"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ben kötü bir orkestra şefi miyim?

Doğan HIZLAN

BBC Music Magazine'in son sayısında (January 1999) dünyaca tanınmış orkestra şefi Kurt Masur'la ilgili bir haber okudum.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra ünlü maestroya, Alman orkestra şefi Kurt Masur'a başkanlığa adaylığını koymasını önerenler, şu soruyla karşılaşmışlar:

‘Ben o kadar kötü bir orkestra şefi miyim ki benim politikaya atılmamı tavsiye ediyorsunuz.’

Önerinin yapıldığı tarihlere gidelim. Tarih 9 Ekim 1989. Göstericiler caddelerde. Masur, konser salonunun kapılarını göstericilere açıyor, tartıştırıyor, bu cesareti üzerine de yukarıdaki teklifi alıyor. (The Maestro Myth, Norman Lebrecht, s.95-96, Simon & Schuster)

Şimdi 72 yaşında olan sanatçıya, ilk bakışta politika dünyası çekici gelebilir diye düşündüm, alkışlara doymuş bir müzikçinin başka dünyalarda yaşama arzusuna kapılabileceğini hayal ettim.

Yanılmışım.

Kurt Masur, şimdi New York Filarmoni Orkestrası'nın başında.

Duvarın yıkılmasından önce de yıllarca Doğu Almanya'daki Leipzig Gewandhaus Orkestrası'nı başarıyla yönetmiş, birçok önemli plak doldurmuştu.

Ünlü şef, New York Filarmoni'yi şehrimizde de idare etmişti. Türk müzikseverleri de onu yakından tanıyor.

Neden başarılı bir insanın performansını başka alanlarda kanıtlaması için zorluyoruz? İşinin ustalarını, ödüllendirmenin yolunun politikadan geçtiği gibi yaygın ama yanlış bir kanaat var.

Kurt Masur'un işine saygısı, bağlılığı, uzmanlığın tadını çıkarma duygusu, beni çok etkiledi.

* * *

POLİTİKA dünyasına girenler, genlerini işgal eden virüsten kurtulamıyorlar.

Ünlü, mesleklerinde doruğa tırmananların bile politika karşısındaki tavırlarıyla ilgili bir öyküyü, dostum Şakir Eczacıbaşı'ndan dinledim.

Hikâyenin kahramanları; alanlarının iki zirvesi; biri Türk tiyatrosunun büyük adı Muhsin Ertuğrul, diğeri de Türk edebiyatının çok önemli bir yazarı Reşat Nuri Güntekin.

Muhsin Ertuğrul, Reşat Nuri Güntekin'i ziyaret ediyor.Yaprak Dökümü romanını tiyatroya uyarlamasını ve mevsim başına yetiştirmesini istiyor. Romancı bunu yapamayacağını, ruh halinin buna müsait olmadığını söylüyor. Muhsin Ertuğrul nedenini sorunca, tiyatro ustasını şaşırtan bir açıklamada bulunuyor:

‘Muhsin Bey, şimdi seçim zamanı, bakalım ben yeniden milletvekili seçilebilecek miyim?’

‘Aman efendim’ diye söze başlıyor Muhsin Ertuğrul, ‘Sizin için milletvekilliğinin ne önemi var?’

Çalıkuşu'nun yaratıcısı samimi bir itirafta bulunuyor:

‘Sen bilmezsin, bu politika başka türlü bir şeydir. Eğer seçilemezsem, hasta olur yatağa düşerim.’

Olayı Muhsin Bey anlayışla karşılıyor. ‘Bari’ diyor, ‘bana vatan millet Sakarya edebiyatı yapmadı.’

Aday olması, seçilmesi de yüzde yüz, çünkü dönem tek parti dönemi.

* * *

BİRBİRİYLE çelişen iki tavır. Biri dinlediğim, diğeri okuduğum iki saygıdeğer insan. İkisinin de politikaya karşı takındıkları tavır farklı. Adaylar biraz bu örnekler üzerinde düşünsün.

Ben Kurt Masur'dan yanayım.



X