"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Ben bu sağduyuyu çok önemsiyorum

"Foça’daki saldırıyı hurriyet.com.tr ve Hürriyet Ege’nin twitter hesaplarından paylaştıktan kısa bir süre sonra insanlar kan vermek için sıraya girdi. Taksiler para almadı, esnaf yiyecek yardımında bulundu. Bu özveri, yeri geldiğinde ortaya çıkan bu sağduyu beni umutlandırıyor."

 

KİM ne derse desin, kim nasıl düşünürse düşünsün...
Ben bu ülkenin insanlarının sağduyusunu, çok kritik zamanlardaki soğukkanlılığını, olaylar karşısındaki refleksini çok seviyorum.
Elbette beni yanıltan zamanlar oluyor, elbette beni hayalkırıklığına uğratan örnekler oluyor, elbette beni karamsarlığa iten davranışlar oluyor.
Ama öyle bir zaman geliyor ki, öyle bir şey oluyor ki...
O sağduyu vücut buluyor ve Türk insanı bir anda seferber oluyor, yüreğini açıyor, canını feda edebiliyor. Gözü başka bir şey görmüyor.
Dün yaşanan olayda olduğu gibi... İzmir’in Foça’sından gelen bir haberle sarsıldık. Çok iyi bildiğim, çok sevdiğim Foça’da bir terör saldırısı oldu. İlk gelen haberlerde bir şehit ve onlarca yaralının olduğunu öğrendik. Hem www.hurriyet.com.tr’den, hem de Hürriyet Ege’nin twitter ve facebook hesaplarından haberleri okuyucularımızla paylaşmaya başladık. Televizyonlar da canlı yayınlarla devreye girince bir anda tüm Türkiye, konuyu tartışmaya başladı.
Bu arada yaralı askerlerimiz için Kızılay’dan ve Ege Üniversitesi’nden kan ihtiyacı olduğunu öğrendik. Bunu da süratle okuyucularımızla paylaştık.
Paylaştıkça okurlar da birbirlerine mesajları atmaya başladı, bir anda on binlere ulaşıldı. Hatta yüz binlere...

Ekimibizle Ege Üniversitesi Hastanesi’ne gittik. Giderek artan bir kuyrukla karşılaştık. Terör saldırısına öfkeliydiler, ama soğukkanlılık hakimdi. Konuşuyorlardı, nasıl yardım edebileceklerini, kan vermek dışında neler yapabileceklerini yüksek sesle dile getiriyorlardı. Kuyruktakiler birbirlerine anlatıyorlardı. O zaman öğrendik...
Kan vermek için hastaneye gelenlerden taksiler para almamışlar. “Bizim de katkımız olsun” demişler... Sağol taksici kardeşim...
Yazın bu en sıcak günlerinde askerlerimiz için sıraya girenlere, lokantalardan, şirketlerden yemek gelmiş, sular dağıtılmış. Ben esnafımla gerçekten gurur duyuyorum, duyarlı şirket sahiplerine, çalışanlarına gerçekten teşekkür ediyorum.
Hastanelerimizde o yoğun tempoya rağmen canla başla çalışan sağlık personelimi gördükçe içimde bir rahatlama oldu, hepsiyle gurur duydum.
Türkiye’yi farklı kılan, Türk insanını farklı yapan işte bu...
Anlattığım bu özveri, yeri geldiğinde ortaya çıkan bu sağduyu beni umutlandırıyor.
Geleceğe dönük kaygılarımı azaltıyor.

Benim bir iddiam daha var. Birkaç kez yazdım. Tekrar edeyim.
Türkiye Kürt meselesini hep yanlış adreslerde tartıştı. Daha doğrusu bu olaya tek yönlü baktı.
Genellikle hep bir bölgenin hassasiyetini konuşarak bugünlere geldi.
Oysa her etkinin bir de tepkisi olduğu, her madalyonun da bir başka yüzü olduğunu unuttuk hep...
Diyarbakır’dan Kürt meselesine baktık; Türkiye’ye gelen Diyarbakır’a giderek konuyu anlamaya çalıştı. Oysa İzmirliler, Egeliler; Türkiye’nin batısında olanlar “ne düşünüyor, ne öneriyor, ne söylüyor” diye bakmadılar...
Defalarca yazdım.
Gerçekçi, uygulanabilir çözümler arıyorsak, Türkiye için çok kritik olan bu meseleyi İzmir’de tartışmalıyız. Ya da İzmir’de de tartışmalıyız.
Ne Foça’daki hain saldırı, ne Şemdinli’de günlerdir devam eden çatışmalar, ne de daha önceki şehit haberleri fikrimi değiştiremez.
Çünkü biliyorum ki, bu mesele ancak geniş ve büyük bir hoşgörü ikliminde çözüm bulabilir.
Tekrar ediyorum.
Böyle olaylar gördükçe, böyle olaylar yaşadıkça, Türk insanına olan güvenim daha da artıyor.
Taşkınlık olmadan, öfkeyi göstermeden, sağduyuyla konuşmayı bilmek inanın çok az coğrafyada, çok az ülkede yapılabilir.
Yaşananların hepimizin kalbinde, vicdanında ve ruh halinde derin yaralar açtığını biliyorum.
Ama çözümün de herşeye rağmen diyalogtan, bıkmadan usanmadan yapılacak diyalogtan geçtiğini de görüyorum.

X