Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Belediye yasası dikiş tutmuyor

    Hürriyet Haber
    19.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.05.2000 - 00:01

    Deniz SİPHİİZMİR milletvekili Rıfat Serdaroğlu, geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığı'na 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri'nin yönetimi ile 1530 sayılı belediye kanunda değişiklik yapan bir teklif sundu.Güçlü bir devlet yapısı içinde geniş yetkilerle donanmış mahalli idarelerin siyasal bakımdan daha özgür ve demokrat bir ülke yaratacağı kesin.Mahalli idarelerle ilgili 55'inci hükümet döneminde bir çerçeve yasa taslağı hazırlandı ama Meclis Genel Kurulu'na inmeden daha budanarak kuşa çevrildi.57'nci hükümet döneminde de yine aynı teknikle bir ‘‘mahalli idareler reform taslağı’’ hazırlandı.Ancak her iki taslakta da ciddi eksiklikler taşımaktaydı.Mahalli idarelerimizi düzenleyen yasalar artık çok eskidi.İl Özel İdareleri'ni düzenleyen 3360 sayılı kanun 1913 tarihlidir ve cumhuriyetin ilanıyla birlikte bir iki tadilatla kullanılmaya devam edildi. Belediyelerle ilgili 1580 sayılı kanun ise 1930 tarihlidir.Kanunun 15'nci maddesinde belediye görevleri sıralanıyor.Bu görevler arasında umumi ahır ve samanlık yerlerinin tayini; mürebbiye, sütnine, aşçı ve uşakların sıhhi muayenesi, kayıkçıların ehliyeti, yük ve binek hayvanlarının temizliği bulunuyor.442 Sayılı Köy Kanunu ise 1924 tarihlidir.Bu kanunda muhtarın görevleri arasında köylüye kendi kullanacağı kumaşı, giyeceği ayakkabıyı ürettirme gibi görevler veriliyor.*RIFAT Serdaroğlu, kanun teklifiyle getirilen yenilikleri şöyle açıklıyor:Belediye Başkanlığı seçiminin iki turlu olmasını ve ikinci tura en çok oy alan iki adayın kalması.Belediye Başkanları hakkında bir suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma açılması halinde, ifadelerin doğrudan Cumhuriyet Savcıları'nca alınması.Çarpık kentleşmeyi önlemek için belediyelerin sınırları ve mücavir alanları içindeki Hazine'ye ait tapulu ve tapusuz taşınmazların, ücretsiz belediyelere devri ile gecekondulaşmayı önlemeye yönelik olarak bu arazilerin altyapılarının belediyelerce konut yapımına elverişli hale getirilmesi.Bölgenin ve şehrin zemin etütlerinin yaptırılarak, nazım imar planlarının bu araştırmalara uygun yaptırılması.Batı şehircilik anlayışına uygun olarak şehirlerin yerleşim alanları ile ticaret ve sanayi alanlarının birbirinden yeşil alanlarla ayrılması.Belediyelere şehir çevresel koruması yanında tarihi dokusunu da koruması ve şehirlerine günümüzün sanat anlayışına uygun eserleri kazandırma görevi de verilmelidir.Belediye zabıtasının imar, çevre, turizm halk sağlığı ve trafik gibi konularda ihtisaslaşması.Belediyelere mahalle muhtarlıkları için uygun bürolar tesis etme görevinin verilmesi.Belediyelere gecekondulaşmayı ve çarpık kentleşmeyi önlemek amacıyla doğrudan kamulaştırma yetkisi verilmesi.*TÜRKİYE'yi 1910'lu yıllardan kalan kanunlarla yönetmek artık çok zor.Merkezden yönetimlerde para ve zaman kaybı, bölgelerdeki devlet örgütlerinin saygınlıklarının yitirilmesi ve siyasi iktidar etkisinde kalan merkez makamlarının eşitlikten uzaklaştıkları gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz.Geçmiş yıllara baktığımızda da bu sorunların en fazla Ege Bölgesi'ne ve özellikle İzmir'e olumsuz yansıdığını görüyoruz.Yerelden dünyaya uzanan pencere hem demokrasileri, hem de o bölgede yaşayanları güçlü kılıyor.Reform önerilerini yasayla geçiştirmeye çalışmak, bu dakikadan sonra hepimize yanlış geliyor.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı