Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ben her bahar bir tuhaf oluyorum

Yazının başlığının böyle olduğuna bakmayın, aslında bahar bahane.

Ben yaklaşık on yıldır her ay değişiyorum. Tuhafım, kabul ediyorum ama elimde değil, olsa dükkan benim. Ha yaş erdi kemale de diyesim yok, olmasın da zaten topu topu 39'um şurda…

 

Tüm pişmanlıklarım, tüm keşkelerim, tüm "ah salak kafama" dediklerim sarıp sarmaladı beni şu aralar. Sağolsunlar ne uyku, ne rüya tanımıyorlar. Aslında kendilerini davet eden de benim. Bunu peşinen bilip kabul ederim.

 

Bir tarafım mazoşist çoğu kadın gibi. Biz severiz acıların üstünü kapamak yerine, o şarkıyı koyup, o parfümü sürüp, eskiye dönüp o anı tekrar yaşamayı… Aslında bu bir anlamda çok sağlıklı yüzleşmek, güçlenmek adına… Sandığa koyup kapasan tüm yaşadıklarını çare değil, bilir işte kadın. Aklında bitirmeden de yol almayı sevmeyiz. Hatta bayılırız eşelemeye dertleri, terk ettiğimiz, terk edildiğimiz aşkları...

 

Bazı şeyler gönülde, kafada bitti gibi durur ama ya beyinde? Bitmez işte... Bitmeyince de en ufak bir şarkıda, yıllardan beri sotede duran sürmeyi unuttuğun ya da sürmekten kaçındığın bir parfümde ortaya çıkar; en yakın, en yaralayıcı darbeyle... Silkeler seni bir an, ağlatır bir kaç saat… Bazen her koku güzel gelmez be, öğürtür hatta. Yıllar geçmiştir, senin de kokuların değişmiştir. Baharatlı kokular açmaz artık seni, çiçeklileri çeker için.

 

Ben her bahar bir tuhaf oluyorum

 

Şarkılar da öyle... Ağladığın, çok gülümsediğin bir şarkıyı ilk dinlediğini hatırla… Hadi koy yine, dinle onları… O ilk hissin elbette yok olmaz belki, ama düşünsene; Sezen Aksu "Git... Git..." derken sevgilinden ayrılmıştın. Şimdi çok aşıksın ve yine çalıyor aynı parça... "Git... Git..." derken "Gitme, dur aşkım" diye sarılıyorsun yanındakine. Komik gelir o anda o şarkı sana. Hatta bir an bu şarkıdaki halleri bugün yaşayan ve üzülenler gelir aklına…

 

Yine el gitmiş, Ayşe konudan sapmak üzereyken bir şarkıyla kendine gelmiş. Valla işin aslı bu, dedim ya şarkı ve koku değiştiriyor insanı bir anda, erkek de olsan kadın da… Ne diyorduk? Ben her ay değişirim diyordum.

 

Dün gece aldım başımı önüme, önümde bilgisayarım, üzerimde de eski günlerden sakladığım artık piyasadan kalkmış olan bir parfüm, başladım bir müzik sitesinde gezmeye… Üzerimdeki parfüm yaşadığım ilk aşktan kalmaydı. Hemen o aşkı yaşarken dinlediğim şarkıyı buldum. Açtım sesi de sonuna kadar, bir hüzün, bir gülücük gençliğime, o günlere…

 

Sonra hoppppp aklıma en sevdiğim kokum geldi. Evlendiğim gün sürdüğüm, onu da saklamışım. Kirli çıkı ben oluyorum. Neyse o kokudan sıktım ve aşık olduğum o hızlı parçayı başladım çalmaya… Ay bir yanım kızgın üzgün ama diğer tutamadığım yanım nasıl mutlu oldu da başladım o koltuktan bu koltuğa zıp zıp atlamaya…


Ben her bahar bir tuhaf oluyorum 

 

Bir ara suratımı çıfıt çarşısı, beni de bezgin Bekire gibi gören Ivanka salonda belirdi; "Hay Ayşam oyna oyna, aman aman... Ha bak pizim gibi oynuyon valla. Ha şimdi olaydı penim fişneli ah ah..."

 

Ivanka'yla gülme krizine girmiş ve tam çıkıyorken, CD çalmaya devam etti. Gizli bahçe "secret garden" varmış sırada… Kahpe CD oyun oynadı bana, babam hastanedeyken dinlediğim iki şarkı arka arkaya geldi; ne koku kaldı burnumda o an, ne de coşma isteği… Bir bardak kırmızı şarap eşliğinde dinledim gözüm yaşlı ama gururlu... "Baba neler yaşadım ama ayaktayım, merak etme" gibi saçmalayıp bir bardak şarapla sarhoş olurken, bir şarkı daha geldi arkadan... En sevdiğim film Grease'den, Olivia Newton John'dan, hayallerimin kadınından… Bir güldüm ki; millet John Travolta manyaklığındayken, ben ve Gülse (Birsel) Olivia diye az ortalığı inletmemiştik. Ne güzel günlermiş tek sıkıntımızın Olivia'yı sevmek, onu tüm sınıfa hatta tüm okula sevdirmek olduğu günler...

 

Sonra tabi ruh halim yine değişti. Bahardan değil, her gün değişiyor işte dedim ya size… Mazoşist yanım yine geldi oturdu tepeme, "Hadi Ayşe!" dedim bir şarkı daha çal aşka, bitenlere, yediğin kazıklara, hastalıklara, kayıplarına dair... Sonra da otur böğürerek ağla. Önce üstümdeki  tüm parfümlerden sıyrılmak için bir duş aldım eskilere dair bir koku kalmasın diye. CD'lerimi bıraktım, ne çalacak artık demeyi de bıraktım. Bir karar aldım; tüm şarkıları arkamda bırakmaya, kendi şarkımın sözlerini yazıp kendi parfümümü yaratmaya…

NOT: Yarın da beraberiz Yetiş Ayşe'de bekliyorum...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI