Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Belediye köyü kapattı

Tuğrul ŞAVKAY

Osmanlı köyü üzerine bir haber, bir yorum

Önce haber..

Ataköy'deki Osmanlı Köyü dün Bakırköy Belediyesi tarafından süresinin dolması beklenmeden kapatıldı. Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı, bir gün önce, yayınımız üzerine, Osmanlı Köyü yetkililerine bildirimde bulundu ve köy boşaltılarak Bakırköy Belediyesi'ne bağlı zabıta ekipleri tarafından salı sabahı saat 10:00'da mühürlenerek kapatıldı. Mühürleme sırasında Osmanlı Köyü'nün işletmecisi Akın Coşkuner de hazır bulundu.

Girişimci şirket Terminal TV'nin sahibi Akın Coşkuner, kapatma öncesinde ortada yasal olmayan hiçbir iş bulunmadığı iddiasını yineledi. Coşkuner, tartışma konusu olan otağı hümayunun projesinin Tanıtma Fonu'ndaki Genel Kurmay yetkilileri tarafından kendisine verildiğini ve yapılanın da orijinalinin bir kopyası olduğunu ileri sürdü. Ancak otağı hümayun içindeki düzenlemenin kendileri tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu da sözlerine ekledi.

Bu projenin Başbakanlık Tanıtma Fonu'ndaki bütün yetkili kişilerce onaylandığını ve 'olur' alındıktan sonra projenin gerçekleştiğini kaydeden Coşkuner, 'kurulda on yedi kişi vardı ve hepsi de projeyi destekledi' diyerek sözkonusu köyün devletin yetkili kuruluşlarının denetimi ile yapıldığını ısrarla belirtti.

Coşkuner'e göre, halkın yalnız otağı hümayunu görmek için buralara kadar gelmesi sözkonusu değil. 'Öyleyse, çevrede satıcılar, kahveler, çay bahçeleri, konserler olmalı' diyor. Burayı bizzat kendisi bir 'panayır yeri' olarak niteliyor. Bunu da ticaretin doğal bir sonucu olarak gördüğünü söylüyor.

Bu panayırın iddia edildiği gibi Almanya ve Amerika'da yinelenip yinelenmeyeceği ve bunun için Tanıtma Fonu ile bir anlaşmaları bulunup bulunmadığı yolundaki soruyu da, yine benzer bir gerekçe ile, otağı hümayunun kendi malları olduğu, dolayısıyla istedikleri yere götürebileceklerini belirterek yanıtlıyor. Tanıtma Fonu ile bu yolda görüşmeleri ve anlaşmaları olmadığını da bu arada kaydediyor.

Coşkuner ayrıca Osmanlı Köyü'nün arsasının Toplu Konut İdaresi'ne ait olduğunu, Bakırköy Belediyesi'nin burada bir tasarruf hakkı bulunmadığını söyledi. Oysa, kendisinin de açıkladığı gibi, bu arazi üzerindeki bütün altyapı çalışmaları Bakırköy Belediyesi tarafından yapılmış. Bu durumda, belediyenin Toplu Konut İdaresi'nin arazisine niçin yatırım yaptığı sorusu havada kalmakta.

Coşkuner, ayrıca Bakırköy Belediye'sinin kapatma işleminin yasal olmadığını, bunun Hürriyet İstanbul'un yayını üzerine yapıldığını ileri sürdü.

Şimdi de yorum...

Önce Akın Coşkuner'in satır aralarında yönelttiği bir iddiaya da cevap vereyim. Coşkuner, Osmanlı Köyü'nün yerel halk için bir eğlence imkanı sunduğunu ve yapılanın yasal bir ticaret olduğunu söyleyerek yayınımızın bunu engellediğini iddia etmekte.

Benim ticarete karşı olduğumu kimse söyleyemez. Çünkü böyle bir şey yok. Hele yasal olan ticarete hiç mi hiç sözüm olamaz.

Sorun, bunun bir kültür hizmeti paravanası altında kamu fonları ve imkanları kullanılarak yapılmış olması. İşin kültürel yanının da bir tür traji-komik hale getirilmesi.

Bakırköy Belediyesi bu aşamada üzerine düşen işi yapmış görünüyor.

Kamu yararı gözetilerek bir kültür kepazeliğine son verildi.

Şimdi sıra bazı soruların cevaplarını bulmaya geldi.

Sayın Cumhurbaşkanı'na bu projeyi kim, nasıl gerekçelerle sundu ve Köşk'ün manevi himayesini temin etti.

Başbakanlık bu projeyi söylendiği gibi destekledi mi? Desteklediyse bunu yapan kim? Desteğin gerekçeleri neydi?

Projenin en pahalı yapımı olan otağı hümayun, Terminal TV ve dolayısıyla Akın Coşkuner tarafından mı, yoksa Başbakanlık tarafından mı yaptırıldı? Parayı veren Başbakanlık ise, Coşkuner, 'otağı hümayun benim malım, ister Hannover'e, ister New York'a götürürüm' sözünü nasıl söyleyebiliyor?

Bu kepazeliğe asıl desteği vermiş olan Başbakanlık Tanıtma Fonu yetkilileri. Bakalım onlar yaptıklarını nasıl açıklayacak?

Fon, bunun yurtdışına gitmesi için Terminal TV ile herhangi bir görüşme yaptı mı? Bu şirkete sözlü veya yazılı taahhütte bulundu mu?

Bu arsanın -veya iddiaya göre bir başka karşılık olarak 38 dönümlük bir başka kamu arazisinin- Terminal TV'ye yapılan hizmete karşılık belediyeye devri için hazırlanan dosya Müsteşar yardımcısı Füsun Köroğlu'nda mı? Füsun Köroğlu'nun bu dosyaya ilgisi neden?

Nihayet, Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yılı ile ilgili faaliyetin tümü Kültür Bakanlığı tarafından organize veya koordine edilirken, bu proje Tanıtma Fonu tarafından niçin ısrarla Kültür Bakanlığı'ndan kaçırıldı?

Bütün bu soruların takipçisi olacağız.

X