"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bedri Rahmi’den bir Romen kızına çok mahrem mektuplar

<B>Aşk </B>mektupları...<br><br>Şimdi yazılıyor mu? Yoksa bilgisayarın soğuk ekranında bir kaç satırlık chat'la yapılan ilán-ı aşk, uzun uzun yazılan mektupların yerini mi aldı?

Kavuşamazsan aşk olur, sözünün doğruluğu her zaman tartışılır.

Bedri Rahmi-Eren Eyuboğlu-Aşk Mektupları, biri Romanya'da diğeri Türkiye'de iki ressam áşığın özlemlerini ve gerçekten de koşullar yüzünden kavuşamayışlarını dile getiriyor.

1934-1936 yılları arasında mektuplarda yaşanan aşk, 1937'de aşağıdaki belgeyle evliliğe dönüşüyor:

‘‘Bin dokuz yüz otuz altı senesi, nisan ayının on altıncı günü kimlikleri bu deftere yazılı Ernestine hanımla Ali Bedrettin beyin evlenmiş oldukları, Eminönü Evlenme İşleri Memurluğu'nun mahsus sicil defterinin 3951 numaralı sayfasında yazılı olduğu tasdik olunur.’’

Ernestine
hanım böylece Eren hanım olmuş.

Mektupları Fransızca'dan çevirip yayına hazırlayan da oğulları Mehmet Hamdi Eyuboğlu.

Bedri Rahmi
'ye Aslan Buciş diye başlayan mektubunda Ernestine, nasıl birini istediğini özetliyor:

‘‘Bayım... Bayım... Bu ne şehvet! Kelimenin kapsamında bizim için neler var?

Her şeyi isterim senin için ben. Her şeyin olmak isterdim. Sen de benim her şeyim olmalısın! Hem kadın hem de ressam olmak isterim.’’

İstanbul-Bükreş hattında iki ressamın aşk mektupları, yalnız iki kişinin özlemini yansıtmıyor, aynı zamanda, iki ressamın resim konusundaki tartışmalarını da içeriyor.

Okdukuları kitaplar üzerine düşünce alış-verişinde bulunuyorlar. Ve her zaman birlikte kuracakları evin hayalini yaşıyorlar.

Ernestine, onu Romanya'ya çağırıyor ve Bedri Rahmi'yle kavuşmasını ailesinin önlediğini ima ediyor:

‘‘Romanya'ya gelişinden dönüşüne kadar, benim sorumluluğumdasın. Haydi. Çabuk cevap ver. Hiç kimseye, özellikle ağabeyine, danışma. Şimdi o sana oturup bir sürü hesap kitap çıkartır. Ağabeyin konu sen olunca sana ne hesaplar çıkartır, ne ince hesaplar yapar, bilmez misin? Hem sana... Hem de bana karşı.’’

Yangın ateşinin, aşk ateşinin yanında bir hiç olduğunu yazıyor Ernestine:

‘‘Yangın geçirdim. Evim yandı. Tuvallerim, gardırobum, çamaşırlarım yandı, kül oldu. Yersiz yurtsuz, bir hafta geçirdim. Ah!

Alevler arasında, şaşkın Memişçiğinin hali görülecek şeydi... Kendi canımı hiçe sayıp senin metuplarını, fotoğraflarını kartarabilmek için kendimi alevlerin içine attım.’’

Bedri Rahmi-Eren Eyuboğlu,
- Aşk Mektupları; 1934-1936 yıllarını kapsıyor.

Mektuplarda, günün resim sanatından izlerle birlikte ressamların sıkıntılarını da okuyoruz.

Resim satma, alma gibi kavramların bulunmadığı dönemlerin büyük aşkı.

O yıllarda bir ressamın ekonomik durumunu tahmin edebilir misiniz?

Mektupla ulaşamadığı sevgilisine telgraf çekebilmek için bile para biriktirmek zorunda kalıyor.

Romanya'da Bedri Rahmi sergisi açılıyor, Ernestine ona gazete kupürleri gönderiyor.

Çünkü bir yandan ikisi de mesleklerini ve aşklarını birlikte sürdürme teláşındalar.

Savaş öncesi Avrupasının yaşamını da bu mektuplardan çıkartmak mümkün.

Aşk mektuplarında hayallerin en güzeli kurulur.

Bedri Rahmi ve Ernestine'in gelecek umutları, iki genç ressamın resim konusundaki tasarıları, aşkın ötesindeki güzelliklere de çekiyor okuru.

İki aşıktan iki büyük ressamın doğması.

Belki de bir eleştirmen, o özlem günlerinde yaptıkları resimleri, bu mektupların ışığında yeniden değerlendirebilir.

İki sanatçının aşkından hayatınıza göndermeler yapacağınızı umarım.


Bedri Rahmi-Eren Eyuboğlu- Aşk Mektupları-1934-1936 Fransızca'dan Çeviren ve Yayına Hazırlayan: Mehmet Hamdi Eyuboğlu,

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları


DOĞAN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİ


Karasevdam Anadolum Fikret Otyam Günizi

Fatih Sultan Mehmet Reşat Ekrem Koçu Doğan

Tanrının Eseri John Irving Altın

Mustafa Kemal Orhan Koloğlu Boyut

Mucizevi Mandarin Aslı Erdoğan İş
X