Gündem Haberleri

    Belçika Başbakanı AB Başkanlığına yakın

    Guardian
    20.11.2009 - 00:03 | Son Güncelleme:

    AB'de önemli görevlere getirilecek kişilerin seçiminde karmaşık bir sürecine girilmesi eleştirileri beraberinde getirirken, Avrupa Konseyi başkanlığında Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy’un ismi öne çıkıyor

    Guardian’da “Who speaks for Europe? Criticism of 'shambolic' process to fill key jobs” başlığıyla verilen haber analizde, Japon şiir sanatı Haiku ile ilgilenen Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy’un Avrupa Konseyi başkanlığı yarışında diğer isimlerden bir adım öne çıktığına değinildi.                   

                             

    Haber analizde ayrıca, Perşembe günü Brüksel’de AB üyesi devletlerin liderlerinin katılacağı özel bir zirvede, Van Rompuy’ın başkalığının resmen açıklanabileceğine dikkat çekilirken, Belçika Başbakanı’nın yeni göreve talip olduğunu açık açık dile getiren Tony Blair’i geride bırakabileceği belirtildi.

                                      

    VAN ROMPUY’UN ISINMA TURLARI

    Geçtiğimiz hafta Van Rompuy, 80’li yıllarda Avrupa Komisyonu’ndan başkan yardımcılığı yapan Brüksel’in oldukça güçlü figürlerinden biri Etienne Davignon tarafından düzenlenen ve uluslararası politika yapıcılar ve sanayicilerin bir araya geldiği basına kapalı bir toplantıda, ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile bir araya geldi. Davignon, politikacı ve bankacıların bir araya gelip dünyadaki sıkıntılara dair görüş bildirdikleri Bildersberg Grubu’na başkanlık yapıyor.                                      

     

    Geçen hafta düzenlenen Bilderberg toplantısı gibi, Perşembe gecesi düzenlenecek ve liderlerin başkanlık için tartışacakları zirve de kapalı kapılar arkasında olacak. Resmi olarak ne Van Rompuy ne de Tony Blair aday değil. İsveç Başbakanı Fredrick Reinfeldt, zirveye başkanlık edecek.

     

    KAOTİK SÜREÇ

    Belçika Başbakanı başkan adayı olarak ciddi destek alırken, İngiltere parlamentosundan Blair’in göreve getirilmesini beklemedikleri halde umut etmekten de vazgeçmeyen üst düzey yetkililer başkanlık seçimi sürecini “kaotik” olarak tanımlıyor.

     

    Polonya Dışişleri Bakanı Radek Sikorski Pazartesi gecesi Brüksel’de, AB dahilindeki ülkelerin dış işleri bakanlarına kararın olabildiğince şeffaf ve demokratik bir süreçte alınması gerektiğini söyledi. Avrupa’da Van Rompuy’un adaylığına karşı çıkan başka ülkeler de var. Estonya Cumhurbaşkanı Thomas Hendrik Ilves açık bir şekilde başkan adaylığını açıklarken, Letonya’nın eski Cumhurbaşkanı Vaira Vike-Freiberga da aday olduğunu açıkladı.

     

    Reinfeldt hem Avrupa Konseyi Başkanlığı ve hem de dış işleri bakanlığı için masaya sadece birer aday getirmek isterken, karşıt kutuplar göreve birine verilmeden önce dış işleri bakanlığı görevi için kısa bir listenin yapılıp, listedeki adaylarla teker teker görüşülebileceğini savunuyor.

     

    Kararların kapalı kapılar ardında alınması, kafaları karıştırıyor. İsveç’in Avrupa Birliği ilişkileri bakanı Cecilia Malmström, “Sürecin tamamen karmaşık olduğunu söyleyemem ama henüz bir anlaşmaya varılmış değil” diyor.

     

    DEMOKRATİK VE ŞEFFAF AVRUPA

    Her ikisi de Lizbon anlaşmasının ürünü olan Avrupa Konseyi başkanlığı ve dış işleri bakanı görevlerinin Avrupa’yı daha uyumu hale getirmesi beklenirken, Avrupa’nın dünyanın geri kalanıyla tek ses olarak konuşmasını sağlaması isteniyor. Bu görevlerin aynı zamanda Avrupa’yı daha demokratik ve şeffaf bir hale getirmesi bekleniyor.

     

    Başkan merkez sağdan seçilmek istenirken, dış işleri bakanının merkez soldan seçilmesi isteniyor. Biri büyük bir ülkeden seçilecekse, diğerinin küçük bir ülkeden seçilmesi gerektiği dile getiriliyor. Peki ya cinsiyet dengesi? Görevlerden birinin bir kadın siyasetçiye verilmesi gerektiği tartışılırken, yetenek ve kriterler konusunda kimse yorum yapmıyor.

     

    Dışişleri Bakanlığı için İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband’in adı geçiyor. Fransızlar ve Almanlar da Miliband’in adaylığını destekliyordu ama on gün önce Londra’da Fabien Society toplantısında Blair’in adaylığını desteklemeyeceğini dile getiren Poul Nyrup Rasmussen’e kızan Miliband, bu görevi istemediğini dile getirdi.

     

    Eski Danimarka Başbakanı ve iş arkadaşlarının bu görev için şimdiki adayı İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema. Ancak eski İtalya başbakanı D’Alema’nın bir toplantıya İngilizce konuşarak başkanlık yapamayacağını dile getirdi. D’Alema’nın aynı zamanda Amerika ve İsrail karşıtı politikalarıyla eleştiriliyor. Bu yüzden adayın fazla destek görmesi beklenmiyor.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı