"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Belki de detoks molanız geldi

“Yorgun, keyifsiz ve de isteksizim. Doktorum, testlerimin normal, muayene bulgularında bedenimin taş gibi olduğunu söylüyor.

Yoğun çalıştığımı söyleyip biraz dinlenmemi öneriyor. Ne yapmalıyım?” diye yazmış elektronik posta mesajında Denizlili işadamı okuyucum... Mektup aslında oldukça uzun ama bence bu cümleler sorunu az çok anlatıyor! Ona, detoks yapmayı deneyin diye yazdım. Nedeni şu...

Enerjinizin bitme noktasına geldiğini, işinize gücünüze odaklanmakta, işittiklerinizi, okuduklarınızı anlamakta, dahası yeni bir şeyler üretmekte zorlandığınızı; unutkanlıklarınızın, alınganlıklarınızın anlamsız öfke patlamalarınızın sıklaştığını mı düşünüyorsunuz? Muhtemelen üç-beş günlük bir dinlenmeye ve detoksa ihtiyacınız var...
Son günlerde isteksiz, hevessiz biri mi oldunuz? Kozanıza çekilmeye, kabullenmeye, dinginliğe, yalnızlaşmaya kendinizle baş başa kalmaya, kısacası ‘kasmamaya’ dayanılmaz bir arzu duyuyor musunuz? Kızgın, sinirli, uzlaşmasız, acımasız, kararsız, kırıcı, kavgacı, yeni, anlaşılmaz bir kişiliğe dönüşmekten ve bu nedenle sık sık eleştirilmekten mi yakınıyorsunuz?
Muhtemelen bedensel ve ruhsal toksin yükünüz iyice arttı, arınma zamanınız çoktan geldi...
Zaman zaman canınızdan bezdiren gaz, şişkinlik, ekşime, yanma, hazımsızlık, kabızlık gibi sorunlar, cildinizin orasında burasında patlayan sivilceler, inatçı kaşıntılar, kepeklenmeler canınızı mı sıkıyor? Bence artık daha fazla beklemeyin, en yakın zamanda, hatta hemen bir detoks ve dinlenme molası alın.

BANA GÖRE NEDEN FAYDALI

2004’te yayınlanan ‘Hayat Bilgisi’ kitabımda detoks için bakın neler yazmışım: Hayatınızın tadını kaçıran, yaşam kalitemizi azaltan sorunlardan çoğunun nedeni bedeninizdeki aşırı toksin yükünden kaynaklanıyor olabilir. Hücre, doku ve organlarınızı paslandıran, çöplüğe çevirip aşındıran yüz binlerce zehirli toksin bedeninizi işgal etmiş olabilir. Kısacası bütün bunlar temizlenmeye, arınmaya, hafiflemeye kısacası detokslanmaya ihtiyacınız var anlamına geliyor.
Toksinler (ister ruhsal, ister fiziksel veya kimyasal olsunlar) vücudumuzu olumsuz yönde etkiler. Bedenimizin ürettiği toksinler, hücre ve dokularınızın metabolik işlevleri sonucunda doğal olarak ortaya çıkan artıklardır. Çevresel toksinlerse, soluduğunuz havadan, yediğimiz besinlerle aldığımız zararlı bileşiklere kadar pek çok etken olabiliyor. Vücudumuzda oluşan metabolik işlemlerin önüne kolay kolay geçemeyiz ama yaşam tarzımıza dikkat ederek, dışarıdan aldığımız toksinleri azaltabiliriz. Ne kadar az toksinimiz varsa, enerji düzeyimiz o kadar çok artar. Daha güçlü ve daha aktif bir bağışıklık sistemimiz olur. Hastalıklara yakalanma riskimiz o oranda azalır.

Çevresel toksinler neler
NOT ALIN

Çevrenizden aldığınız toksinler sabah güne başlamanızla birlikte ortaya çıkar. şehir yaşamının getirdiği hava kirliliği, vücudunuza akciğerler yoluyla giren zararlı madde miktarını artırır. ışe gitmek için arabanıza bindiğinizde, arabanızın iç havasında oluşan pek çok zararlı kimyasal parçacık ve yol boyunca anlamadığınız ama içinize sinsice sızan egzos gazlarının toksik etkisi sizi etkiler. Ev ve ofislerde klimaların yaygınlaşması, parfüm ve deodorantların daha sık kullanımı, sigara içilmesi ve sigara içilen ortamlarda bulunmanız, cildinize uyguladığınız pek çok kozmetik ürün, kullanılan yapay katkı maddeleri, tatlandırıcılar, renklendiriciler, fabrika dumanları, böcek öldürücüler, yiyeceklerinize karışan kimyasallar, hormonlar, ağır metaller ve daha birçok faktör vücudunuzdaki toksin yükünü artırıyor. Size yararlı ama toksik yükü fazla olan, çağdaş teknoloji gereği bazı olanakları hayatınızdan çıkarmanızsa imkânsız. Eğer böyle olsaydı, bir gaz maskesiyle gezmek zorunda kalabilirdiniz.

Bahar temizliği
KISACASI...

Bu etkenlerden kendinizi olabildiğince uzak tutarak, yeterli ve dengeli beslenerek, kısacası, yaşam biçiminize dikkat ederek toksinlerden bir ölçüde korunabilirsiniz. Ayrıca detoks programlarına katılarak hem toksinlerden arınır, hem de ruhunuzu ve bedeninizi kısacası yaşamınızı detokslayabilirsiniz. Detoks temizliktir, hafifliktir. Eğer siz de daha yalın, daha hafif bir hayata özlem duyuyorsanız detoksla tanışın, detoks ilkelerini öğrenin. Bir detoks merkeziyle temasa geçin, konunun uzmanından değerlendirme ve yardım talep edin. Size özel, size göre planlanmış bir detoks programını uygulamayı deneyin. Ama lütfen abuk sabuk detokslardan, kolon lavmanlarından (kolema) uzak durun. Ot suyu, sebze suyu gibi saçmalıkları bir kenara bırakıp keyifli bir detoks yaşayın.

Bir detoks günü
BİR ÖNERİ

Peki o zaman bütün bu olumlu değişikliklerin nasıl olabileceğini basit bir detoks takvimiyle gözden geçirmek ister misiniz? Hazırsanız, kendinize uygun bir gün seçin. Önce ruhsal olarak kendinizi detoksa alıştırmaya başlayın. Örneğin ilk aşamada aşağıdaki yorgunluk testini uygulayarak ne kadar yorgun olduğunuzu öğrenin. Bu test sizin detoksa ihtiyacınızı da gösterecektir. Detoks günü olarak, örneğin pazartesiyi seçebilirsiniz. Bunun için pazar akşamından itibaren alkolü ve sigarayı bırakın. Kafein ve kafein içeren içeceklerden tamamen uzaklaşın.
* Pazartesi sabahı güne yürüyüşle başlayın. Yürüyüşleri, gün içinde iki-üç kez ortalama 30 dakikanızı ayıracak şekilde planlayın. Özellikle parklar, bahçeler, ormanlık alanlar gibi oksijenin bol olduğu yerleri ve mümkünse şehir yaşamından uzak olan yeşil alanları orman veya kırları tercih edin. Üzerinize rahat kıyafetler giyin ve terledikçe, temiz hava soludukça tüm bedeninizin toksinlerden arındığını hissedin.
* Detoks günü süresince tüketeceğiniz besinleri daha önceden bir alışveriş listesi oluşturup almalısınız. Özellikle toksinlerden arındırıcı etki gösteren detoks sebze ve meyvelerini tercih edin: Havuç, kereviz, lahana, ıspanak, kabak, Brüksel lahanası, brokoli gibi sebzeler; elma, portakal, kivi, şeftali, kayısı ve greyfurt gibi meyveler yanında yararlı etkileri olan nane, kekik, maydanoz, dereotu gibi bitkileri de detoks gününüz boyunca kullanabilirsiniz.
* Detoks günü süresince bol bol, tercihen temiz su, soda ve meyve suyu karışımları içmeyi unutmayın.
* Gün boyunca yiyeceğiniz besinleri ve miktarlarını doğru planlayın. Öğünlerinizi asla atlamayın.
* Güne müzikle başlayarak önce ruhunuzu detokslayın. Gün boyu fırsat buldukça müzik dinleyin.
* Sabah kahvaltısı öncesinde bir-iki bardak ılık su içerek güne başlayın. Takiben sizi rahatlatacak egzersizler yapın. Esneme hareketleri, eğer eğitimliyseniz yoga, yarım saat kadar süren hafif bir yürüyüş veya nefes egzersizleri yapmanız gün içinde de kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak.
* Öğle yemeğini unutmayın! Hafif ve uzun süreli bir öğle yemeği hem enerji verecek hem de dinlendirecek. Yemekten yarım saat sonra yapacağınız 20-30 dakikalık hafif bir yürüyüş hareket gücünüzü artıracak, besinleri daha kolay sindirmenizi sağlayacak.
* Akşam yemeklerinizi en geç 19.00’da tamamlamaya çalışın. Tercihen hafif pişmiş mevsim sebzeleri, limon suyu, sirke ya da çok az miktar zeytinyağı ilave edilmiş salatalar sizin için ideal bir akşam yemeği. Akşam yemeğinizi renklendirmeniz için salatanıza yağ kullanmadan değişik bitkisel soslar ekleyebilirsiniz. Yemekten sonra yapılacak hafif akşam yürüyüşleriyse toksinleri vücudunuzdan daha kolay uzaklaştırmanıza yardım edecek ve daha iyi uyumanızı sağlayacak.
* Kuşluk ve ikindi ara öğünlerinde meyveler, çiğ sebzeler, meyve ya da sebze sularını tercih etmelisiniz. Hatta işi daha eğlenceli hale getirebilir ve kendinize değişik sebze suyu kokteylleri de hazırlayabilirsiniz.
* Günü müzikle bitirin. Yatmadan önce dinlendirici bir müzik ve hafif bir duş sizi rahatlatacak. Duş esnasında ölü derilerden arınmak ve gözeneklerinizi açmak için, cildinizi fırçalayabilir, ovabilir ya da duş sonrasında hafif bir nemlendirici kremle vücudunuza masaj yapabilirsiniz.
* Akşamları bitki çaylarından da yararlanabilirsiniz. Papatya, kuşburnu ve adaçayı bizim favorilerimiz. Yatmadan önce kitap okuyabilirsiniz.
* Günün sonunda tüm kaslarınız artık yeterince gevşer. Kendinizi daha huzurlu ve bedeninizi daha hafif hissedersiniz. Televizyonsuz, radyosuz, elektromanyetik kirlenmenin olmadığı, iyi havalandırılmış uygun ısıda bir yatak odası sizi, rahat bir uyku için bekliyor olacak. Cep telefonunuzu kapatmayı ve düşüncelerinizi yatak odanızın dışında bırakmayı unutmayın.

X