Gündem Haberleri

    'Bebek ölümünde ihmal' davasında 141'er yıl hapis

    A.A
    18.10.2007 - 16:03 | Son Güncelleme:

    Antalya'da, hemşire Kezban Uğurlu'nun, 2001 yılında bebeklerinin “ihmal” sonucu sakat doğduğu ve bu sakatlığa bağlı olarak öldüğü yönünde iddiaları üzerine, aralarında profesörlerin de bulunduğu Akdeniz Üniversitesinde görevli 11 sağlık çalışanı hakkında açılan davada, 4 sanık birer yıl hapis ve 141'er YTL para cezasına çarptırıldı.

    Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 5 yılı aşkın süredir devam eden “İhmal ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla açılan davanın karar duruşmasına, bebeği ölen Kezban Uğurlu, ayrıldığı eşi Davut Uğurlu ve Avukatı Rumi Mercan katıldı.

    Davada yargılanan, olay tarihinde Akdeniz Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı'nın başkanı olan Prof. Dr. B.T, AÜ Anestezi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. E.İ, Anestezi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M.E, anestezi uzmanı Dr. A.A, kadın-doğum uzmanları Dr. Z.S, Dr. H.Ö, anestezi asistanları M.S, N.C, M.A, O.Ş. ile kadın doğum uzmanı Dr. S.K'nin katılmadığı duruşmada, sanıkları avukatları temsil etti.

    Bir önceki duruşma tutaklarının okunduğu duruşmada, Cumhuriyet Savcısı İlhami Ercan mütalaasını yineledi. Karar öncesi davacı Kezban Uğurlu sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatları ise müvekkillerinin beraat taleplerini yinelediler.

    Duruşma sonunda Mahkeme Başkanı Faris Özsoy sanıklardan N.C.F, M.E, H.Ö, Z.S, O.Ş, E.İ. ve B.T'nin delil yetersizliği sebebiyle beraatlarına karar verdi.
    Sanıklardan kadın doğum uzmanı Sinan Kurşun ve anastezi uzmanları Asuman Arslan, Murat Akpınar ve Mehtap Selçuk'un “görevi ihmal” suçundan birer yıl hapis ve 141'şer YTL para cezalarına çarptırılmalarına karar verildi. Hakim Faris Özsoy, sanıklara verilen hapis cezalarını, TCK'nın ilgili maddesi gereği 2 bin 331'er YTL para cezasına çevirdi.

    Mahkeme ayrıca, Yüksek Sağlık Şurası Raporu'nda da yer alan ve davayla ilgili bazı belgelerin kaybolmasıyla sorumlu tutulan sanıklar hakkında da suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

    Duruşmanın ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kezban Uğurlu, “Çocuğumun yaşama hakkı bedele dönüştürülmemeliydi. Yargımız, yaşam hakkını maalesef korumadı” dedi. 5 yıldır verdiği hukuk mücadelesinde tek amacının doktorların keyfi uygulamalarına isyan etmek olduğunu kaydeden Uğurlu, “Elimizdeki maddi delillere rağmen, Yüksek Sağlık Şurası raporuna rağmen, böyle bir sonucun çıkmasına çok üzüldüm” diye konuştu.

    Uğurlu'nun Avukatı Rumi Mercan, kararı temyiz edeceklerini belirterek, “Amacımız doktorların ceza alması değil, onlara görev ve sorumluluklarını hatırlatmaktı. Özellikle bir üniversite hastanesinde görev yapanların daha da hassas ve itinalı olmalarını isterdik. Ancak dava sürecinde bile bu doktorlar hakkında iddialar bize gelmeye devam etti” dedi.

    2001 yılı mayıs ayında, o dönemde hemşire olan Kezban Uğurlu, doğum için geldiği AÜ Hastanesinde, zamanında doğumhaneye alınmadığı gerekçesiyle oksijensiz kalan bebeğinin beyninde ve bazı organlarında hasar meydana geldiğini iddia etmiş, midesinden sondayla bir yıl beslenen çocuğunun daha sonra öldüğünü belirterek, kurum yöneticileri ve personeli hakkında dava açmıştı.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı