Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ben deli değilim

    Hürriyet Haber
    14.12.2009 - 12:52 | Son Güncelleme: 14.12.2009 - 12:52

    2'si Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayınlanmış 4 kitabı bulunan 53 yaşındaki Yazgül Karalar'ın hayatı alkol alınca tamamen değişti

    MEMUR olarak görev yaptığı Trabzon SSK'dan emekli olduktan sonra doktor eşinden de boşanarak memleketi Kars'a yerleşen, 2'si Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayınlanmış 4 kitabı bulunan 53 yaşındaki Yazgül Karalar'ın, alkol alıp annesiyle kavga etmesi hayatını kararttı. Annesinin şikayeti üzerine Kars Devlet Hastanesi'ne götürülen Yazgül Karalar, psikiyatri doktoru tarafından Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilerek 14 gün gözetim altında tutuldu ve kendisine 'Cezai ehliyeti yoktur. Akıl hastasıdır' raporu verildi. Rapora itiraz eden ve Ankara Numune Hastanesi'nin yanı sıra, psikiyatri uzmanı 4 profesörden 'akıllı' olduğuna ilişkin rapor alan Yazgül Karalar, şimdi yine annesiyle birlikte oturuyor ve "deli' olmadığını Yargıtay'da ispatlamaya çalışıyor.

    Trabzon SSK'dan 2006'da emekli olan ve aynı dönemde doktor eşinden boşanarak memleketi Kars'a yerleşen Yazgül Kayalar, açtığı hediyelik eşya dükkanını işletmeye başladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanmış 'Çilçilli Tavuk' ve 'Meraklı Minik Kuzu' adlı çocuk kitapları ile 'Çağdaş Mizahlar' ve 'Kanserle Dost Oldum' adlı öykü kitapları bulunan 2 çocuk annesi Yazgül Karalar, 9 Nisan 2007 günü akşamı alkol alınca birlikte oturduğu annesi 76 yaşındaki Maya Karalar ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Yazgül Karalar annesine vurdu. Annesinin şikayetçi olmasıyla Merkez Polis Karakolu'na götürülen Karalar, ifadesi alındıktan sonra hastaneye sevk edildi.

    DOKTOR, AKIL HASTANESİNE GÖNDERDİ

    Annesinin şikayetinden vazgeçmesine karşın, hastanenin Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Oya Er tarafından durumu ağır olduğu gerekçesiyle polis gözetiminde Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Karalar, 14 gün hastanede yattıktan sonra 'Bipolar affektif bozukluk, manik epizod (depresyon ve mani nöbetlerinin rasgele sıralar biçimde ortaya çıktığı bir duygudurum bozukluğu) teşhisi' konulan Yazgül Karalar'ın raporunda 'klinik olarak alkollüdür' notu da yer aldı. Hastaneden çıktıktan sonra yine annesiyle birlikte yaşamaya başlayan Yazgül Karalar, 2 yıldan beri 'deli' olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.

    Yazar Yazgül Karalar, akıl hastası olmadığını söylemesine karşın kimseyi ikna edemediğini belirterek, şöyle konuştu:

    "Başıma gelen bir olay bütün hayatımı maalesef karattı. Üzerimde çok ciddi bir leke var, bundan kurtulamıyorum. Bir gece alkol almıştım. Annemle tartıştık. Annem beni şikayet etti. Olayı tam olarak hatırlamıyorum ama beni karakola, oradan hastaneye sevk etmişler. Devlet Hastanesi psikiyatri doktoru Fatma Oya Er, herhangi ciddi ve agresif bir davranışım olmamasına rağmen beni Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne sevk etmiş. Yolda ayılınca polislere, 'Biz nereye gidiyoruz, benim aklım başımda' diyorum. Acılar içinde ve utanarak orada 14 gün boyunca hürriyetim de ihlal edilerek, çok ciddi hastalarla birlikte kaldım. Hastanede doktora, Kars Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Oya Er'i şikayet edeceğimi söyledim. Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin psikiyatri uzmanı Dr. Ömer Deniz, Er'in arkadaşı olduğunu söyledi ve şikayetçi olmamamı istedi. Ben şikayette ısrar edince de bu raporu verdi."

    MAHKEMEYE 'CEZAİ EHLİYETİ YOKTUR' RAPORU

    Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde 14 gün kaldıktan sonra taburcu edilen Yazgül Karalar'la ilgili, hastaneden Kars Asliye Ceza Mahkemesi'ne, 'Cezai ehliyeti yoktur. Akıl hastasıdır' diye rapor gönderildi. Rapora itiraz eden Karalar, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na giderek mağdur olduğunu belirtti ve hastaneye sevk edilmesi talebinde bulundu. Savcılık, Karalar'ı 17 Temmuz 2008 tarihinde Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Servisi'ne sevk etti. Burada Karalar'a, 'Ruhsal muayenesinde aktif bir psikopatoloji saptanmamıştır. İşlem gerektirir bir psikopatolojisi yoktur' raporu verildi.

    4 PROFESÖRDEN 'AKILLI' RAPORU ALDI

    Bu raporla da yetinmeyen Yazgül Karalar, Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli, Psikiyatrist Prof. Dr. Hayrettin Kara, Prof. Dr. İsmet Kırkpınar ve Doç. Dr. Erol Göka'ya başvurarak hasta olup olmadığının tespit edilmesini istedi.

    Bu dört psikiyatri uzmanı da, Yazgül Karalar da psikiyatrik bulgu tespit edemedi. Bu raporları mahkemeye sunan Karalar, bu kez İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Adli Tıp Kurumu da Karalar'da herhangi bir psikolojik rahatsızlık tespit edemedi ancak, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin ilk teşhisinin doğru olduğuna karar vererek, raporu Kars Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

    Mahkeme, Adli Tıp'ın raporlarını esas alarak Yazgül Karalar'ın 'ceza ehliyetinin bulunmadığına' hükmetti. Karalar, avukatı aracılığıyla davayı temyiz etti. Karalar'ın durumu Yargıtay'ın vereceği kararla netlik kazanacak.

    "DELİYSEM TEDAVİ ETSİNLER"

    Doktorlar tarafından verilen farklı raporlar karşısında hayatının karardığını ifade eden Yazgül Karalar, Adli Tıp Kurumu'nun kendi tetkikleri yerine Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin ilk teşhisinde ısrar ettiğini belirterek, şunları söyledi:

    "Rica ediyorum, birileri beni müşahede altına alsın. Çözülmeyen bir olay karşısında hayatım kararmış durumda. Artık yazı yazamıyorum. Bir kitabım, bu rapor nedeniyle geri döndü. Eğer deliysem beni tedavi etsinler. Ama aklım başımdaysa bu durumu çözmelerini istiyorum. 'Yaşar ne yaşar ne yaşamaz' gibi şimdi akıllı mıyım, deli miyim? Lütfen bana bir çare bulunsun. Hiçbir doktor diğerinin raporunu ve imzasını ekarte etmiyor. Çok mağdur edilmiş ve çok zor durumdayım. Hayatım sosyal işkenceye dönüştü. İnsanlar işyerine gelip beni gözlemliyor. Acaba ne zaman bir yerleri parçalayacak, kıracak diye bakıyorlar. Benim yaşadığım sorunları gören mahalleli, başta muhtar olmak üzere yüzlerce kişi benim aklı başında bir insan olduğuma dair imza kampanyası başlattı. Bütün bunlara karşın akıl sağlığımın yerinde olduğunu kanıtlayamıyorum. Çocuklarım benim yüzünden çok sıkıntı çekiyor. Çok utanıyorum. Halkın içine çıkamıyorum. Manevi olarak parçalandık. Birisi bir kuyuya bir taş attı ancak hiç kimse çıkaramıyor. Ben yine de adaletten umutluyum."

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı