Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Belli ki uyumuyorlar...

    Hürriyet Haber
    15.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ÇOK umduk ama Avrupa Birliği'ne yine beğendiremedik:Gerçekten Anayasa'nın 34 maddesini değiştirme çabalarının gerisinde Avrupa Birliği Komisyonu tarafından dün yayınlanan rapordaki ‘‘Hal ve Gidiş’’ notumuzun kırık olmaması kaygısı vardı. Ama tersi çıktı.Aslında Anayasa'da yapılan değişiklikler, 1982 Anayasası'nın kışla yönetimi zihniyeti taşıyan ana yapısını ıslaha elbet yetmiyordu.Ama yine de özgürlükleri balta kullanarak sınırlayan hükümler büyük çapta düzelmişti. Örneğin, insanlara kendi anadilinde yayın yapma hakkı tanımayan hüküm kaldırılmış, ‘‘ifade özgürlüğü’’, ‘‘kişi özgürlüğü ve güvenliği’’ gibi konularda önemli sayılacak ilerlemeler sağlanmıştı.Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, Avrupa Birliği tarafından yapılan, Anayasa dahil tüm konulardaki değerlendirmeyi öğrenince;‘‘Açık yüreklilikle söylüyorum... Eleştirilerin önemli bir kısmı maalesef doğrudur. Yapmamız gereken her şey bu ülke insanının hakkıdır, onurudur ve ülkemizin esenliği içindir.Rapor mümkün olduğu kadar objektif verilere dayandırılmıştır (...)’’ dediği bildiriliyor.Dün TBMM Genel Kurulu'nda konuşan eski Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik'in değerlendirmesi de özde Mesut Yılmaz'ınkinden farklı değil:‘‘(AB Komisyonu'nun raporuna esas olan) Ulusal Program belgemizin, Milli Güvenlik Kurulu'nda onaylanan son taslağının özel önem taşıyan ‘Siyasi Kriterler' başlıklı bölümünün yazım canbazlıklarının saklayamadığı irade boşluklarıyla malul olduğuna (...) bu itibarla da AB tarafınca makbul addedilmeyeceğine’’ daha önce değinmiş olduğunu anımsatıyor ve ‘‘Türkiye'nin bu zihin yapısıyla çağın uygar standartlarına erişmesinin mümkün olamayacağını’’ söylüyor. ‘‘Hálá anlamak istemeyenlerimiz artık anlamalıdırlar: Avrupa Birliği yokuşunda -işin aslını isterseniz uygarlık yokuşunda- kurnazlıklara da, mızıkçılıklara da geçit yoktur. İyi bilmeliyiz ki, önümüze sürülen aynada gördüğümüz bizim halimiz, bizim verilerimiz ile uygar normlar arasındaki mesafedir’’ diyor. Ve herkesi ‘‘Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık ufuklarını oluşturan Avrupa Birliği standartlarına her alanda ve zamanlıca erişemezsek’’ başımıza neler gelebileceğini düşünmeye davet ediyor.Bu iki açıklama, sanıyoruz ki durumu yeterince net bir şekilde ortaya koyuyor ‘‘kaderimizi Avrupa'yla mı Afganistan'la mı bütünleştireceğimize karar vermeye’’ davet ediyor. Biz de bu haklı çağrıyı, bazıları da hem Atatürkçü geçinen hem de Avrupa Birliği’ne üye olmamızı engelleyen güç odaklarının önüne koyuyoruz.Gecikmiş bir not: 16 Ekim tarihli yazımızda ‘‘Köykent uygulamasının önündeki yegane pürüz’’ diye adından söz ettiğimiz Türkköyü eski muhtarı Veli Aydoğan daha önceki tutumundan vazgeçip tarlasından yol geçmesine izin verdi. Bunu kamuoyuna duyurmayı vaat etmiştik. Yerine getiriyoruz.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı