Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Belçika'da siyasal çalkantı

    BRÜKSEL (A.A)
    18 Ağustos 2006 - 15:22Son Güncelleme : 18 Ağustos 2006 - 15:22

    Federe yapılı Belçika'nın Flaman Hükümeti Başkanı Yves Leterme'in Fransız basınında yayımlanan bir demeci, ülke çapında tepki ve tartışmalara yol açtı.

    Gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde “Federal Hükümet Başbakanı” olacağı savunulan Flaman Hıristiyan Demokrat Parti (CDV) Başkanı Leterme, Fransız Liberation gazetesine verdiği demeçte, “Belçika'nın, tarihin bir kazası” olduğunu, Flamanların yaşadığı Flandr bölgesinin ve Flaman menfaatinin Belçika'dan öncelikli olduğunu, “Flamanlar ile Valonlar arasında uçurumun derinleştiğini”, Belçika halkını oluşturan bu etnik gruplar arasında sadece ”Kral, futbol takımı ve bira ortaklığı” kaldığını söyledi.

    Flandr'ın bağımsızlığını hedefleyen ancak “Boşanmak için önce bir çift oluşturmak gerekiyor” diyen Leterme, Belçika'nın bölünmesi halinde Brüksel bölgesine özel bir konum verilmesi gereğini savundu. Fransızca konuşan Belçikalıları, “Flamanca öğrenecek yeteneği ve zekası olmayan insanlar” olarak nitelendiren ve Belçika Kralının dahi iyi Flamanca konuşamadığını savunan Leterme'in bu sözleri, Valonlar tarafından “hakaret” olarak algılandı.

    “Belçika'nın gerçeklerine göre Valonların ve Flamanların sınırlarla birbirinden ayrılma hakkı olduğunu” söyleyen Leterme, “Belçika'nın kendi başına bir değeri olmadığını, kurumların koşullara uyarlanmaması halinde bu ülkenin hiçbir geleceği bulunmadığını” anlattı.

    Belçika'nın tarihin bir hatası olduğunu, bu topraklarda Belçika var olmadan önce de insanların yaşadığını söyleyen Yves Leterme, partisinin 2007 seçimlerinden sonra oluşacak bir koalisyona ancak Flaman bölgesine daha fazla özerklik verilmesi koşuluyla katılacağını, Flaman menfaatinin öncelikli olduğunu belirterek, “ilke olarak bölücü olmadığını, ancak Flandr'ın tek başına yaşayabileceğini” ifade etti.

    BELÇİKA'DA SON DURUM

    Avrupa'nın güçlü devletleri tarafından, 1830 yılında, “tampon bölge” olarak kurulan, İngiltere'de yaşayan bir Alman prensin kraliyetine verilen ve Kongo sömürgesiyle zenginleşerek ihtiyaçlarının büyük kısmını gideren Belçika, Hollandaca konuşan Flamanlar ve Fransızca konuşan Valonlardan oluşuyor. Ülkede, Almanca konuşan küçük bir halk grubu da bulunuyor. Yüzde 90'ı Fransızca konuşan Brüksel'in “çift lisanlı bölge” olduğu varsayılıyor.
    Belçikalılar, 1980'li yılların başında, “model olmak” iddiasıyla yöneldikleri federal sistemle yerel parlamento ve yönetimlerin yetkilerini genişlettiler. Valonya, Flandr ve Brüksel bölgelerinde farklı hükümetler kurulurken, “ayrılıkçılık” (seperatisme) ülke anayasasının “temel ilkeleri” arasında yer aldı. Bu durum, Valonlar, Flamanlar ve Brükselliler arasındaki kopukluğu artırırken, menfaat çatışmalarını da hızlandırdı.

    Siyasi partileri de Flaman ve Valon olarak bölünen ülkede, ayrı ayrı kurulmuş olan liberal, muhafazakar veya sosyalist Flaman partilerle Valon partilerin, ideolojik eğilimleri aynı gözüktüğü halde, tamamen farklı görüşler içinde çatışmaları da hız kazandı. Politikacılar, kurumlar ve vatandaşlar arasında diyalog giderek koptu, toplumlar arası menfaat kavgaları arttı. ”Belçikalı” kelimesi, giderek yerini “Flaman”, “Valon” ve “Brükselli”ye bıraktı.

    Politikacılar, bölgesel sorunları aşmak ve kendi seçmenlerinin taleplerini yanıtlamak için devlet bütçesini küçültüp bölgesel bütçelere ağırlık verdiler. ”Federal kurumlar” devletin ortak malları, değerleri, menfaatleri için karar alamaz duruma geldiler. Demiryollarını, vergi sistemini ve sosyal sigortaları da “bölgeselleştirmek” hedefi ön plana çıktı. Flaman kesiminde yüzde 8 olan işsizlik oranı Valonya'da yüzde 20'yi bulunca Flamanlar, “Valonların sosyal sigorta ve hastane masraflarını karşılamayı reddetme” eğilimine girdiler.

    YENİ DEVLET ARAYIŞLARI

    İlk aşamada, “yeni devlet kurmak”, “Belçika'yı haritadan silmek” hedefini açıkça ortaya koyan aşırı sağcı Vlaams Belang (Flaman Menfaati) partisi, bugün Flaman bölgesinde, “Kahrolsun Belçika” sloganıyla oyların yüzde 25'ini elde ediyor. Bu durumu gören ve aşırı sağın tırmanışını engelleyemeyen diğer bazı Flaman partiler de “yeni devlet kurma”, ”Valonlardan kopma” fikirlerini desteklemeye başladılar. Valonlar, ”Fransa'ya ilhak”tan söz ederken, Brüksel Bölgesi “bağımsızlık” ve “AB'ye sığınma” formülleri arayışına girdi.

    Belçika basını, 2004 yılı sonunda, “Devletin sonu geliyor” manşetleriyle ülkede “federal sistemin çökmekte olduğunu”, “devletin paylaşıldığını”, ”şatolarda buluşan siyaset ve ekonomi yetkililerinin yeni devletler için uzlaşma aradıklarını”, “yayımlanacak bir manifestoyla çeşitli formüllerin gündeme taşınacağını” yazdı. “Çekoslovakya örneği” gündeme getirilirken, 1993'te, birkaç günde bölünen bu ülkenin sınırlarının ve koşullarının

    Belçika'ya çok benzediği üzerinde duruluyor. “Federal sistemi” sarsılan Belçika'da, şimdi, “iki veya daha çok sayıda bağımsız devletin, bazı alanlarda yönetim işbirliğinde bulunmaları” olarak tanıtılan “konfederal sistem”den söz ediliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı