"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Ben de karısından dayak yiyen genç bir erkeğim!

Sevgili Güzin Abla, ben 3 yıllık evli, genç bir erkeğim.

Eşimle sevişerek evlendik, ancak evliliğimde ne yazık ki ilk günlerde bulduğum huzuru ve mutluluğu artık bulamıyorum. Her gün kavga, her gün patırtı gürültü. Bir de üstüne üstlük şiddet! Evet belki inanmayacaksınız ama, ben karımdan dayak yiyorum. Onu çok sevdiğim için de ona karşılık vermiyorum. Karşılık versem, kan gövdeyi götürecek. Karım çok sinirli ve sinirlendiği zaman da gözü hiçbir şey görmeyen bir insandır. Her şeye rağmen ondan kopamıyorum. Güzin Abla, işte benim gibi genç erkekler de var. Size hep kadınlar dayak yemekten yakınır değil mi? Ben de karısından dayak yiyen bir erkeğim. Bilmem şimdi bana ne önereceksiniz? <ı> RUMUZ: Şiddet


Sevgili
oğlum, sanki kinayeli bir şekilde yazmışsın bana. Oysa asla taraflı düşünmüyorum. Ben kimden gelirse gelsin, şiddetin her türlüsüne karşıyım. Zaman zaman televizyon ve gazetelerden erkeklerin de şiddetten nasiplerini aldıklarını görüyorum. Şiddet ister erkekten gelsin, ister kadından ya da anne-babalardan, çok büyük bir zavallılığın, çok büyük bir yetersizliğin, çaresizliğin belirtisidir. Kişi kendini ne kadar zayıf, eksik, ezik hissederse, o kadar kaba kuvvete başvurur. Ayrıca ben dayakla sözünü geçirmeye, isteklerini yaptırmaya çalışan insanların ruh sağlıklarının da yerinde olmadığı kanaatindeyim. Sen, karşındaki bir kadın olduğu, senden zayıf olduğu için ona zarar verebileceğin düşüncesiyle karşılık vermedikçe, eşin sınırlarını aşıyor sanırım. Sen insan gibi davrandıkça, o senin sevginden, efendiliğinden yararlanarak giderek daha çok edepsizleşiyor besbelli. Bu kavgaların nedenleri hakkında hiç bilgi vermemişsin. Eşini bu derecede çileden çıkartan hataların ne olabilir? Onu aldatıyor musun, eve para getirmiyor musun? Paranı dışarılarda, içkiye, kumara mı harcıyorsun? Onu nasıl çılgına çeviriyorsun? Aklım almıyor. Bence eşin ya çok mutsuz, ya da çocukluğundan beri çok ezilmiş, kendini hiçbir zaman ispatlayamamış bir kadın. Belki de çocukluk yıllarında o da büyüklerinden dayak yemiş, şiddet görmüştür. Kendini ifade edebilmek için şiddete başvurmaya alıştırılmıştır. Madem eşini seviyorsun, bir psikologdan yardım isteyin. Geçmişine dönüp, gerçek sorununun ne olduğunu anlamaya çalışmalı. Belki bir çıkar yol bulunur. Ama bana sorarsan, her ne olursa olsun, gerçekten zor durumdasın ve bu evlilikte pek bir hayır göremiyorum.


Eski erkek arkadaşımı unutamadım


Merhaba Güzin Abla, ben 24 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Benim sorunum eski erkek arkadaşımı 4 yıl geçtiği halde unutamamak. Onun başkasıyla evlendiğini ve 2 çocuğu olduğunu da biliyorum. Üstelik ilişkimiz sırasında onun için üzülmeye değmeyeceğini de öğrendim. Başka birileriyle çıkmayı denedim fakat o zaman da, o şöyle yapardı, böyle yapardı diye daha çok hatırlamaya başlıyorum. Geçen yıl karşıma biri çıktı ve benimle evlenmek istedi. Hiçbir yanlışını görmediğim halde reddettim. Duygusal hiçbir şey hissedemedim. Ne dersiniz, mantık beraberliği mi kurmam gerekiyor? Yoksa artık geç mi kaldım? <ı> RUMUZ: Didem



ÖNCE
şu geç mi kaldım duygusundan sıyrılmalısın kızım. Genç kızlar, ne yanlış yapıyorlarsa, bu saçma düşünce yüzünden yapıyorlar. ‘Yaşım ilerledi, doğru dürüst bir ilişki yaşayamadım, evlenemedim’ duygusu, onları hatalı beraberliklere yönlendiriyor. Bir aceledir gidiyor. Belli ki, bu ilk ilişkin seni çok etkilemiş ve ne yazık ki ondan sonra karşına istediğin gibi biri de çıkmamış. Yoksa yeniden sevebileceğini görecektin. Ama hiçbir şey için geç değil inan bana. Üniversiteyi bitirmek üzere olman, birçok gençte görüldüğü gibi ‘geç kaldım’ duygusunu yaratmış sende. Oysa hayata atılacaksın, pek çok kişiyle tanışacaksın. Mesleğini sürdürürken, bir de bakacaksın ki, aklı başında ve senin yüreğini yeniden çarptıracak biri çıkıvermiş karşına.


Annemle babam ayrı yaşıyorlar arada kalıyorum


Güzin Abla, sizi ne kadar çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Keşke sizin gibi bir annem olsaydı. Ben annesi ve babası ayrı yaşayan bir genç kızım. Her ikisinin de hayatında başka birileri var. Bu yüzden iki arada bir derede kalmaktan bıktım. Onlara karşı nasıl davranmam gerektiğini bilemiyorum. Ve çok acı çekiyorum. Keşke sizin gibi hep pozitif olabilsem, insanları ve kendimi iyi bir şekilde motive edebilsem. Zaman zaman bunu başarıyorum da. Ama sonra yine olumsuz bir havaya giriyorum, karamsarlık başlıyor. Ne olur, ne yapmam gerektiğini bana yazın. <ı> RUMUZ: Bodrum Mavisi



CANIM
kızım, ne kadar zor koşullardır bunlar bilmez miyim? Ben de annesi ve babası boşanmış bir ailenin kızıydım. Neyse ki, iki arada kalmadım senin gibi. Babam beni görmek bile istemediği için, yalnızca anneciğimin yanında yaşadım. Annem bana çok düşkündü. Ama yine de çok zordu babasızlık. Bu duygumu anneme hiçbir zaman hissettirmek istemedim. Onu üzmemek için. Sana bu durumun seni erken yaşta olgunlaştıracağını, ilerde kendi evliliğinde olumlu bir etki yapacağını, evlilik ve çocuk konularında bakış açını olumlu yönlendireceğini söyleyebilirim. Yapacağın en önemli şey, iki tarafa gidip gelmelerin içinde, asla sorun yaratmamak olmalı. Anneni de, babanı da, huzursuz etmemeye, onların birlikte oldukları kişiyi düşman gibi görmemeye özen göstermelisin. Sen ciddi ve ağırbaşlı davrandıkça, tavır almadıkça, onlar da sana daha bir sevgiyle yaklaşacaklardır. Sonuçta bu onların hayatı. Geçinemeyip ayrılmaları, suçlu olduklarını da göstermez. Bu nedenle bilinçaltındaki suçlama eğilimini sil, at. Eğitimine önem ver, bir meslek edin. Kendi yaşamını çiz. Sorunlarını gözünde büyütme. Hem sen ne diyorsun kızım? Ben de hayata her zaman pozitif bakabiliyor muyum sanıyorsun?
X