Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Belge verdik Paralel Yapı çökertilecek

    Ayşegül USTA / İSTANBUL
    30.09.2014 - 01:57 | Son Güncelleme: 29.09.2014 - 23:33

    Balyoz davasından tahliye olan eski 1’inci Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Çetin Doğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ‘Orduya kumpas’ iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında şikâyetçi olarak ifade verdi. Doğan, tutuklanan eski Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün’ün TÜBİTAK Raporu’nu çarpıtarak tespit tutanağına dönüştürdüğünü öne sürdü. Doğan, “Sahte Balyoz Darbe Planı’nı kurgulayanların parmak izlerini ortaya koyduk. Bugün verdiğimiz belgeler, eğer üzerine ciddiyetle gidilirse Paralel Yapı’nın doğrudan doğruya çökmesine yol açacak” dedi.

    BALYOZ davasında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya eksik teşebbüs ettiği’ gerekçesiyle 20 yıl hapis cezasına çarptırılan ve Anayasa Mahkemesi’nin “Yeniden yargılansınlar” kararının ardından tahliye olan eski 1’inci Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Çetin Doğan, bu kez sanık olarak değil şikâyetçi olarak savcıya ifade verdi. Balyoz davasında ‘orduya kumpas’ iddialarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Doğan, Selam ve Tevhid örgütüne ilişkin takipsizlik kararının ardından polislere yönelik operasyon kapsamında tutuklanan eski Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün’ü suçladı. Doğan, Atayün’ün 1’inci TÜBİTAK raporunu çarpıtarak tespit tutanağına dönüştürdüğünü öne sürdü. Soruları yanıtlayan Doğan, “Sahte Balyoz Darbe Planı’nı kurgulayanların parmak izlerini ortaya koyduk” diyerek şöyle konuştu: “Kurgulayanlar doğrudan doğruya bu darbe planında yer alanlardır. Bunlar da, maalesef çok acıdır ki bir kısmı görevli polis memurları oluyor. Bunların başka uzantıları var savcıları, hâkimleri var. Bilinen Paralel Yapı var. Türkiye bu Paralel Yapı’nın üzerine gitmedikçe hiçbir sorun çözülemez. Bugün de verdiğimiz belgeler, eğer üzerine ciddiyetle gidilirse Paralel Yapı’nın doğrudan doğruya çökmesine yol açacak sonuçlara varacağız.”

    FEZLEKEDE GERÇEKLER ÇARPITILDI

    İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılarından Gökalp Kökçü’ye ifade veren Doğan, şikâyetçi olduğu Taraf Gazetesi yazarı Mehmet Baransu’nun 20 Ocak 2010’da yayınlanan haberinin ardından 21 Ocak 2010’da Balyoz soruşturmasının başlatılmış gibi gösterildiğini belirtti. İddianamede şüphelilerin bir kısmının ikametgâh adreslerinin güncel MERNİS adresleri olmadığını, 2005-2008 arasında bulundukları ikametgâh adresleri olarak gösterildiğini ifade eden Doğan, “Bu husus soruşturmanın Balyoz CD’leri tesliminden çok önce başlatıldığını ve bu soruşturmanın kumpas olduğunu ortaya koymaktadır” dedi. Doğan ifadesinde şunları söyledi: “Balyoz soruşturması sırasında kolluk güçlerinin hazırladıkları fezleke ve tespit tutanakları gerçekleri çarpıtmış, somut deliller ortadan kaldırılmış ve bir kısmı saklanmıştır. Balyoz belgesi ve seminer arasında ilişki kurmak için seminer ses kayıtlarındaki kimi ifadeleri sahte dijital Balyoz belgelerine serpiştirmişlerdir. Kaset çözüm tutanağı tamamlama tarihi olan 20 Şubat 2010 ile polis tespit tutanağı tamamlanma tarihi olan 22 Şubat 2010 arasında binlerce belgeyi inceleyip ses kayıtlarında geçenlerle harmanlayıp benzerlikleri 2 günde tespit etmesine ihtimal yoktur.

    TÜBİTAK RAPORU’NU ÇARPITTI

    O tarihlerde TEM Şube Müdürü olan şikâyetçi olduğum Yurt Atayün, 1’inci TÜBİTAK raporundaki tespitleri çarpıtarak tespit tutanağına dönüştürmüştür. 11 No’lu CD içinde Balyoz Harekat Planı isimli Word dokümanında ‘Dost Unsurlar’ başlıklı dokümanda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve TGB yer almaktadır. Atayün tarafından 2006’da kurulan TGB yerine ısrarla 1997’de kurulan ve amacı daha çok gençlik programı olan TGBD (Türkiye Gençlik Birliği Derneği) ile ilgili savcılığa bilgi verilmiştir. Yani 2003’te oluşturulduğu söylenen Balyoz Harekât Planı içinde dost unsurlardan birisi olarak belirtilen 2006’da kurulan TGB’nin yer alması kumpasın delilidir. Yurt Atayün tarafından bu gerçeğin üzeri örtülmek istenmiştir.

    RAPOR DOSYAYA GİRMEDİ

    Savcılıkça bilirkişi olarak görevlendirilen polis memurları B.P. ve İ.A. gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlemişlerdir. Kolluk görevlileri ile Gülen Cemaati’nin ilişkisini Zaman Gazetesi’ndeki 22 Ocak 2010 tarihli yazı da göstermektedir. Suçlamalara dayanak gösterilen dijital dokümanların 1’inci Ordu Askeri Savcılığı’nca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda 1’inci Ordu Komutanlığı’ndaki bilgisayarlarda oluşturulmadığı tespit edildi. Rapor Askeri Savcılık tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmek üzere polis memurları N.A. ve H.Y.’ye teslim edilmesine rağmen soruşturma dosyasına girmedi. Raporun Mahkeme Başkanı Ömer Diken tarafından göz önüne alınmaması, delilin saklanması amacına hizmet etmektedir.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı