"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Ben Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay günü... Partinin önemli kurullarından Parti Meclisi ve CHP’yi yönetecek üst kadrolar belli olacak. Kulisler hareketli, delegenin heyecanı ortada... CHP için İzmir’in ne kadar önemli olduğunu aslında söylemeye gerek yok, diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben ise, gerek olduğunu düşünenlerden ve söyleyenlerdenim. Neden mi?
* Çünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, şu an için CHP’nin kamuda, bürokraside görev yapan en üst koltuğu sayılır.
* Çünkü CHP, bir anlamda sosyal demokratlar 1999’dan bu yana İzmir’de yerel iktidarda...
* Çünkü CHP’nin belediyelerdeki üstünlüğü yine 1999’dan yana genel seçimlere de yansıyor.
* Çünkü CHP, Adalet ve Kalkınma Partisi ile girdiği her bilek güreşinde İzmir’i referans gösterdi.
* Çünkü Deniz Baykal da Kemal Kılıçdaroğlu da İzmir’in gücü olmasa genel başkanlık koltuğunda rahat oturamazlardı.
* Çünkü CHP, İzmir’de hiçbir zaman yanılmadı.
Ama...
Buna rağmen...
* İzmir, hiçbir zaman Merkez Yönetim Kurulu’nda da Parti Meclisi’nde de genel başkan yardımcılıklarında da yeteri kadar temsil edilmedi.
* İzmir, hep Genel Merkez tarafından “garanti” görüldü.
* İzmir, hak ettiğinin çok altında bir sayıyla ve üyelerle boy gösterdi.
O yüzden...
Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam, İzmir’e bu sefer jest yapardım.
İzmir’in hakkını teslim ederdim.
İzmir’i model, İzmir’i örnek gösterirdim.

Tayyip Erdoğan ise bu jesti yaptı

CHP için de AK Parti için de İzmir’in ayrı bir yeri var. Başlangıçta AK Partililer için İzmir fethedilmesi gereken bir kaleydi. Nitekim, gelen bütün bakanlar, buna benzer sözler söylediler. Belki bu yorumlar tepki de çekti, seçim de kaybettirdi. Ama hepimiz biliyoruz ki, AK Parti için İzmir ayrı bir öncelik sırasında... Daha sonra, algı da sözler de değişti. Başbakan Erdoğan her İzmir’e geldiğinde bunu söyledi.
“Hizmet yarışı” dedi, “İzmir gözbebeğimiz, Türkiye’nin en batılı kenti” dedi, “Türkiye’yi İzmir gibi yapmak gerekir” dedi.
Dedi ve dedi...
Sonuçta; son genel seçimlerde iki önemli bakanını İzmir’den aday yaptı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, herhalde Erdoğan’ın kabinede en güvendiği isimlerin başında geliyor. Çok önemli projeler Yıldırım’ın koordinasyonunda gidiyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da İzmirlilerin yakından tanıdığı bir isim... Türk turizmi Ege’den başlamıştı, İzmir ve çevresinden çıkmıştı. Turizm bakanlığı da hükümetin icracı bakanlıkları arasında...
Erdoğan, kendine göre iddiasını ortaya koydu bence...
Kendisi gibi iki iddialı bakanını İzmir’den aday gösterdi ve ikisinin de bakanlığını devam ettirdi.
Bunu da unutmamak gerekir.

Şimdi gözler kurultayda

Kurultay günleri, Genel Merkezler tam bir kaos yaşar. Kulisler, gelenler, gidenler, istekler, ricalar, restleşmeler... Siyasetin doğal akışı böyle ama... Ben yine tekrar edeyim. Mesajımı daha net ve kısa vereyim.
Türkiye, önümüzdeki yıldan itibaren seçim sürecine giriyor. Cumhurbaşkanlığı, yerel ve genel seçimler... Yani dur durak yok. Biri bitecek, diğerinin çalışmaları başlayacak.
CHP’nin göz ardı edemeyeceği, feda edemeyeceği bir yer varsa, o da İzmir’dir, Ege’dir.
Ben teşkilatların sadece üst yönetimlerini aşağı yukarı biliyorum. Ama örgütün içinde olanları, yıllarca partisine hizmet etmiş olanları bilenler, tanıyanlar, bu söylediklerimi daha yüksek sesle dile getiriyorlar.
Dengelerin, parti için hesaplaşmaların çokça yapıldığı bir dönemde...
CHP, İzmir’e, Ege’nin diğer illerine beklentilerine gore görevlendirmeler yapmalı. Parti Meclisi de MYK da buna göre şekillenmeli.
Ben duyduklarımı yazıyorum.

Partinin üst yönetimi farkındaysa

CHP’de şöyle bir eleştiri de var. Genel Merkez, İzmir’i garanti gördüğü için listelere İzmirli olmayan, ama Meclis’te görev vereceği kişileri yerleştiriyor. Bu vekiller, İzmir’i unutmasalar, arada bir de olsa gelseler, biraz da İzmir’in sesi Tükiye siyasetinde yükseltseler sorun olmayacak. Ama olmuyor... Olmayınca da kıyamet kopuyor. Partinin yetkili kurulları bu gücenmeleri, küsmeleri, moral bozukluklarını giderecek yerler... Elbette partinin üst yönetimi de bunun farkındaysa...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI