"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ben 23 Temmuz gününe geçtim

BEN, psikolojik açıdan 22 Temmuz gününü atladım. Yani benim için seçim bitti.<br><br>Gözüm 23 Temmuz sabahında.

Saatimi o sabaha göre ayarlamaya çalışıyorum.

Dahasını da söyleyeyim.

Seçim sonucunu da o kadar çok merak etmiyorum.

AKP yüzde 48 oy almış veya 30’larda kalmış o kadar da önemsemiyorum.

22 Temmuz günü beni ilgilendiren tek şey var.

Dört gün üstü üste yazdığım partilerin dördünün de Meclis’te temsil edilmesini istiyorum.

Vatandaş olarak tek beklentim bu.

Yani AKP, CHP, MHP ve DP’nin temsil edileceği bir Meclis’in 23 Temmuz sonrasında Türkiye’yi çok rahatlatacağını düşünüyorum.

Çünkü, eğer tek parti ihtimali olmazsa, tek koalisyon ihtimali beni düşündürüyor.

* * *

Mehmet Ağar ve DP baraja takılır endişesiyle hareket etmenin sakıncalarına değindim.

Peki Mehmet Ağar baraja takılır mı?

Bilmiyorum.

Ben 1991 yılından beri oy kullanırken kendi kendime böyle bir soru sormadım.

Bu soruyu sorduğum son seçim 1977 seçimiydi.

Milliyetçi Cephe endişesi ile oy kullanmıştım.

O günden beri böyle bir endişe ile sandığa hiç gitmedim.

Ama bu endişeyi taşıyan insanları da anlıyorum.

Öyleyse, "Oyum ziyan olmasın" diyenler neye bakarak hareket edecek?

Tek araç kamuoyu anketleri.

Ama o anketlere bir bakın.

AKP’ye yüzde 50 veren de var.

Yüzde 30’larda kalacak diyen de...

CHP’ye yüzde 30 veren de var.

Yüzde 19’da bırakan da.

Öyleyse hangisine bakarak hareket edeceğiz?

* * *

Benim bu konuda tek ölçüm var.

Vicdanım ve hissiyatım.

Oyumu bu iki ölçüye dayanarak kullanacağım.

Ülkeyi en iyi yönetecek parti veya formül neyse onu gözümün önüne alacağım.

Bütün liderleri tek tek karşıma koyacağım.

Programlarına bakacağım.

Kadrolarını inceleyeceğim.

Türkiye’nin ihtiyaçlarını dikkate alacağım.

Daha açıkçasını yazayım.

Eğer Mehmet Ağar’ı beğeniyorsam, Meclis’te onun yararına inanıyorsam, baraja takılır falan diye bir saniye düşünmeyeceğim.

Erdoğan’ı beğeniyorsam, beğendiğim, eleştirdiğim taraflarını teraziye koyup karar vereceğim.

Baykal ve Bahçeli ile ilgili de aynı değerlendirmeyi yapacağım.

Yani şunu kesinlikle yapmayacağım.

Erdoğan’dan korktuğum için şuna oy vereyim demeyeceğim.

Aman Baykal veya Bahçeli gelmesin diye düşünmeyeceğim.

Mehmet Ağar baraja takılır diye hiçbir endişem olmayacak.

Evet, ısrarla aynı şeyi yazıyorum.

Ben böyle davranacağım.

Çünkü Türk seçmenin artık normal bir psikoloji ile oy vermesi gerektiğine inanıyorum.

Siyasetin korku ve kábuslardan kurtulması gerekiyor.

Korku ve kábus hepimizi yanlış yargılara götürüyor.

Bazı siyasetçilere haksızlık ediyor, bazılarına hiç hak etmedikleri payeleri veriyoruz.

* * *

Evet, 23 Temmuz sabahına bu psikoloji ile gireceğim.

Yani hiçbir sonuç benim için şaşırtıcı olmayacak.

Gençliğimde Süleyman Demirel’in her seçim zaferinden sonra yaşadığım şahsi hezimetlere uğramayacağım.

Kendi meşruiyet coğrafyamı kendim tayin ettim.

23 Temmuz sabahı gözümdeki meşruiyet tam kadro Meclis’e girerse sevineceğim.

Bir eksiği ile girerse de şaşırmayacağım.
X