIŞIR

Diğer bir efsanede ise iftiralara inanan baba, kızını kovar. Kızının arkasından pişmanlık duyan baba, kızını aramaya çıkar. Karşılaşan baba kız barışırlar.
Sarıkız, abdest almak üzere elini körfezin sularına uzatır. Denizin içinden buz gibi soğuk kaynak suyu fışkırır. Sonra Sarıkız kırklara karışır.

Bir başka varyant da Mina Urgan’ın “Bir Dinozorun Gezileri” adlı eserinde yer alır. Mina Urgan’ın bölgeye yaptığı gezi sırasında halktan öğrendiği rivayete göre; Sarıkız, Hz. Ali’ye aşıktır. Babası da onu cezalandırmak için, dağın doruğunda ölüme terk eder. Ancak Sarıkız masum olduğu için ölmez ve bir ışığa dönüşür. Sarıkızın saçtığı bu ışığın Hz. Ali’nin aşkı olduğu söylenmektedir.

Sarıkız makamı bütün insanları kucaklayan, insanların arzularının gerçekleşmesinde bir vesile olarak düşündükleri, ziyarete açık bir makamdır. Sarıkız efsanesi etrafında inanılan ve yaşanılan bir inanç yumağı teşekkül etmiştir. Bunlardan bir kısmı sadece inanç bazında kalmış bir kısmı törenlerle desteklenmiştir.
Sarıkız’ın dört tarafı çevrili, çatısı olmayan mezarında dilek mumlarının yakıldığı yerler vardır. Tutulan dilek gerçekleştiği takdirde, adak sahibinin tekrar Sarıkızı ziyaret eder.

Sarıkız tepesinin kuzey tarafında yer alan kız pınarı, suyu bol bir pınardır. Evlenmek isteyen kızların bu suyu ile yıkandığı ya da suyunu içtiği takdirde amacına ulaştığına inanılır.

X