Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bekir Coşkun: Rahmetli'nin parmağı...

Bekir COŞKUN

Nur içinde yatsın, Rahmetli'nin mübarek parmağı her zaman, her yere uzanırdı...

Kimi büyük insanların tarihe mal olmuş uzuv ve aletleri vardır... Abdülhamit'in burnu, Churchill'in purosu, Musa'nın asası, Hazreti Ali'nin kılıcı gibi...

Rahmetli'nin ise parmağı...

Diyelim ki kendisi Ankara'da, Çankaya Köşkü'nde otururken, bir de bakardınız ki Rahmetli'nin mübarek parmağı İstanbul Otoyolu'nda, ya da bir bankada...

Çok değerli bir parmaktı...

Bakın, aradan bunca zaman geçti, Özal neredeyse unutuldu, ama parmağı asla unutulmuyor, tartışılıyor...

*

Orhan Tokatlı ağabeyimiz, mesleğimizin yüz aklarından birisidir...

O bir örnek gazetecidir... Onurlu ve şerefli gazetecilik yaşamının bir bölümünü ‘‘Kırmızı Plakalar’’ adı altında kitaplaştırdı...

Dünkü Hürriyet'te okumuşsunuzdur, Orhan Tokatlı kitabında açıkladı; meğer Özal'ın parmağındaki yara kurşun yarası değil, bardak kesiği...

O ünlü kongrede suikastçı kurşun sıkınca, bu siniyor... Semra Özal dahil yanındakilerin hepsi onu korumak için üzerine çıkıyorlar... Bu alttan ‘‘Nefes alamıyorum, kalkın üstümden...’’ diyorsa da, aldıran yok...

Yerde bunlar alt-üst olurken, işte o sırada kırılan bardaktan mübarek parmağı kesiliyor...

Hatırlıyorum; parmağın ucundaki yara için önce tüm kolu alçılara alınmıştı, sonra da yıllarca parmağı her zaman havadaydı... Çektiği sıkıntıları anlatırken, mübarek parmağını burnumuza doğru uzatıp ‘‘Netice itibariyle bizi vurdular...’’ derdi...

Meğer bardak...

*

Rahmetli o parmakla bir seçim daha kazanmıştı...

Mübarek parmak dış politikada Körfez Savaşı'ndan Asya'ya kadar, iç politikada ihracattan, anayasanın ortasında bir delik açmaya kadar her yerdeydi...

Türkiye Cumhuriyeti böyle bir parmak görmedi...

Ve bugünkü çöküntüler başta o parmağın eseridir...

Bakın; o günlerde başlayan çürüme, artık ülkenin geleceğini karartacak boyutta...

Ekonomik, sosyal, kültürel yıkıntıların altından hep o aziz parmak çıkıyor...

Tarih böyle bir parmağa tanık olmadı...

Düşünebiliyor musunuz:

Rahmetli gitti, parmağı dolanıyor...

Ey ölümsüz parmak...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI