Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bedenini bağışla tıp için yaşa

    A.A
    23 Şubat 2011 - 11:49Son Güncelleme : 23 Şubat 2011 - 12:25

    Tıp Fakültelerindeki kadavra (üzerinde çalışma yapılan ölü insan vücudu) sorununu çözmeyi amaçlayan Anatomi-Klinik Anatomi Derneği, logo çalışması ve sloganlarla kampanya başlatarak kadavra bağışını teşvik etmeyi hedefliyor.

    Dernek Başkanı Prof. Dr. Hamdi Çelik, tıp fakültesi öğrencileri ve tıpta uzmanlık öğrencilerinin eğitiminde kadavranın vazgeçilmez bir eğitim materyali olduğunu, ancak tıp öğrencilerinin önemli bir bölümünün kadavra görmeden mezun olduğunu söyledi.

    Tıp eğitiminin temel taşlarından biri olan anatominin olmazsa olmazının “insan bedeni üzerinde yapılan eğitim olduğuna” dikkati çeken Çelik, “Yüzyıllardır kadavra üzerinde çalışmalar yapılmasına rağmen henüz hiçbir teknolojik gelişme bu uygulamanın yerini almaya aday bile olamıyor. Kaliteli bir anatomi eğitimi için en fazla 6 öğrencinin bir kadavra üzerinde çalışması gerekmesine rağmen ülkemizde bu oran istenilenin çok altındadır. Artan tıp fakültesi ve tıp öğrencisi sayısı bu yetersizliğin temel nedenlerinden birini oluşturuyor” dedi.

    Çelik, gelişmiş ülkelerde kadavranın halkın bağışları ile sağlandığını, binlerce kişinin bedenini eğitim ve bilimsel amaçlı tıp fakültelerine bağışladığını, bunun da toplumların bilime olan inancının ve desteğinin oldukça önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Gelişmiş ülkelerdeki bu duyarlılığa karşın ne yazık ki, ülkemizde kadavra bağışı yok denecek kadar azdır. 73 milyon nüfusu aşan Türkiye'de senede sadece 1-2 kişi ölümünden sonra kullanılmak üzere bedenini bağışlamaktadır. Ölen bir insanın yaşayanlara verebileceği, hiçbir maddi değerle ölçülemeyecek en değerli hediyesi, bedenini insanlığın ve bilimin gelişimine adamaktır. Bu noktada bilimin faydasına inanan, bilimsel çalışmalara destek vermek isteyen ve çocuklarımızın da iyi yetişmiş sağlık personelinden hizmet almasını arzu eden tüm vatandaşlarımıza görev düşmektedir.
    Diyanet İşleri Başkanlığı da, kadavra bağışının İslam dinince de caiz olduğunu bildiriyor. Kanunlarımız da kişinin ölümünden sonra eğitim ve bilimsel amaçlı olarak bedenini bağışlamasına izin veriyor. Bu konuda tıp fakültelerinin Anatomi Anabilim Dallarına başvuru yapılabiliyor. Bağışlanan bedenler üzerinde çalışmalar son derece katı tıp ahlakı çerçevesinde, gereken saygı gösterilerek yürütülüyor, daha sonrasında kişinin isteği doğrultusunda cenaze işlemleri yapılıyor. Bağışçının cenaze töreninin ailesi tarafından düzenlenmesi isteği belirtilmiş ise tıp fakültelerinde gerekli işlemler yapıldıktan sonra cenaze aileye teslim ediliyor.”

    İthalat izni de var

    Hamdi Çelik, “Türkiye'nin yılda 250 kadavra ihtiyacı olduğunu, bunu ithalatla çözmek için ücretli olmaması koşuluyla gerekli yasal düzenlemeler yapıldığını ancak, bugüne kadar bağış yapan ülke de olmadığını” dile getirerek, şu bilgileri verdi:

    “Kadavra temininde üç ayrı kaynağımız var. Bunlardan biri adli tıp kurumlarından sahipsiz cenazelerin üniversitelere eğitim amaçlı verilmesi. Fakat cumhuriyet savcılarımız farklı düşündükleri için çoğu yerde işlerlik kazanmıyor. İkincisi ithalat yoluyla kadavra temini. Bununla ilgili bakanlıkla işbirliği içinde komisyon oluşturduk. Bedelsiz bağış olarak alabildiğimiz takdirde ithalat gerçekleştirilebilecek Üçüncü yol ise insanların kendi bedenlerini bağışlaması. Ancak, bu konuya ilgi hiç yok denecek düzeyde.”

    Çelik, sorunun çözümü için ısrarlı çalışmalar yaptıklarını, Sağlık Bakanlığı ve YÖK'ün izni ve işbirliğiyle “Bedeninizi bağışlayın tıp eğitiminde yaşasın” sloganıyla logo hazırladıklarını ve kadavra bağışı için kampanya başlatacaklarını bildirdi. Prof. Dr. Hamdi Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

    “Türkiye'de 77 tıp fakültesi, KKTC'de Yakın Doğu Tıp Fakültemiz var. Yılık 250 kadavra ihtiyacına rağmen bizim yılda bulduğumuz ancak 1 ya da 2 tane. Bu konuda son derece mağdur durumdayız. Yaşadığımız yüzyılda, ilkokuldaki maketler gibi plastik insan maketleri üzerinde tıp eğitimi verilmesi kaliteli eğitimi engelliyor. Oysa, tıp öğrencisinin üç boyutlu olarak insan vücuduna dokunarak, organların komşuluklarını mutlaka görmesi lazım. Bu maketlerle olacak şey değil. Sadece tıp öğrencisi için değil klinik branşlarda yeni bir cerrahi teknik geliştirmek isteyen cerrah için de kadavra gerekli. 5 yıllık uzmanlık eğitiminin son gününe kadar prostatı görmeyen ürologların olduğunu gördük.”

    Çelik, konuyu devletin en üst kurumundaki Cumhurbaşkanına kadar iletme çabasında olduklarını, bunun için randevu talebinde de bulunduklarını sözlerine ekledi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı