"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Behzat Gerçeker: Orkestra şefiyim çoban şefi değil

Akdeniz Olimpiyatları açılış töreninde başlayan Enbe Orkestrası’ndaki Gezi krizi devam ediyor.

Hatırlarsınız, solist Berkay Özideş, bileğine yaptırdığı çArşı amblemi TRT kameralarına yansıdıktan sonra orkestradan ayrılmıştı.
Onun ardından solist Çağlar Ökten, keman sanatçısı Elvan Kızılay ve Kardelen Pınar da orkestradan ayrıldıklarını Facebook sayfalarından duyurdu.
Kardelen Pınar, duygularını şöyle dile getiriyordu:
“...Elime çArşı’nın sembolünü yaparken hiçbir art niyet taşımıyordum. Hissettiğim şey yalnızca bu süreç boyunca hepimizin özgürlüğü, onuru ve geleceği uğruna ölen, yaralanan ve gözaltına alınıp işkence gören arkadaşlarımızı bir şekilde destekleme isteğiydi...
Ben ve birkaç kişi daha, hiçbir şekilde birbirinden etkilenme olmadan bu sembollerden çizdik. Konser bitiminde saygıdeğer patronumuz bizleri suçladı ve asla böyle bir şey yapmamamız gerektiğini, orkestradaki diğer arkadaş-larımıza saygısızlık etmiş olduğumuzu söyledi.”

BEHZAT GERÇEKER NE DİYOR?

Tüm bunlar olurken ENBE’nin şefi Behzat Gerçeker pek konuşmadı, ayrıntılı bir açıklama yapmaktan kaçındı.
Kendisini aradım ve neler düşündüğünü öğrenmek istedim.
Buyrun, şimdi söz Gerçeker’de...
“Orkestramızda farklı ırk, din ve dillerden birçok insan çalışıyor.
Ben ise bir şef olarak ortada duruyor ve herkesin fikrine saygı duyuyorum.
Mesela içimizden biri Gezi Parkı’na destek için gidebilir diğeri gitmeyebilir. Kimseye neden gittin ya da gitmedin gibi bir şey söyleme hakkım yok.
Ama biz sahneye çıktığımızda bir futbol takımı gibiyiz.
Sahnede birey değiliz.
Orada farklı sesler çıkmaya başlarsa olmaz.
Çünkü bir bütün olarak orkestra olunur. Ben böyle gördüm, böyle öğrendim.
Eğer böyle bir şey yapılacaksa dahi öncesinde konuşulur, hep beraber karar verilir.
Nasıl maç öncesi teknik direktörle konuşuyor futbolcular, bunun gibi düşünün... Ama kimse bana bir şey sormadı.
Ben de orkestra şefiyim, çoban şefi değil!
Ayrıca kimseyi kovmadım, herkes kendi isteğiyle ayrıldı.
Şunu da söylemek isterim; hepsi de çok yetenekli çok iyi çocuklardı. Mesela Berkay’a DMC’den albüm yapacaktık.
Çünkü çok yetenekli bir şarkıcıdır.
Şimdi kadromuzu yeniledik, yeni solistlerimiz var.
Onlarla yolumuza devam ediyoruz.”

Bu bir eski-yeni çatışması

Behzat Gerçeker’in düşüncelerini okudunuz...
Bana kalırsa, söylediklerindeki anahtar cümle şu:
“Ben böyle gördüm, böyle öğrendim.”
Yani aslında ortada bir eski-yeni çatışması olduğunu da düşünüyorum.
Berkay ve diğer ayrılan orkestra elemanları sahnede kendilerini ifade etmekten, yani birey olarak rengini belli etmekten yana.
Giyimi kuşamı, saçı başı, yani her şeyiyle belki de.
Gerçeker ise “Orkestra sahnede bütün olmalı” diyor, aksini savunuyor.
Benim fikrimi sorarsanız:
Orkestra sahnede farklılıklarını göstererek de bütün olabilir.
Mesela: Biri çArşı amblemini eline yazıyorsa diğeri bunun tam aksi bir şeyle kendini ifade edebilir.
Ortaya daha şenlikli bir durum çıkar. Ama elbette bu bir tercih tabii.

Her insan bir kapıdır, senin kapın kim

Geçen hafta sonundan beri içimde binbir telaş ve heyecan.
Çünkü Uydurukçu’dan sonra bu kez bir romanla huzurunuzdayım: Ev Sahibi.
Dahası bugün de ilk imza günü.
15.00’dan itibaren Kanyon D&R’da olacağım.
Gelirseniz, Ev Sahibi’yle beraber oradayım yani.

VİDEOLU NOT:

Ev Sahibi’nin anahtarı ise Emir Sarısaç yönetmenliğindeki bu tanıtım filminde: http://www.youtube.com/watch?v=7gJBIAlnYJM&feature=youtu.be

X