Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bekir Coşkun: Katır tepişmesi...

Bekir COŞKUN

En azından bir kez olsun ‘‘Muhtemelen birbirlerini dövecekler’’ şeklindeki siyasi tahminim tuttu sayılır...

Daha doğrusunu isterseniz bu bir dilekti...

Madem ki biz toplum olarak onlara asla ders veremiyoruz, asla yakalarına yapışamıyoruz, asla hesap soramıyoruz... O zaman hiç olmazsa birilerine birer şaplak vurmaları iyi bir şey...

Biliyorsunuzdur ‘‘siyaset’’ sözcüğü Arapça'dan gelir, özünde ‘‘at terbiyecisi-seyis’’ demektir...

Siz ise daha çok katır tepişmesi izliyorsunuz...

*

Toplumun hiçbir sorunu için bu kadar canhiraş yırtınmadılar...

İnsanların hiçbir derdi için bu denli direnip, bu denli birbirlerine girmediler...

Hiçbir ulusal sorun onlar için bu kadar önemli olmadı...

Ne yoksullar çöken ekonominin altında inlediğinde, ne yetim malı çalındığında, ne ülkenin kasası soyulduğunda, ne devlet yağmalandığında, ne de hastalar hastane kapılarında, çocuklar üniversitelerin önünde, emekliler banka kuyruklarında öldüğünde, bu denli umursamadılar...

Bu ülkeyi çeteler ele geçirdi...

Tınmadılar bile...

Şimdi tepişmeleri, kendi koltukları içindir...

*

Öykülerde, sevkıyat gemilerinde, katırların tepişmesini önlemek için, suvarilerin arada bir yem borusu çaldıkları anlatılır...

Yem borusunu duyunca dururlar...

Bakın; tam birbirlerine girmişken, milletvekili dokunulmazlığı ile ilgili madde gündeme gelince ne oldu?..

Sukunet...

El ele vererek, milletvekilinin suiistimal-rüşvet-yolsuzluk ya da başka bir suçtan sıradan insanlar gibi yargılanmasını sağlayacak değişikliği reddettiler...

Oysa saygın bir siyaset için bu şarttı...

Parlamentonun neredeyse yarısı sanık...

Ama onlar, Anayasa'nın 83'üncü maddesinin sağladığı ‘‘dokunulmazlık’’ zırhının altına sığınıp, işledikleri tüm suçlardan dolayı adalete hesap vermiyorlar...

El ele, uyum içinde...

*

Sonra, tepinme yeniden başlar..

Ben ise; göz göre göre, ne mal olduklarını bile bile, peşlerinden koşa koşa, meydanlarda alkışlaya alkışlaya, bunları bizim yarattığımıza yanarım..

Ve kafamın içindeki katır literatüründen bir Macar halk sözü dilime dolanır:

‘‘Katırlar tepiştiğinde, dayak yiyen eşekler olur...’’



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI