"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Beni bu bilimsel bilmeceler bitirdi

MEŞHUR bayat şakalardan biridir “Dünyanın En İnce Kitapları” çeşitlemesi.

Malum, “Fransız Savaş Kahramanları”, “İngiliz Mutfağından Tarifler”, “Çin’de İnsan Hakları”, “Suudi Arabistan’da Kadın Özgürlüğü”, “TOKİ Estetiği ve Güvenli Mimari” vesaire...
Bu listeye pekâlâ eklenebilecek bir kitap da “Kanat ve Bilim Bilmeceleri” olur, olmalıdır.
Bilmeceyi çözmek bir yana, sorulan soruyu kavramam bile mümkün olmuyor; yok bende böyle bir kafa.
* * *
Hal böyleyken Jim Al-Khalili’nin “Paradoks-Bilimin En Büyük Dokuz Bilmecesi” adlı kitabı okumaya kalkışmam, ancak kalın ciltlerden oluşacak “Kanat Bilim Kitabı Okuyor, Bence Kaçın Anacım!” başlıklı bir ansiklopediyle açıklanabilir.
Aslında efendi gibi bu işi İsmet Berkan’a bırakarak hem sizin, hem kendimin hem de İsmet Berkan gibi bu işlerden anlayanların ruh sağlığını korumam gerekiyor.
Ancak pazar yazısı için işe koyulan yazarın manasız cesareti diye bir hadise var; ben de bundan muaf değilim...
* * *
Kapağında dil çıkaran Einstein logosu ve “Dikkat Kuantum İçerir” ibaresiyle yayınlanan “Paradoks”un yazarı Jim Al-Khalili Bağdad’da doğmuş, sonra İngiliz vatandaşı olmuş bir profesör.
İngiliz Kraliyet Akademisi tarafından bilimin iletişimine sağladığı katkılardan dolayı madalyayla onurlandırılmış bu kıymetli bilim insanı, BBC için yaptığı programlar ve kendi alanında çok satan kitaplarla bir nevi bilim şöhretlisi.
* * *
Daha önce bu tarz kitaplarla yaşadığım hazin hikâyelerden yeterince ders çıkaramadığımdan ve “Kuantumu anlamak için en iyi fırsatınız bu kitap olabilir” cümlesinin gazına geldiğimden yine okumaya başladım.
Tanrı yardımcımız olsun...
* * *
Kitabın hemen başındaki “Kayıp doların gizemi” başlıklı “yanlış çıkarımlı paradoks” (artık her ne demekse!) gözüme kestirebileceğim türden (kısa demek oluyor) bir bilmeceydi.
Hikâye şöyle...
3 yolcu bir otele geliyor. Resepsiyoncu 3 yataklı oda için 30 dolar istiyor. Basit hesap, adam başı 10 dolar di mi?
Ama bilmece olacak ya!.. Resepsiyonist anahtarı verdikten sonra o haftaya özel kampanyayı hatırlamış. 3 yolcudan 25 dolar alması gerekiyormuş.
5 dolar alıp arkalarından giderken 5 doları 3 kişiye paylaştıramayacağını fark etmiş ve konuklara 1’er dolar verip 2 doları da cebine atmaya karar vermiş.
Adi resepsiyonist n’olacak!
Fakat şöyle bir durum oluşmuş. Bu durumda her yolcudan 9’ar dolar kesmiş olacak. Yani toplamda 27 dolar.
Eeee, kendi cebine de 2 dolar attı, etti mi 29 dolar.
Peki 1 dolara ne oldu?
* * *
İşte bende sigortanın attığı, bilim âlemi tarafından zengin partisine gelip alay konusu olmuş fakir ama onurlu genç gibi dışlandığımı hissettiğim an bu andır.
Nerede ulen o 1 dolar pis resepsiyonist!
Yazar rahat tabii.
Diyor ki genç, “paradoks gibi gözükmesinin tek nedeni ifade etme şekli...”
Mantıktaki hata, 27 dolarla resepsiyonistin cebine indirdiği 2 doları toplamakta.
“Ortada artık 30 dolarlık bir hesap olmadığına göre toplamanın anlamı yok” diyor, bana sorsa aslında bunun hiçbir anlamı yok; 1 doların hesabını yapacağına yat uyu be adam!
Tok, illa açıklayacak:
“Resepsiyonistin aldığı 2 doları yolcuların ödediği 27 dolardan çıkarmamız gerekir, toplamamız değil. O zaman otelin aldığı 25 doları buluruz...”
* * *
Yahu tamam da 1 dolar ne oldu?
Ben yine anlamadım işte.
Size “Akıllı da bir insana benziyordu yazık” dedirtmek istemezdim ama benim kafa hâlâ 1 dolarda.
Adi bilim, n’olacak?!
Yetiş İsmet...

(Paradoks-Bilimin En Büyük Dokuz Bilmecesi, Jim Al-Khalili, Çeviren: Cem Duran, Domingo, 2012)

X