Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bekir Coşkun: Nasıl bağırdım?..

Bekir ÇOŞKUN

İTİRAF etmeliyim; televizyonun karşısında bağırmak istiyorum, ama istediğim gibi bağıramıyorum. Bağırdığımda, bizimkiler Rok, Gorbi, Pako da bağırmaya başlıyorlar, susuyorum. Oysa ömrüm boyunca ilk kez bir futbol maçında içimden bağırmak geliyor.

Üçü karşıma geçip sırayla oturdular, gözleri bende, ağzımı açar açmaz benden önce ortalığı çınlatıyorlar.

Dakika 48... Hagi, Okan, Hakan... Top direkte. Yerimden fırlamamla birlikte ‘‘Ahhh...’’ diye bağırmam bir oluyor, üçü ağızlarını tavana dikip başlıyorlar havlamaya.

Karım ‘‘Öyle ah-of deme. Sana bir şey oldu sanıyorlar’’ dedi.

Zaten ben de ‘‘Bana bir şey mi oldu?..’’ diye düşünüyordum.

‘‘Ama demin ‘Vur' dediğimde de bağırdıydılar...’’

‘‘Öyle dersen tabii bağırırlar. Hırsız mırsız geldi de ‘Vur' diyorsun sanmışlardır...’’

‘‘Ben de kelime söylemeden bağırırım...’’

Dakika 70, Capone'nin şutu, bağırmam kelimesiz:

‘‘Guurrgghhhh.....’’

Bu kez üçü kafalarını yan yatırarak bendenizi dinledikten sonra, daha da beter bağırıyorlar, karım itiraz ediyor:

‘‘Öyle anlamsız şeyler söyleme... Tabii ki bağırırlar...’’

Ömrümde ilk kez bir futbol maçında koltuğun üzerinde değil de sırtında oturuyorum, bağırmalıyım. Üçü de karşımda oturuyor, ben televizyona bakıyorum, onlar bana.

Karım, ‘‘O demin çıkardığın son ses ne sesiydi öyle?..’’ dedi.

‘‘Aslan...’’

‘‘Hayır, tavşan sesi gibi oldu. Sen böyle sesler çıkartırsan bunları susturmak mümkün olmaz...’’

Bu kez ceplerime yapma kemik dolduruyorum. Bağırmam gerektiği zaman birer tane atıp, tek başıma bağırmayı deniyorum, önce bağırıp sonra kemiklerini yiyorlar.

Saat sabaha karşı... İçimden geldiği gibi bağıramadan maç bitti. Üçü hálá karşımda arada bir bağırıyorlar, artık kızıyorum:

‘‘Şimdi niye bağırıyorlar?..’’

‘‘Kemik veresin diye.’’

*

Bugün Gençlik ve Spor Bayramı, iki bayram bir arada.

Bence Galatasaray Türk gençliğine sadece bir galibiyet, bir kupa getirmedi, bir örnek de sundu gençliğimize.

Kolaycılığın, avantacılığın, köşe dönücülüğün, cinliğin değil... Çalışmanın, azmin, disiplinin, inancın ve mücadelenin onurlu zaferler getirdiğine bir örnek.

Sağ ol Galatasaray...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI