Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bekir Coşkun: Elinizi uzatın...

Bekir COŞKUN

AVRUPA Birliği çevre örgütleri, mutlaka korunması gereken oksijen deposu on bir alan saptadılar; bunlardan en önemli ikisi Türkiye'de.

Birisi Kaz Dağları, öbürü Küre Dağları Milli Parkı...

Kaz Dağları madencilerin, altın arayıcılarının saldırısı altında, yara üzerine yara alıyor.

Şimdi sıra Küre Dağları'na geldi:

Avrupa'nın on bir oksijen deposundan birisi olunca, geçen sene burayı Milli Park ve birinci derecede SİT alanı ilan ettiler. Peşinden de üzerine mobil elektrik santralı kurulmasına karar verdiler.

Bunların çevreciliği bu kadardı çünkü, on iki ay ancak sürdü.

Önce korunmasına karar verip, sonra üzerine mobil santral yapmaya kalkmaları size tuhaf gelse de...

*

Orası bir cennet.

Kalyonların, inanılmaz vadilerin bir eşi daha yeryüzünde yok. Oraların büyülü görüntüleri Avrupa'da çevreci kuruluşların duvarlarını süsler.

Yüzde yetmişi bomboş bozkır Türkiye'de, mobil elektrik santralı için işte tam orayı seçtiler.

Santral günde 600 ton fuel-oil yakacak. Bölge yağmurlu olduğu için bu asit yağmuruna dönüşüp ormanın üzerine inecek. Doğa uzmanları en uzun on sekiz ayda, bölgede yeşil kalmayacağını hesaplıyorlar.

Bu santralları, nükleer santral ihalesini veremedikleri şirketlere sus payı olarak dağıtıyorlar. Sözleşmenin 19'uncu maddesi ise şirketlerin filtre takma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor ki, kár oranı yükselsin, doğa ölürse ölsün...

Ve bölgedeki Kastamonu-Cide Kasabası'nın vefalı insanları ayaklandılar. 5 bin nüfuslu kasabadan 3 bin imza toplandı. Çevre Bakanlığı'na başvurdular. Çevre Bakanlığı ‘‘Hükümet politikasına karşı çıkamayız’’ yanıtını verdi.

Çünkü Çevre Bakanlığı, çevreyi korumak için değil, çevre yağmalarına kılıf bulup onay vermek için kurulmuş bir bakanlıktır.

Adına bakmayın siz...

*

Gözü paradan başka bir şey görmeyen yağmacı sermayenin, onlara yeri-göğü sunan avantacı siyasetçilerin-bürokratların elinden hiçbir şey kurtulmuyor.

Ne deniz, ne dağ, ne hava, ne su?..

Tek çare; doğayı-çevreyi ve bu dünyayı sevenlerin hızla örgütlenmeleri ve birbirlerinin yardımına koşmalarıdır. Çocuklarınızı seviyorsanız, yağmacılara karşı ağaçların, ormanın, dağların, denizlerin, ovaların, ırmakların yanında yer almalısınız.

Uzatın elinizi...

Başka çare yok...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI