« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Benden söylemesi

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Metin SERTOĞLU

Geçmişte essahtan avcı çıkardı. Sözü sohbeti dinlenen, tüfeğinin ardından avına bakmayı iyi bilen, hoşgörülü, gani gönüllü, kişilere, yakışan bir sözcüktü ‘‘avcı’’. Ama bu güzel sıfatı günümüz avcıları için kullanmakta zorlandığımız da bir gerçek. Avcılığın temelinde kurnazlık yatar. İnsanın zekasıyla, hayvanın içgüdüsünün yaban doğasında mücadelesidir avcılık. Ve tabii ki her avcı kendi zekasının hayranıdır. Bu nedenle, ‘‘En iyi avcı benim, en çok ben vuracağım!’’ güdüsüyle avını kıskanır, hep kendi çantasına girecek avın hesabını yapar. ‘‘Kayısı’’ döndüğü boş avlaklara en yakın avcı arkadaşını, ballandıra ballandıra anlattığı palavralarla, vurdum dediği hayali kuşların peşinden misafir bayırlarına salarken, attığı madiği de sanki avcılığın zorunlu kuralıymış gibi marifet sayar.

Dikkatinizi çekerim ey avcılar! İnsanlar, gerek ekranlarda gerek yazılı basında olsun, öldürülmüş bir hayvanın yerine; uçuşan, koşturan, doğuran yaratıkları kendi hür dünyalarında izlemek istiyorlar. Hayvanların telefatına tahammül edemiyor olmalılar ki, karşı koyan yakınmalar, pek iyi duymayan kulaklarıma kadar geliyor. ‘‘Avcılık tüm ülkede iki yıl yasaklansın’’ önerilerine bilinçli avcıların da destek verdikleri söyleniyor. Olmaz olmaz! demeyin, bal gibi olur.

Hiç ekelenmeye kalkışmayın avcı dostlar! Zemheride boğazına kadar buzun içinde nasibini arayıp, dağların en sarp yamaçlarında av peşinde koşturan, hem attığını vuran hem de bakan olan Sayın Metin Gürdere, geçmişte ‘‘Avı iki yıl kapatıyorum’’ deyince, damağımız kuruyup dilimiz de tutulmadı mı? O günlerde Sayın Gürdere yeterince tarafatar bulamadığı için belki bu tezinden vazgeçmiş olabilir. Bugünkü ortam ise geçmişten çok farklı. Keza çevreciler ve hatta Dünya Bankası'na varıncaya kadar uzanan tepkiler aldı başyını gidiyor. Boş laflardan ziyade; rakamlara, projelere, anlaşmalara itibar ediliyor.

Dünya silah platformu da fıkır fıkır kaynıyor. yabancı avcılar sinip sessizliği bürünmüşler. İngiltere, Avusturalya'da silahlar toplanıyor. Fransa'da da eli kulağında. Belçika'da yapılan ‘‘Avrupa'da silahlara veda’’ toplantısında çok ciddi kararlar alındığını duydum. Japonlar, Kuzey Afrika ülkelerinde toplanan silahların bedellerini ödedikleri gibi, büyük kredilerle bu ülkeleri destekliyor. Yakın komşularımız Suriye, Lübnan ve Ürdün'de avcılık 2 ile 3 yıl arasında tümüyle yasaklandı.

Bizde ise rezalet diz boyunu aştı.! Son iki haftalık kontrollerin bilançosu oldukça yüklü. İstanbul ve Tekirdağ bölgesinde iki yüzü aşkın eli tüfekli hakkında soruşturma başlatılmış. 200 adet tüfekle 100 civarında muftelif cinste, mobilyalısına kadar teybe el konulmuştur. Bu yörelerde ava gidenlerden vurulmadan evine dönene, ‘‘Çok kısmetli adam!’’ diyorlar. Yüzünden, gözünden, önünden, ardından vurulanların gün be gün arttığı da biliniyor.

Bir yandan ‘‘Avcı doğayı tüketmez’’ diye feryad ederken, bir yandan da zehirli ilaçlar, kurutulan sulak alanlar, kimyasal atıklar gibi daha birçok olumsuz faktörün suçunu avcılara yüklenmek elbette ki insafsızlık olur. Ancak, 6 milyon olarak abartmaya gerek yok. Elinde tüfekle dağ bayır dolaşan 2 milyon avcının varlığı da, ister istemez toplumu hem ürkütüyor hem de rahatsız ediyor. Aklımızı başımıza alıp, vicdanımızla silahımızı yönlendirmenin, geleceğin hesabını yapmanın zamanı artık gelmiştir. Hatta normal süre bitmiş, uzatmalara başlanmıştır. Benden söylemesi!


Bunları da Beğenebilirsiniz